Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres...  

Geri git   Balkanskidom - Göç edemeyeceğiniz tek adres... > Dom altında her şey yerli yerinde > Geçmişten Günümüze Balkan Kültürü > Makedonya Tarihi
Kayıt ol Yardım Seljak Listesi Radio and TV Forumları Okundu Kabul Et

Makedonya Tarihi İskender diye yaşı küçük kendi büyük bir adamın zamanında hayallerin ötesine geçtiği topraklar hakkında ...ne idi nasıldı günümüzde nasıl?

   

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 6. August 2007, 15:44   #1
šLjiVoVicA
Prvi seljak
 
šLjiVoVicA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 2.130
Seljak 1.894 Mesaj için 7.244 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 7 times
Seljak 25 Mesajda 27 Defa Eksilendi!
šLjiVoVicA is on a distinguished road
Skopje Tarihi

Skopje... - Glaven Grad -

Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene,
Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene.

Yahya Kemal


" Bir zamanın görkemi... Bir zamanın kasveti... Sanki ağdalı bir şeyin içinde hareket ediyormuşsunuz gibi hissetmenize yol açan nehir kenarı sonbaharı... Şehrin, opera bale binasının yetmişlerden çıkıp gelmiş bir hayalet gibi duran silueti... Köprüyü aşınca aniden karşınıza çıkan türkçe kelimeler, veletler, Arnavut kaldırımları..."Yıkılmış yeni binalar", "yıkılmış yeni binalar"... Kendi kendini sayıklayan bir şehir... Hiçbir peak pointi olmayan sakin bir masalın dekoru... "
Alıntı







Üsküp Balkan Yarımadasının tam ortasında bulunup hususi bir coğrafi ehemmiyeti haizdir. Bu bölgenin iktisadi, siyasi ve kültürel hayatında her devirde mühim rol oynamış olan Üsküp, mühim bir ulaşım merkezi olup, Vardar-Morova vadilerinden geçen ve güneyde Selanik-Ege denizine, kuzeyde ise Panon havzası (Nis- Belgrad)'na ulaşan yolun üzerinde bulunmaktadır.

Adı bir İlir kabilesinin yerleştiği Skupi'den gelmekte olan Üsküp, tarihini kaybedemeyeceği kadar eskidir. M.O. 210 yilinda Makedonya hükümdarlarından II. Filip, ordularıyla gelerek Üsküp'ü işgal ederek, Prizren ve Priştine'ye kadar bu bölgeyi ele geçirmiştir. Daha sonra milattan 148 yıl önce Roma kumandanlarından Metellus, ordularıyla Makedonya hükümetini tamamen yok edip sona erdirmiş, Üsküp'ü de zapt ederek kendi idaresi altına almıştır. Üsküp, sonradan Romalıların Dardania adını verdikleri, eyaletin başşehri olmuştur. Bugün Üsküp'ün birer semti olan Aşağı Vodno ve Nerez arasındaki antik şehrin arkeolojik kalıntıları, eski Dardanların varlığına dalalet etmektedir. Arnavutların bugün bile Üsküp'ü İllerce'den Shkup (Skup) ismi ile adlandırmaları bu antik şehrin ilk sakinlerinin Illir Peonlari oldugunu göstermektedir. Batlamyus II. asırda ilk defa Üsküp'ten bahsettiği gibi, burası bir asır sonrada Roma İmparatorluğunun yollar haritasında gösterilmiştir. Yedinci Roma Legionunun üssü olarak büyüyen ve gelişen Skupi, 518 senesinde vuku bulan büyük bir depremle tamamen yıkılmıştır. Depremden kurtulan halk, burayı yeniden imar etmeyip, biraz cenub-i şarkide, Kale ile Gazi Baba arasında Vardar'ın sol kolu olan Serava çayı vadisinde yerleşmiş ve çok kısa bir zamanda eski zenginlik ve gücünü kazanmıştır; bu ikinci Skupi'nin, bilhassa Bizans İmparatoru Justinianos (527-565) zamanında nüfusunun arttığını ve düzenli bir şehir halini aldığını görüyoruz. Getirdiği su ve yaptırdığı mimari eserlerden dolayı bu şehre "Justinyana" adı verilmiştir. Justin Toresyum'da doğmuş olduğundan dolayı (Justu'in Üsküp'ün Tahor köyünden olduğunu Üsküplü yaşlılar işitmiştir.) Daha sonra, birkaç şehir daha tamir etmiş yada kurmuş olup her birisine bu ismi vermesinden ötürü Üsküp, bunlardan birincisi olmak üzere Justinyana Prima şöhretiyle ayrılan ve daha sonra Skupi diye isimlendirilen bu şehir, Türkler tarafından fethedildikten sonra, Arapça da "suların akması yada kaynaması" manasına gelen Üsküp aslıyla isimlendirilmiştir. Meydana gelen çok şiddetli ve uzun suren bir yer sarsıntısının tesiriyle Toresyum denilen şehir yıkılıp yok olmuştur. Ayrıca, devrinin tarihçileri tarafından Balkan yarımadasının büyük ve parlak bir şehri olarak tavsif edilen Üsküp, sonradan bu yeni ismi koruyamamıştır.

VI. asrın sonunda Üsküp'ün yakınlarında kendini göstermeye başlayan Slavlar, VII. asır Skoplfe, (Skopie, Skofe, Skopifa v.s.) olarak değiştirip buraya yerleşmişlerdir.

Üsküp, Car Samoil (976 - 1014) zamanında da gelişerek büyük bir ticaret merkezi olmuştur. Bu devletin yıkılmasından sonra ise, Bizanslıların kültür ve İktisadi bakımdan çok kuvvetli tesiri altında kalmış ve Bizans'in askeri, idari ve iktisadi bir merkezi haline gelmiştir; XII. asır Arap coğrafyacısı İdris (K. Miller, Stuttgart, 1928) de burasını, 1154 yılındaki dünya haritasında "Iskubia" adıyla zikretmektedir. Üsküp kısa fasılalar dışında 1282 yılına kadar Bizans'a ait idi. Bizans Hükümdari I.Justinyonos Üsküp'te doğduğu için şehri bir derece daha imar etmiştir. Bu tarihten itibaren Sırp hakimiyetine giren Üsküp, 110 yıl bu devletin payitahtı olmuştur. Sırp Kral veya İmparatoru Dusan 1346'da, Uros 1359'da burada taç giymiştir. Vukasin'in 1366'da burada İmparator ilan edildiği söylenmektedir. Bu devirde Üsküp, gelişmiş panayırları ile güçlü bir ticaret merkezi halini almış ve Balkan yarımadasının her tarafından tacirleri kendisine çekmiştir. Nitekim Üsküp'e yerleşenlerin büyük bir çoğunluğu Dubrovnik'ten gelen tacirleri teşvik etmiştir.



1389 senesinde Kosova meydan muharebesini kazanan Osmanlılar için, Üsküp'ün hususi bir ehemmiyeti vardı. Yıldırım Beyazıd'ın ilk hükümdarlık senelerinde Üsküp Türk hakimiyeti altına girdi.

Eski Osmanlı tarihçilerine göre, Üsküp, İshak Beyin hocası olan Paşa Yiğit Bey tarafından 6 Ocak 1392 fethedilmiştir. Ancak bu tarihçilerden bazıları, şehrin tarihini tam olarak vermemektedirler. İçlerinden sadece bir muasır bir Sırp Kitabesinde şehrin 6 kanun II. 1392'de Türkler tarafından alındığı kaydedilmektedir. S. Sami ise, kaynak vermeksizin, 792 (20 kanun I. 1389) senesinde Üsküp'ün Türk fatihi olarak, Timurtaş Paşa'yı zikretmektedir. Ali Cevad (Lugat-i Tarihiye ve Coğrafiye 1311=1895), da muhtemelen Şemsettin Sami'den naklen, Timurtaş Paşa'yı şehrin fatihi olarak kaydetmektedir. H. Sabanoviç ise, Üsküp'ü Türklerin fethedemediklerini, belki Sırp Vuk Brankovic ile Türk Sultan'ı arasında yapılan bir anlaşma neticesinde buranın Türklere verildiğini, ayrıca Uskup'un İlk Uc Beyinin de Kosova meydan muharebesinin kumandanlarından biri olan ve daha sonra Üsküp'te olup, Meddah Camii (ki bu camii 1963'teki depremde tamamıyla harap olmuştur). Avlusunda metfun bulunan Paşa yiğit olduğunu kaydeder. Yiğit Paşadan sonra yerine İshak Bey geçmiştir. Bu şahısta Sultan II. Murat ve oğlu Fatih Sultan Mehmed'in önde gelen devlet adamlarındandır. Uzun süre Arnavutluk, Sırp ve Bosna bölgelerinde muharebelerde bulunarak Saraybosna'yı Bosna Kralından alıp, Smederevo'ya kadar giderek, fetih çemberini genişletmiştir. Debre ve Mat yöresini Arnavutluk prensi Jan Kastriyoti'den almış, uzun zaman da görevinin başında kalmıştır. İdare merkezi Üsküp olup, yaşlılığından ötürü görevi oğlu Isa Bey'e verilmiş, kendisi Üsküp'de kaldığı esnada vefat ederek Saat Kule'nin karşısında gömülmüştür. İshak Beyin oğlu ve halefi olan Isa Bey, kumandan olunca babasının fethettiği o geniş toprakların sınırları içerisinde kalmış olan bazı şehir ve kaleleri de fethetmeye başlamış. Hareketinin ilk hedefi olan prenses İren'in çeyiz eşyasının muhafaza edildiği öne sürülen Sırp muhafızlarını, uzun zaman direniş gösterdikleri halde, nihayet kuşatma ve baskı altına alarak ele geçirmiştir.

Sultan II. Murad, 850 - 852 / 1446 - 1448 yılları arasında Arnavutluğu fethetmek için, Arnavutluk Prensi Jan Kastriyoti ile çokça savaştığı esnada, uzun zaman Üsküp'te kalması gerektiğinden dolayı, Vardar nehri üzerindeki Taşköprüsü ile camii ve imaret gibi faydalı müesseseler yaptırmıştır. 853/1448 tarihinde Macaristanlı Yan Hünyadi'nin kumandasıyla gelen Bohum, Alamn ve Macar müttefik orduları ile meydana gelen İkinci Kosova Savaşı'nda düşmanlarını mağlup ve perişan ederek onlari bolgeden uzaklaştırmıştır. Bu savaş nedeniyle Sultan II. Murat yine Üsküp'te bulunmuştur. Kalenin bazı yerlerini tamir etmesinden dolayı kapı üstündeki kitabede "Murat bin Mehmet Han, sene hamsin ve seman mie" (hicri 850) cümlesi yazılır. Üsküp, 1392'den Sırbistan (1459'da) ve Bosna (1463'te) Osmanlılar eline geçmesine kadar ki devrede, buradan Bosna'ya kadar uzanan Türk bölgelerini idare eden Uç beylerinin başşehri idi. Daha sonra XV. asrın ortalarında da Üsküp Sancağı, bölgenin idari merkezi olmuştur.
Alıntı

Üsküp, Osmanlı İmparatorluğu döneminde önemli bir yönetim ve ticaret merkeziydi. ancak, Osmanlı Devleti dönemine ilişkin izlerin bir bölümü, özellikle 1963'te 2 bin kisinin ölümüyle sonuçlanan büyük depremde yok oldu.



Kronolojisi:

M.Ö. 314 Dardanianlar tarafından Scupi adı altında keşfedilmiştir.
M.Ö. 138- M.S. 395 büyük Roma İmparatorluğu hakimiyetine girmiştir.
395-1282 Bizans ve Bulgaristan arasında gidip gelme dönemi yaşamıştır.
1282-1392 Sırp Krallığının bir parçası oldu. 1346'dan beri Skopiye adı ile Sırp Krallığının başkentliğini yaptı.
1389-1913 Osmanlı imparatorluğu egemenliğine girdi. Adı Üsküp olarak belirlendi.
1913-1941 Skoplje adı ile Sırbistan hakimiyetine girdi.
1941-1945 Skopie adı ile bulgaristan hakimiyetine girdi.
1945-1991 Yugoslavya'nın federal devletlerinden Makedonya başkenti oldu.
1991 - Skopje adı ile Makedonya'nın başkentliğini yapmaya devam etmektedir.


* Skopje'nin mühim eserlerinin ve artık yerinde olmayan eserlerinin fotoğrafları eklenecektir!
__________________
Bolest mi e : Sevda golema!
Teška bolest, ne se lekuva...

Konu šLjiVoVicA tarafından (27. September 2007 Saat 01:52 ) değiştirilmiştir..
šLjiVoVicA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 6. August 2007, 22:02   #2
šLjiVoVicA
Prvi seljak
 
šLjiVoVicA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 2.130
Seljak 1.894 Mesaj için 7.244 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 5 times
Seljak 25 Mesajda 27 Defa Eksilendi!
šLjiVoVicA is on a distinguished road
Cevap: Skopje Tarihi

Vardar'ın üzerindeki Taş Köprü... Osmanlı'nın tıpkı Mostar'da olduğu gibi balkanlardaki önemli izlerinden biridir bu tarihi yapı... Vardar'ın iki yakasıyla birlikte aynı coğrafyanın farklı kültürlerini de bir arada tutar bu köprü...

sol üst köşedeki yazı: Üsküp şehrinden selam...







__________________
Bolest mi e : Sevda golema!
Teška bolest, ne se lekuva...

Konu šLjiVoVicA tarafından (8. August 2007 Saat 00:19 ) değiştirilmiştir..
šLjiVoVicA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 6. August 2007, 22:02   #3
šLjiVoVicA
Prvi seljak
 
šLjiVoVicA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 2.130
Seljak 1.894 Mesaj için 7.244 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 5 times
Seljak 25 Mesajda 27 Defa Eksilendi!
šLjiVoVicA is on a distinguished road
Cevap: Skopje Tarihi

Skopje'nin ilk tren istasyonu...
1873 yılında yapılmıştır. Daha sonra bu yapı Sırplar tarafından yıkılıp yerine daha güzel ve daha modern bir tren istasyonu inşa edilmiştir.





Üsküp'ün yeni tren istasyonu 1940 yılında inşa edilmiştir. Bu yeni bina çok daha güzel ve moderndir. Balkan coğrafyasındaki sayılı güzellikteki tren istasyonlarındandır. Ancak ömrü uzun sürmemiştir. Gerçekleşen 1963 Skopje depremi ile yerle bir olmuştur. Depremin simgesi halinde bir yapıdır. Çünkü istasyonun üzerindeki saat tam 05:17'de yani deprem saatinde durmuştur.


Yapım Aşaması









Ve Deprem...





O Saat!...





Tren İstasyonunun bugünki hali




60'lardan bu yana kullanılmış Yugoslavya dönemine ait kartpostalları süsleyen tren istasyonu...

__________________
Bolest mi e : Sevda golema!
Teška bolest, ne se lekuva...
šLjiVoVicA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 6. August 2007, 22:09   #4
šLjiVoVicA
Prvi seljak
 
šLjiVoVicA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 2.130
Seljak 1.894 Mesaj için 7.244 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 6 times
Seljak 25 Mesajda 27 Defa Eksilendi!
šLjiVoVicA is on a distinguished road
Cevap: Skopje Tarihi

Vardar kenarındaki Makedon Ulusal Tiyatro Binası
(1963 Depremi Öncesi)






Üsküp'ün o yıkıcı depremi ile birlikte kaybettiği ve artık var olmayan binalarındandır Tiyatro Binası da... 1963 öncesi bu yapı yerine yeni bir bina inşa edilmiştir. Şu anki tiyatro binasının fotoğrafı:

__________________
Bolest mi e : Sevda golema!
Teška bolest, ne se lekuva...
šLjiVoVicA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 8. August 2007, 00:18   #5
šLjiVoVicA
Prvi seljak
 
šLjiVoVicA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 2.130
Seljak 1.894 Mesaj için 7.244 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 5 times
Seljak 25 Mesajda 27 Defa Eksilendi!
šLjiVoVicA is on a distinguished road
Cevap: Skopje Tarihi

Skopje Saat Kula ve Sultan Murad Camii




Üsküp’ ün meşhur Saatli Kulesi otantik bir yapıya sahiptir. Sultan Murat Camii yakınlarında bulunuyor. Aynı zamanda yüksek endamıyla şehrin hemen her yerinden gözüküyor. İnşaat tarihi ve kimin eseri olduğu kesin olarak bilinmiyor ama belgelerdeki kayıtlara göre, 1566-1573 yıllarında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Saati ve saatin bakımını üstlenecek ustanın Macaristan’dan getirildiği de biliniyor.

Kartpostallarda yer alan Saat Kulesi fotoğrafları:





Saat kulesi birçok gezgin ve seyahatçinin ilgisini çekmiş ve eser hakkında yazı, notlar tutmuşlar. XVII. y.y Üsküp’ ü ziyaret eden Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde,

“İlk olarak göze çarpan Sultan Murat yakınında bulunan ve minareyi andıran bir Saat kulesi var. Saatin sesleri uzaklara kadar (bir günlük yürüyüşle kıyaslıyor) işitiliyor”. demektedir.




Saat kulesi üç bölümden oluşmaktadır: alt bölümü, kare şeklinde taştan yapılmıştır (5,50 x 5,50 m), orta kısmı, kesme taş kaide üzerinde sekiz köşeli bir gövdeye oturan kule tuğla ile devam etmektedir. Üst bölümü ise cumbalı olup ve korkuluklarla çevrilmiştir. Saatin bulunduğu dört gözlü revakın üstündeki kubbe kurşun kaplamalıdır.



Evliya Çelebi zamanında kule tabanının taştan, devamının ise ahşaptan olduğu yazıyor. Bugünkü halini, XIX. yy sonlarında Kosova Valisi Hafız Mehmet Paşa döneminde aldığı biliniyor.



Kuleden Camiye Bakış:








Saat Kulesi Üsküp depremi sırasında hasar gören binalardandır. Fakat hala ayaktadır. Şu an sadece adı " saat kulesi" dir. Çünkü saat mekanizması Kulede bulunmamaktadır. Kule Üsküp turizmi adına yeterince ön plana koyulamamıştır.
__________________
Bolest mi e : Sevda golema!
Teška bolest, ne se lekuva...

Konu šLjiVoVicA tarafından (12. August 2007 Saat 17:13 ) değiştirilmiştir..
šLjiVoVicA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12. August 2007, 17:43   #6
šLjiVoVicA
Prvi seljak
 
šLjiVoVicA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 2.130
Seljak 1.894 Mesaj için 7.244 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 5 times
Seljak 25 Mesajda 27 Defa Eksilendi!
šLjiVoVicA is on a distinguished road
Cevap: Skopje Tarihi

Skopje'den bugün var olan ve var olmayan binalardan çeşitli kareler...



Bu bina 1963 depreminden sonra ayakta kalabilmeyi başarabilmiş bir yapıdır.






Bu bina ise depremin yıkıcı şiddetini kaldıramayıp yok olmuştur...







Bu bina da depremle birlikte yıkılanlar arasındadır. Deprem öncesi "öğretmen okulu" olarak faaliyet göstermekteydi.






Günümüzde bulunmayan Makedon Mimarisini yansıtan bir başka yapı:





Bu bina da deprem sonrası ayakta kalabilmeyi başarabilmiş nadir yapılardan biridir. Üsküp şehir merkezine yakındır.





Depremle birlikte yok olan bir başka yapı: Skopje Akademija...

__________________
Bolest mi e : Sevda golema!
Teška bolest, ne se lekuva...
šLjiVoVicA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22. August 2007, 18:06   #7
šLjiVoVicA
Prvi seljak
 
šLjiVoVicA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 2.130
Seljak 1.894 Mesaj için 7.244 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 25 Mesajda 27 Defa Eksilendi!
šLjiVoVicA is on a distinguished road
Cevap: Skopje Tarihi

Dünden Bugüne Skopje Meydanı !!

Sırp Kontrolü Altındaki Skopje






1930'lu Yıllardan Skopje Meydanı Fotoğrafları:










Siyah - Beyaz Kareler:










Skopje Meydanda Yılbaşı:







Skopje Meydan'da Gece:




Meydandaki Rastic Palace




Meydandaki Rahibe Teresa Heykeli:





Kamen Most Üzerinde Vardar'dan Meydan Görüntüsü:




Meydandaki Bir Kafe:




Meydandaki Makedonların en meşhur birası Skopsko Binası!! Arka planda Vodno Dağı üzerindeki Millenium Cross Yapısı görünmekte...

__________________
Bolest mi e : Sevda golema!
Teška bolest, ne se lekuva...
šLjiVoVicA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30. August 2007, 00:20   #8
šLjiVoVicA
Prvi seljak
 
šLjiVoVicA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 2.130
Seljak 1.894 Mesaj için 7.244 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 25 Mesajda 27 Defa Eksilendi!
šLjiVoVicA is on a distinguished road
Cevap: Skopje Tarihi

Kartpostallardaki Üsküp






























__________________
Bolest mi e : Sevda golema!
Teška bolest, ne se lekuva...
šLjiVoVicA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 3. September 2007, 22:48   #9
šLjiVoVicA
Prvi seljak
 
šLjiVoVicA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 2.130
Seljak 1.894 Mesaj için 7.244 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 25 Mesajda 27 Defa Eksilendi!
šLjiVoVicA is on a distinguished road
Cevap: Skopje Tarihi

Skopje - History of the City






Apart from being the capital of the modern Republic of Macedonia, Skopje has always been a center of power long coveted by various empires.

The city founded by the Dardanians in the 3rd century B.C.E. under the name of ‘Skupi’ was prized for its strategic location, in a long valley between two hills, situated on the banks of the River Vardar, a vital trade route. Under the Romans, Skopje was made administrative center of the Dardanian Province. The city’s prestige grew when the Orthodox Church made it an episcopal seat during the early Byzantine Empire.





The arrival of migrating Slavic tribes from the Carpathians in the 6th century C.E. changed both the city’s name and the composition of its people, as the descendants of the ancient Macedonians were assimilated by the Slavic newcomers.

Throughout the remaining Byzantine centuries, Skopje continued to be an important mercantile center, situated as it was at the crossroads of Balkan trade and communications routes. It was celebrated for its urban life and fortress, and renowned for having the most beautiful church in the region.






At the very end of the 14th century, Skopje and all of Macedonia fell under the sway of the Ottoman Turks. In the ensuing centuries, the look of the town changed with the construction of many mosques, Turkish baths, bridges and other buildings attesting to the new Oriental influence. Today, the Ottoman legacy remains visible in Skopje’s architecture and Islamic minority.

This latter tendency reached its apogee in 1963, when a disastrous earthquake leveled much of the regal old city.

After Macedonia was liberated from the Turks in the early 20th century, it became a republic of the Yugoslav Federation, with Skopje as the capital. At that time, the prosperous city boasted many ornate, Neoclassical buildings laid out harmoniously in a more or less Central European style. However, in 1963 a disastrous earthquake leveled much of the regal old city, and Skopje was reborn in the imaginative, futuristic style in vogue at the time. An international competition to redesign the city was won by Japanese architect Kenzo Tange. His creations, such as the National Theater with its sloping roof of concrete, have shaped Skopje’s modern skyline. To this day, the clock on the remaining wall of the old railway station remains stuck at 5:17- the moment when the earthquake hit.




Today, Skopje is a modern city of almost one million, and Macedonia’s major political, economical, educational and cultural center. It continues to attract new residents, economic development, construction and refurbishment. Skopje is also increasingly becoming a vital regional route for international flight operators. Optimism regarding Skopje’s future prospects is proving infectious, as is evidenced by the upsurge of interest from major foreign investors. The city’s growth can only add to its long and illustrious history of culture and commerce.


alıntı
__________________
Bolest mi e : Sevda golema!
Teška bolest, ne se lekuva...
šLjiVoVicA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 26. September 2007, 23:41   #10
šLjiVoVicA
Prvi seljak
 
šLjiVoVicA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 2.130
Seljak 1.894 Mesaj için 7.244 Teşekkür aldı.
This message has been thanked: 3 times
Seljak 25 Mesajda 27 Defa Eksilendi!
šLjiVoVicA is on a distinguished road
Cevap: Skopje Tarihi

Скопје
Македонски



Од Википедија, слободна енциклопедија


Скопје е главен град на Република Македонија, а воедно претставува административно политички, стопански, културен и образовно-научен центар. Се наоѓа во средишниот дел на Балканскиот полуостров распространет на бреговите на реката Вардар.




Панорама на дел од скопското централно градско подрачје



Име

Градот Скопје во текот на своето постоење во зависност од историските прилики бил именуван со различни имиња.

Античкото име е Скупи (Skupi).

Скопје има различна транскрипција во различни јазици и култури. Така имаме: Shkupi (албански), Scupi (латински), Skop'e - Скопье (руски), Skópia - Σκόπια (грчки), Skopie (полски, шпански), Скопие (бугарски), Skopje (холандски, германски, македонски, латвијски, малтешки, португалски, словенски, романски, шведски), Scoplie (варијанта на романски), Skoplje (српски на латиница, хрватски), Скопље (српски на кирилица) Skūbyī (арапски), Uskub (турски за време на отоманската империја), Üsküp (турски), Skopjė (литваниски), Szkopje (унгарски)





Старо Скопје - Офицерскиот дом на главниот плоштад (тогашен Трг Краља Петра). 1920-тите


Историја


Скопје за прв пат се споменува од Клаудиј Диоломеј под античкото име Скупи. Името Скупи (колиба, засолниште, стреа) за прв пат се јавува кај племето Пајонци. Скупи, исто така, значи и „населба на див народ“, бидејќи Дарданците биле алчни и сурови непријатели на Македонија и античкиот свет.

Според историските податоци, градот е формиран од Дарданците во третиот век пред нашата ера, а подоцна во 164 година пред нашата ера паѓа под власт на Римјаните и станува дел од провинцијата Мизија, дел од областа Дарданија. Во времето на императорот Октавијан Август, од 13-та до 11-та година пред нашата ера, Скупи од логор (каструм) на двете Македонски легии - 5-та Македонска и 4-та Скитска легија прераснал во град.




Гравура на градот Скопје, Јакобус Харевин, 1594 год.




Подоцна во 84 или 85 година императорот Домицијан основал колонија Флавија Скупи, град со римски самоуправни права кој бил најголем на просторот од Солун на југ до Дунав на север. Во тоа време Скопје доживува голем развој и станува град со свој бискуп.

Во византиските документи градот е забележан како Скопиа, а Словените го означувале и како Скопие, Скопје, Скопље. За време на владеењето на првиот македонски цар Самуил, Скопје станува дел од Самоиловото царство. Во подоцнешниот период градот потпаѓа под власт на Византија, Бугарија и Србија, а на 19 јануари 1392 градот го зазеле Османлиите и го добил името Ускуп.

На 25 и 26 октомври 1689 година градот го освоил Австро-унгарскиот генерал Силвио Пиколомини кој подоцна го запалил Скопје поради епидемија на чума и за да не им остави ништо на непријателите. Градот горел цели два дена и бил скоро целосно уништен.



Територијална организација на Скопје


Во 19-от век Скопје станува важен сообраќаен центар и во него цвета занаетчиството. На 25 октомври 1912 година по 520-годишно владеење Османлиите го напуштаат Скопје, а веќе наредниот ден влегува Моравската дивизија на српската војска со што градот потпаѓа под српска окупација.

За време на Првата светска војна Скопје се наоѓа под окупација на Бугарските и Австро-унгарските сили, а по завршување на војната станува дел од Кралството на Србите, Хрватите и Словенците.


Во Втората светска војна Скопје повторно е окупирано од Бугарија, сојузник на нацистичка Германија. На 22 април 1941 година бугарската Петта армија го окупира Скопје и останува во градот се до капитулацијата на фашистичка Бугарија на 9 септември 1944. На 13 ноември 1944 година борците од 42-та и 50-та Народноослободителна дивизија на македонската војска и 16-та Македонска бригада го ослободија Скопје од фашистичката окупација.

По ослободувањето од фашистичкиот окупатор на 13 Ноември 1944 година, градот брзо се развива и станува индустриски, културен и административен центар на Социјалистичка Република Македонија која е во составот на Социјалистичка Федеративна Република Југославија.



Географски податоци

Скопје се наоѓа на 21° 26' источна географска должина и 42° северна географска ширина. Надморската височина во центарот на градот изнесува 240m. Се простира на 1818 km² во широчина 9km (Водно-Радишани) и во должина 23km. (Драчево - Ѓорче Петров). Градското подрачје зафаќа површина од 225km².

Климата во Скопје ја карактеризира средна годишна температура од околу 12,4°C. Летата се долги суви и жешки, а зимите ладни со многу магловити денови. Низ скопската котлина протекуваат реката Вардар со своите притоки: Треска, Пчиња, Маркова река, Лепенец и Кадина река. Скопската котлина ја опкружуваат планините: Водно, Караџица, Осој, Жеден и Скопска Црна Гора.



Население и демографија

Според новата територијална организација (припојување на општините Сарај и Кондово) градот Скопје има 506 926 жители (66,75% Македонци) меѓутоа околу 15% од тоа претставува селско население поради големиот број на села во составот на Општина Сарај.

Но според старата поделба градот Скопје има 467 275 жители (71,22% Македонци) од кои 94% живеат на градското подрачје на Скопје.

Од гледна точка на демографските движења на населението Скопје има позитивна популациона слика. Населението на градот се постојано зголемува пред се поради големиот број доселувања (најчесто од градовите и селата од внатрешноста на Македонија) и поради наталитетот. Мора да се спомене дека како и во целата земја и во Скопје бројот на раѓањата (наталитетот) драстично опаѓа меѓутоа како најголем и најразвиен град во државата стапаката на раѓање сепак е највисока. Доселувањата во Скопје се во постојан подем и континуитет од крајот на Втората светска војна. Луѓето денес во Скопје пред се се доселуваат поради стопанско - економски причини или поради продолжување на своето образование.



Јавен превоз

Јавниот превоз во Скопје се одвива со такси и автобуси. Постојат приватни и државни превозници, од кои неспорделиво најголем превозник е ЈСП-Скопје кој го покрива целиот град и неговата поширока околина.


Туристички локации

Места од интерес за туристички разгледувања се:



Камениот мост и плоштадот ноќе. Фотографирал: Диме Ѓорѓиевски


** Камениот мост, на реката Вардар кој е симбол на Скопје. Бил изграден во 15-тиот век и бидејќи е во централниот дел на градот, тој преставува врска помеѓу новиот и стариот дел.



Скопската тврдина (Кале)

** Тврдината Кале. Првите ѕидини биле изградени на истото место, во почетокот на 6-ти век. Калето доминира над левиот брег на реката Вардар со поглед на стариот дел на Скопје.


** Православната црква Св. Спас, во стариот дел од градот била изградена во 19-тиот век. Иконостасот содржи прекрасни дрвени резби, изрезбани од мијачките резбари Петре и Марко Филиповски и Макарие Фрчковски. Во дворот на црквата се наоѓа гробот на најголемиот македонски револуционер на 20-тиот век - Гоце Делчев.

** Старата турска чаршија, каде има стари занаети, Безистенот, Чивте-амам и други објекти.

** Мустафа-пашината џамија, изградена во 1492 година е еден од најубавите градби од Отоманскиот период на Скопје.

** Јахја-пашина џамија во близината на центарот на Скопје.

** Даут-пашината бања изградена во 15-тиот век како јавна бања. Се наоѓа на влезот на старата скопска чаршија и од 1948 година е адаптирана во уметничка галерија.

** Феудалната кула крај Домот на АРМ.

** Саат-кула во непосредна близина на Султан-муратовата џамија.


Соборниот храм Св. Климент Охридски (осветен во 1990 год.)


** Соборниот храм Св. Климент Охридски. Таа се наоѓа во центарот на градот на десната страна на реката Вардар. Соборниот храм беше осветен во 1990 година.

** Старата железничка станица, завршена во 1940/41 година. Своевремено една од најубавите железнички станици на Балканот. Часовникот на предната страна е застанат на 5:17 минути изутрина, моментот кога Скопје го погоди катастрофален земјотрес. Сега во зградата се наоѓа Музејот на град Скопје.

** Музејот на современа уметност, се наоѓа на тврдината Кале.

** Милениумскиот крст, се наоѓа на врвот на планината Водно непосредно над градот. Крстот е направен од челик со висина од 67 м и распон на краците од 46 m. Подигнат е по повод 2000-годишнината од раѓањето на христијанството.



Местото на родната куќа на познатиот светски хуманитарец, Мајка Тереза

** Местото на родната куќа на познатот светски хуманитарец, Мајка Тереза близу поштадот „Македонија“.

** Во близина на градот Скопје, покрај патот Скопје-Качани се наоѓа стар Аквадукт изграден од камен и тули со 55 лакови што се потпираат на масивни столбови.


Скопски земјотреси

За прв пат градот е разурнат во катастрофалниот земјотрес на 28 април 518 година. По земјотресот Скупи веќе не се споменува, а скопската котлина добива нов град со името „Јустинијана Прима“.

Во 1555 година градот повторно е разурнат од катастрофален земјотрес, но набрзо е обновен и станува турско воено упориште. Во 16-от и 17-от век Скопје е најголем и најбогат град во европскиот дел на Османлиската империја.

Во почетокот на ноември 1962 поради обилни дождови, реката Вардар го поплави Скопје. Поплавени беа околу 5000 куќи. Поплавата беше предвесник на една поголема трагедија неколку месеци подоцна.

На 26 јули 1963 година во 5:17 часот Скопје беше разурнато од земјотрес со 9 степени по меркалиевата скала (6.1 според рихтеровата сеизмичка скала). Под урнатините животот го загубија 1 070 негови граѓани, беа повредени над 4000 граѓани. Повеќе од 90 отсто од зградите во градот беа урнати и над 20000 граѓани оставени без покрив над главата.

По земјотресот градот почна да се гради по урнек по проектите на Кензо Танге и Адолф Циборовски. Старата Железничка Станица, денес е музеј на градот Скопје и симбол на големиот земјотрес. Часовникот на станицата е засекогаш сопрен на фаталните 5 часот и 17 минути изутрина.

Првата помош за граѓаните на Скопје дојде од војската и граѓаните на тогашните југословенски републики и неколку дена по земјотресот започна да пристигнува и помош и спасувачки екипи од целиот свет. Точно 87 нации во светот испратија некаква помош во Скопје кои помогнаат тој да се изгради повторно, поради тоа градот го носи и епитетот „град на солидарноста“.


Железничката станица непосредно по земјотресот

Во Скопје, за првпат во времето на студената војна меѓу капиталистичкиот запад и комунистичкиот исток, се сретнаа американски и советски воени сили кои заеднички им помагаа на скопјани.


Википедија
__________________
Bolest mi e : Sevda golema!
Teška bolest, ne se lekuva...
šLjiVoVicA isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Eğer var ise yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:44 .


Powered by V Bulletin Version 3.6.8
Designed By balkanskidom
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.