PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : vazgeçemediğimiz tatlar, nasıl vazgeçilebilir ki?


vodolia
22. May 2007, 22:25
en geleneksel yemeklerden biri olan potoplika ile başlayayım dedim...neden potoplika diye soracak olursanız, bu akşam canım çok çekti, özlemişim :)

potoplika saç üzerinde pişirilen yufkaların, orta büyüklüklerde parçalara ayrılıp tepsiye dizilmesi (tepsiye dizerken arada hava boşluklarının olmasına dikkat etmek gerekir, düz dizilmiyor) ve üzerine tercihe göre, suyu ile birlikte haşlanmış dana eti veya tavuk etinin dökülerek tekrar 10 dakika kadar fırınlanması ile yapılan geleneksel bir boşnak yemeğidir...etin yağlı olması makbuldür...annem yapar yapmaz fotoğraflayıp, görüntüyü paylaşacağım sizlerle...neden sen yapmıyorsun diye soracak olanlara (ki biliyorum sorulacaktır), potoplika boşnak mutfağında zirvede olan yemeklerden biridir..buna henüz cesaretim yok :p

Feleçi
23. May 2007, 10:14
http://img520.imageshack.us/img520/3525/bryantc2.jpg

Kendi ellerimle yaptığım ve piknikte arkadaşlarla yediğimiz bryan. Bizim buralarda kurutulmuş et olmadığından, kuzu eti ile yaptım ama arkadaşlar parmaklarını yediler.

mjesecina
26. May 2007, 10:58
razvijane jufke

http://img185.imageshack.us/img185/13/razvijanje1kb2.jpg

http://img504.imageshack.us/img504/8929/razvijanje2cc6.jpg

http://img504.imageshack.us/img504/8995/razvijanje3vh7.jpg

http://img185.imageshack.us/img185/4497/razvijanje4ob7.jpg

Razvijanje jufki za slane pite

Potrebno: 1 kg brasna, so, kasiku ulja, mlake vode
Priprema: Prosijte brasno, napraviti udubljenje i u njega dodajte malo soli, kasiku ulja i 3 dl mlake vode. Napravite tvrdje tijesto. Podijelite ga na 4 dijela, staviti ih na brasno i pustite 1/2 sata da odstoje. Poslije razvijte od tijesta jufke. Jufke se uvijek moraju malo prosusiti.

vodolia
26. May 2007, 11:15
Razvijanje jufki za slane pite

Potrebno: 1 kg brasna, so, kasiku ulja, mlake vode
Priprema: Prosijte brasno, napraviti udubljenje i u njega dodajte malo soli, kasiku ulja i 3 dl mlake vode. Napravite tvrdje tijesto. Podijelite ga na 4 dijela, staviti ih na brasno i pustite 1/2 sata da odstoje. Poslije razvijte od tijesta jufke. Jufke se uvijek moraju malo prosusiti.

sn.mjesecina boşnak böreğinin ABC' sinden başlamış :), çok da doğru yapmış;) ..boşnakça olan tarifi ben çevireyim size..bunu başardığımız vakit işin %80' hallomuş oluyor..

gerekli olan malzemeler: 1 kg un, tuz, bir çorba kaşığı sıvı yağ ve ılık su..bir çorba kaşığı sıvı yağını herkes kullanmayabilir...ama ben tavsiye ederim, çünkü hamurun daha kolay açılmasını sağlıyor

unu tepeleme eleyip ortasına tuz ve bir kaşık sıvı yağı ekleyebileceğimiz şekilde
bir boşluk oluşturyoruz..daha sonra ılık suyu yava yavaş ekleyip unu topralayana kadar yoğruyoruz..kullanacağımız suyun ölçüsü yukarıda 3 dl olarak verilmiş..hazırladığımız hamur hafif sert olamalı..sonra hamuru dört parçaya ayırıp yaklaşık yarım saat dinlendiriyoruz..bu dinlendirme sonucunda hamur yumuşayıp, açılacak kıvama gelmiş oluyor..daha sonra dinlendirdiğimiz bu hamurlardan yufkalarımızı açıyoruz..işin bu kısmı maharet istiyor gerçekten..

šLjiVoVicA
26. May 2007, 14:50
Bosanska Kava

"Vazgeçemediğimiz tatlar, nasıl vazgeçilebilir ki?..." başlığını görür görmez börek sonrasında aklıma gelen ikinci şey bu olmuştur.:cool: aslında ayrı bir başlıkta paylaşmaya değer bir konudur ancak konusu geçmişken anlatılmalıdır da...
http://img524.imageshack.us/img524/3236/bosnacayi1ts1ew2.jpg (http://imageshack.us)

Bosanska Kafa... Yani Boşnak kahvesi... Dedemin tohumları kavururken evin içini miss bir koku ile dolduran kahve çeşiti... Bildiğimiz Türk kahvesi aslında... Pişirimi ve ikram edilişi farklıdır sadece.
bakır cezve içerisinde köze tutulup ağır ağır pişirilir. İçine şeker konmaz. Bu pişirme üslubu da osmanlı'nın bir mirasıdır. Daha sonra gene bakır bir tepsi ile servis edilir. kahve fincanları kulpsuzdur ki; bunun da şöyle sembolik bir özelliği olduğunu duymuştum:
Kahveyi elinize almak için fincanı baş ve işaret parmaklarınızla tutmanız gerekir. Bu sırada el ay'ı, kahvede yıldız'ı temsil ediyor...
http://img524.imageshack.us/img524/7529/img2710wt8vg3.jpg (http://imageshack.us)

Fincanların yanında leziz bir lokum bulunur. bu lokum - keyif lokumu - , kahvenin sertliğini alıp götürür. Bir kahve içmeden hiçbir boşnak evinden asla çıkamazsınız... hele de sljivovicalardan sonra ne de güzel gider... hemen açar gözleri.:cool:
http://img526.imageshack.us/img526/4749/bosnakahvesijo5rh7.jpg (http://imageshack.us)
Kahvenin üzerindeki ılık dumanı içenlere yeşil travnik'in salkım söğütleri altındaki meltemi hatırlatır üstelik...:)

vodolia
4. June 2007, 10:26
kaçamak, isminin Türkçe karşılığı kulağa oldukça sempatik gelen bu yemeği kaçırmayın derim;)...yapılışı özetle aşağıdaki gibi..


Bir tencereye 3,5 lt kadar su konur ve kaynatılır...1 kg.mısır un kaynayan tencerenin üzerine karıştırmadan dökülür...mısır ununun üç yerinden delik açılır, bu arada kaynamaya devam eder...deliklerin içinden tuz dökülür...
yavaş ateşin üzerinde karıştırmadan 45-50 dakika daha kaynaması sağlanır...tencere yere konur ve kaçamak için yapılmış özel bir sopa ile iyice karıştırılır (bilek gücü gereklidir, mümkünse bir erkeğe yaptırın bunu ;) )... bu şekilede hamur oluncaya kadar karıştırılır ve tepsiye dizilir...ama düz birşekilde yaymıyorsunuz, kaşıkla arada boşluklar oluşturuyorsunuz..200 gr tereyağı eritilir ve tereyağın içine kısık ateşte eriyecek şekilde 200 gr beyaz peynir eklenir..sözkonusu karışım tepsiye dizilen kaçamağın üzerine her yere eşit gelecek şekilde iyice yedirilerek dökülür ...bana göre en güzel yemeklerden biridir ve ayrıca ikramı bir jesttir, özeldir:)

belmak
4. June 2007, 12:36
kaçamak, isminin Türkçe karşılığı kulağa oldukça sempatik gelen bu yemeği kaçırmayın derim;)...yapılışı özetle aşağıdaki gibi..


Bir tencereye 3,5 lt kadar su konur ve kaynatılır...1 kg.mısır unu kaynayan tencerenin üzerine karıştırmadan dökülür...mısır ununun üç yerinden delik açılır, oradan kaynamaya devam eder...deliklerin içinden tuz dökülür...
yavaş ateşin üzerinde karıştırmadan 45-50 dakika daha kaynaması sağlanır...tencere yere konur ve kaçamak için yapılmış özel bir sopa ile iyice karıştırılır (bilek gücü gereklidir, mümkünse bir erkeğe yaptırın bunu ;) )... bu şekilede hamur oluncaya kadar karıştırılır ve tepsiye dizilir...ama düz birşekilde yaymıyorsunuz, kaşıkla arada boşluklar oluşturuyorsunuz..200 gr tereyağı eritilir ve tereyağın içine kısık ateşte eriyecek şekilde 200 gr beyaz peynir eklenir..sözkonusu karışım tepsiye dizilen kaçamağın üzerine her yere eşit gelecek şekilde iyice yedirilerek dökülür ...bana göre en güzel yemeklerden biridir ve ayrıca ikramı bir jesttir, özeldir:)

Pomak yengemiz bu yemeğin üzerine bir de pekmez döküp ikram eder

vodolia
4. June 2007, 12:50
Pomak yengemiz bu yemeğin üzerine bir de pekmez döküp ikram eder

bahsettiğiniz şekildeki yapılışını duymuştum, ama hiç tatmadım..eminim güzledir;), evde yapıldığı ilk fırsatta, bir kısmını ayırıp bir de bu şekilde deneyeceğim...

belmak
7. June 2007, 10:57
Bosanska Kafa

"Vazgeçemediğimiz tatlar, nasıl vazgeçilebilir ki?..." başlığını görür görmez börek sonrasında aklıma gelen ikinci şey bu olmuştur.:cool: aslında ayrı bir başlıkta paylaşmaya değer bir konudur ancak konusu geçmişken anlatılmalıdır da...
http://img524.imageshack.us/img524/3236/bosnacayi1ts1ew2.jpg (http://imageshack.us)

Bosanska Kafa... Yani Boşnak kahvesi... Dedemin tohumları kavururken evin içini miss bir koku ile dolduran kahve çeşiti... Bildiğimiz Türk kahvesi aslında...

Kahvenin Osmanlı tarihindeki serüveni:

Eldeki bilgilere göre kahveyi ilk olarak Yemen'de duyuyoruz. Dini ortamlarda geceleri geç saatlere kadar süren zikir ayinleri esnasında uyarıcı olarak kullanılmış. 1517 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın Yemen valisi olan Özdemir Paşa tanıştırır saraya. Bir başka bilgiye göre de 1550'li yıllarda Suriyeli iki girişimci tarafından ilk defa İstanbul'a getirilmiş. İlk olarak Tahtakale'de açılan ve tüm şehre hızla yayılan kahvehaneler sayesinde halk kahveyle tanıştı. Günün her saati kitap ve güzel yazıların okunduğu, satranç ve tavlanın oynandığı, şiir ve edebiyat sohbetlerinin yapıldığı kahvehaneler ve kahve kültürü dönemin sosyal hayatına damgasını vurdu. (Günümüzdeki Starbucks'lardan daha entel yani)

1615'te Venedik tacirleri, ülkelerine götürür, 1644'te Marsilya'ya ilk kahve ihraç edilir. 1669 yılında Osmanlı sefiri Hoşsohbet Nüktedan Süleyman Ağa'nın kahve davetleriyle Paris sosyetesi kahveyle tanışır. Viyana ilk kez 1683'de şehrin Osmanlı ordularınca kuşatılmasından hemen sonra tadar."Türk Kahvesi", klasik müzik arşivinde de unutulmazlar arasına girmiş. J.S. Bach, o ünlü Kahve Kantatı'nı bir kahve tutkunu olduğu için besteliyor.

"Gönül ne kahve ister ne kahvehane,
Gönül bir dost ister kahve bahane"

"bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır"

"Kahve tütün
Keyifler bütün"

Kahve ile ilgili deyimler, atasözlerinin yanısıra dünyadaki ekonomik ve sosyal etkisinden dolayı Kahve sosyolojisi diye bir sosyoloji alt dalı bile oluşmuştur.

www.kahve.gen.tr bir kahve kaynağı

TaMnoPlaVa
9. June 2007, 11:35
SULU PİTA

Boşnak mutfağının olmazsa olmazı... Forumda bu kadar çok karşıma çıkınca nette küçük bir araştırmayla aşağıdaki tarifi buldum. Ben bugün denicem:)

http://img152.imageshack.us/img152/173/yemek20065dw1.jpg

Bu yemeğin orjinali (anneannem ve annemin yaptığı şekli) elde açılan yufka ile yapılıyor ama üçüncü nesil olan bizler (ben ve kuzenlerim) bunun pratik tarifini , yani hazır yufka ile olanını yapıyoruz.

Hazır yufka ile yapıldığı için yapılışı gayet kolay ve de son derece leziz bir börek, herkese kesinlikle tavsiye ediyorum.

Haa, bu arada pişerken o kadar muhteşem kokuyor ki, evdekiler böreği bir tabağa koyup şık bir resmini çekmeme izin vermediler. Fırından çıktığı gibi resmini çektim, dumanı daha üstünde tütüyordu.

Malzemeler:4 yufka
1 büyük kuru soğan
3 büyük patates
250 gr.kıyma
10 kepçe kaynar et suyu
3 çorba kaşığı margarin (et suyunun içine konulacak)
8 çorba kaşığı zeytinyağ
tuz, karabiber

Yapılışı:

Öncelikle fırınınızı 200 dereceye ayarlıyorsunuz.
Patatesleri yemeklik soğan doğrar gibi keseceksiniz.
Soğanları biraz daha ince doğrayacaksınız.
Patates, soğan, kıyma, tuz ve karabiberi bir kapta kariştıracaksınız. Tüm malzeme çiğ olarak böreğin içine konulacak. Bu içi 4 yufkaya koyacağımız için 4'e ayırırsanız hepsinin içine eşit malzeme koymuş olursunuz.
Yufkaların birini yayıp karşı iki kenarını 10 cm. (geniş kısmı) kadar üste katlayacasınız. Üzerine 2 çorba kaşığı zeytinyağını süreceksiniz. Sonra da iç malzemeyi ceviz büyüklüğünde parçalar halinde yufkanın üstüne dağıtacaksınız.


Daha önce kıvırdığınız kenarları 2 parmak tekrar kıvırıp iki ucu biraraya getirecek şekilde hafifçe büzeceksiniz. Yufkanın büzdükten sonraki eni yaklaşık 10-12 cm olacak.

(Annemin notu; yufkanın ortasındaki büzülmenin eşit olmasını sağlamanız gerekiyor!!...)

Yağladığınız tepsi boyu kadar kesip, tepsiye yerleştiriyorsunuz. İki parçanın üst üste gelmemesi gerekiyor, çok da sıkışık olmamalı.
Kızgın fırına atıp, altını üstünü bir güzel kızartıyorsunuz. (Rahmetli anneannem, "sulu pitayı öyle pişireceksiniz ki böreğin bir ucundan tuttuğunuzda böreği bütün olarak kaldırabilmelisiniz" derdi...)
Fırından çıkardıktan sonra üzerine kaynar et suyunu eşit olarak döküyorsunuz.
Sonra tekrar fırına verip tüm et suyunun börek tarafından çekilmesini sağlıyorsunuz.

Hepinize afiyet olsun

Not: Et sulu olduğu için yumuşak olmalıymış. Yugoslavyada kaşıkla yenirmiş. Benim bildiğim pitadan biraz farklı bu. Ama şimdiden ağzım sulandı;)

Alıntı
http://damlaningunlugu.blogspot.com/2005/12/sulu-pita.html

daleka ljubav
9. June 2007, 14:57
Sanırım Boşnak yemekleri yapmak,Boşnak insanlarıyla karşılaşmak kadar kolay değil benim için :) bana ilginç gelen bu tarifleri denesemde bir Boşnak eli değmesi gerekiyor bence,yoksa ben anlamam ki olmuş mu olmamış mı! sonra olmadı diye yemeği kötülemek haksızlık olur dimi ama :P.

Ama eminim bu yemeklerin lezzetleri de hem görüntüleri hem de Boşnak insanının içi kadar güzeldir ;)

Paylaşımlarınız için teşekkürler

kakavje
20. June 2007, 19:10
Kabaklı Boşnak Böreği

http://img396.imageshack.us/img396/4774/kabaklidi1.png

Malzemeler
3 Adet Yufka
3 Adet Orta Boy Kabak
1/2 demet Dereotu
100 gr
Beyaz Peynir
1/2 Çay Bardağı
Sıvı Yağ
1 Adet Yumurtanın Sarısı

Yapilis Tarifi
Kabakları rendeleyin. Peynir, dereotu ve rendelenmiş kabakları karıştırarak içi hazırlayın. Bir yufkayı yağladıktan sonra bir ucundan hafifçe içeri katlayın. Katladığınız kısma hazırladığınız içten koyun ve rulo yaparak sarın. Rulo halindeki yufkayı kendi etrafında sararak tepsiye yerleştirin.
Üç yufkaya da aynı işlemi uyguladıktan sonra üzerine yumurta sarısı ve yağ karışımı sürün. Fırında üzeri kızarana dek pişirip servis yap

isadora
22. June 2007, 12:53
Bal kabaklı börek
Malzemeler
750 gr.ya da 1 kg bal kabağı
1 kg.yufka
5 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
1 su bardağı sıvı yağ
1,5 su bardağı toz şeker
bir fıske tuz
2 su bardagı süt
Yapılışı

bal kabaklarını ayıklayıp yıkadıktan sonra rendeleyiniz(veya robotta).bir
fıske tuz,1,5 bardak seker ,4 yumurtanın tamamı ve l yumurtanın akını ve 1/4
bardak sıvı yagı,1,5 su bardağı sütü ekleyiniz.Sulu bir karışım elde
edeceksiniz.
Ayrı bir kaba 1/2 bardak süt 3/4 kalan yagımızı da ekleyerek karıştıralım.
derin bir tepsiye aralarına yag süt karışımını sürerek ikiye ayırdıgımız
kabaklı içi döşeyelim.en üstüne de 1 yumurtanın sarısı ve kalan yag süt
karışımını sürelim.175 derecede ısıttıgımız fırında 10 dk kadar yüksek ısıda
daha sonra 150 derecede üzeri kızarana kadar pişirelim.Pistikten sonra en az
3 saat kadar dinlendirip servis yapabilirsiniz.
içi sulu gibi olsa da yumurtalar tutuyor ve degişik bir tatlı börek
oluyor.

KAŞIK HELVASI

Malzemeler:
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı un
1 avuç soyulmuş badem
1 su bardağı toz şeker
2 çay fincanı su

Yapılışı:
Sıvı yağ tencerede hafif kızdırıldıktan sonra, içine
yavaş yavaş karıştırılarak un ilâve edilir. Ardından
bademler de katılır ve 10 dakika hafif ateşte
kavrulur.
Başka bir yerde şeker ve su karıştırılarak şerbet
yapılır.
Sıcak şerbet, kavrulmuş helvanın içine yine yavaş
yavaş karıştırılarak ilâve edilir ve hafif ateşte bir
- iki dakika pişirilir. Hafif soğuduktan sonra
helvanın üstü bir kaşık yardımı ile düz hale getirilir
ve yine ıslatılmış bir kaşıkla helvadan alınıp şekil
verilerek bir tepsiye dökülür. Afiyet olsun...

(lozanmubadileri.org)

šLjiVoVicA
30. June 2007, 16:05
kumpir nickli yazarın bu mesajı (http://www.balkanskidom.com/showpost.php?p=1727&postcount=3) ile aklıma düşürdüğü bir lezzet vardır ki adı dendiği anda ağzım sulanmaya başlar...:rolleyes:

soka!

sütün, peynirin dolma biberle süslenmiş en güzel hâlidir soka. boşnak mutfağının vazgeçilmezlerindendir kesinlikle. kış gecelerinde sıcacık demli çayların yanında ne de güzel gider... içi ısıtır taze ekmeklerin yanında. pogaça ve kompir ile ise apayrı güzellikler oluşturur. tadını bilmemek gerçekten bir eksikliktir. sonbaharın ilk aylarında taptaze boşnak biberleri ile hazırlanır. sonra tüm kış kahvaltılarımızı süsler, gece muhabbetlerine yarenlik eder. en kötü özelliği ise fena halde bağımlılık yapmasıdır.
olsa da yesek... :)

vodolia
16. July 2007, 16:59
http://img267.imageshack.us/img267/7095/tulumbawl7.jpg


TULUMBA TATLISI 6 KİŞİLİK

MALZEMELER:

1 çorba kaşığı tereyağ
5 kahve fincanı su
5 kahve fincanı un
4 adet yumurta
Bir tutam tuz
Kızartmak için: Sıvıyağ
Şerbeti için :
2 su bardağı su
500 gram tozşeker
1 çorba kaşığı limon suyu



HAZIRLANIŞI :
Öncelikle şerbeti hazırlayın. Bunun için suyu tencereye alın. Tozşekeri ekleyin. Kaynayınca limon suyunu karıştırın. Biriki taşım daha kaynatın. Ocaktan alın. Soğumaya bırakın.
Tereyağı ve suyu tencereye alın. Su kaynayınca unu azar azar ilave edin. Karıştırarak 5-6 dakika pişirin. Ateşten alıp soğutun. Daha sonra yumurtaları ve bir tutam tuzu karışıma yedirin. Elinizle yoğurun. Sıkma torbasına doldurun. Sıvıyağı hafifçe kızdırın.
Sıkma torbasındaki hamuru baş parmak kalınlığında yağa sıkın. Sallayarak kızartın. Soğuk şerbetin içine alın. 15 dakika bekletin. Servis tabağına alın.Afiyet olsun.

šLjiVoVicA
4. August 2007, 22:17
Simitpogaca

Skopje sokaklarının özellikle Arnavut mahallelerinde satılan harika bir lezzettir simitpogaca. Yugoslav lezzetlerine uzak olanların " ekmek arasına börek koyup yemek..." şeklindeki önyargılarına maruz kalsa da yiyeni kendine esir eder bu tat...:) hamur işlerinin ilahıdır kanımca... Ekmeği mahlepli açma kıvamında yumuşacık, içine konan kıyılmış burek ise tuzsuz ve çok lezzetli olur. Demli bir çayın yanında kahvaltıları şenlendirir. Fırınlar genelde sabah saatlerinde sınırlı sayıda çıkartırlar bunu. Vardar'ın jaranlık ettiği skopje kokusu gelir burunlara simitpogacanın üstünde tüten sıcacık dumanı ile...
http://img184.imageshack.us/img184/3698/adszmp2.png (http://imageshack.us)

Ne yazıktır ki Türkiye'de bir elin parmaklarını geçmez simitpogaca yapan pastaneler... Evde yapımı hayli zahmetli olduğundan genelde hazır alınır.
vazgeçemediğim tatlardan biridir, nasıl vazgeçilebilinir ki?
olsa da yesek ! :)

šLjiVoVicA
8. August 2007, 16:59
Ajvar ... offff offff !! :)


http://img512.imageshack.us/img512/7366/peperyi3.jpg (http://imageshack.us)

Yazdan balkonlara asılıp kurutulan kırmızı biberlerin közlenip öğütülmesi ile oluşan içine közlenmiş patlıcan ve sarımsak da konulabilen tıpkı soka gibi soğuk kış gecelerinin kurtarıcısı nefis tattır ajvar... bir çeşit biber salçasıdır.

http://img105.imageshack.us/img105/3589/275097480716a9fb246tv8.jpg (http://imageshack.us)http://img105.imageshack.us/img105/9025/jkghjpl4.jpg (http://imageshack.us)

ev yapımı olması mühim meseledir... yapılışı zahmetli fakat eğlenceli yemesiyse bir o kadar keyif vericidir.:cool:
pljeskavica içerisine, köfte yanına, kızarmış ekmekler üzerine... her şekilde harika bir tattır!...

http://img167.imageshack.us/img167/2300/adszmf5.png (http://imageshack.us)

Sunce
8. August 2007, 17:27
Bir de Maslanica var tabii.:)

vodolia
8. August 2007, 17:36
Bir de Maslanica var tabii.:)

Sn.Sunce

evet maslanica da var dediğiniz gibi..ama biz maslanica'yı sizden bekliyoruz;) fotoğraflarını ve tarifini:)

Sunce
10. August 2007, 12:34
Sn.Sunce

evet maslanica da var dediğiniz gibi..ama biz maslanica'yı sizden bekliyoruz;) fotoğraflarını ve tarifini:)

Eyvaahh:) Aradım da internette resmini bulamadım.Tarifini de annemden öğrenip yazarım,söz...;)

Sunce
11. August 2007, 10:34
İnternette bir Maslanica tarifi buldum ama Boşnakça...
Maslanica
Staviti od oka crnog i bijelog brasna.
Pomijesati i napraviti malo udubljenje, u koje cete uliti od oka ulja, dodati po zelji soli i "ubiti" jedno jaje.
Onda to lijepo zamijesiti, nakuhati i ostaviti 10-tak minuta da "ostoji".

Eh, posuti po radnom stolu malkice brasna i oklagijom razviti jufku, koju cete onda namazati uljem i ostaviti da "ostoji" 15-tak minuta (malo manje) na sobnoj temperaturi.

Zatim prenijeti jufku na carsafa i razviti je, ali ne previse tanko.
Pustiti da se jufka malo "suhne".

Dok se jufka susi, u jednoj posudici (najbolje loncicu) sipnuti ulja, dodati, maslaca, malo biljnog masla, malo margarina, kajmaka (po mogucnosti domaceg), malo soli i staviti na pec da se to sve istopi.

E onda, namastiti tepsiju i prinijeti je blizu jufke (ne stavljati na jufku!!!).

Po zeljenom obliku isjeci jufku i poloziti je u "namascenu" tepsiju.
Jufkom prekriti dno tepsije!!!

Otvoriti prasak za pecivo, koji cete pomijesati sa sakom crnog brasna. Uzeti imedju prstiju te "mjesavine" i posuti po jufci.

Zatim skinuti sa sporeta istopljenu smjesu i kasikom politi po jufci.
I tako to sve redati dok ne smjestite cijelu jufku.

E, zadnja 2 komada jufke treba podesiti velicini i obliku tepsije. (Mislim, treba paziti i na estetiku ); politi preostalom masnocom i staviti u rernu da se ispece (preporucuje se pec na drva!!!).

Eh, kada se to sve lijepo ispece, neko voli da je polije, a neko ne...
To ostaje na vama da odlucite.

Zavrsnica: Predhodno zaklano, ocerupano i ocisceno pile, ili pak samo kupljeno, koje ste skuhali i stavili u rernu da se ispece, a od vode u kojoj se kuhalo napravili ukusnu supicu, raskomadati i staviti na maslanicu.

(http://www.donjaorahovica.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&t=154&view=previous )

vodolia
13. August 2007, 09:29
KAYMAÇİNA

http://img204.imageshack.us/img204/7181/kaymacinaso2.jpg

MALZEMELER (6 kişilik):

1 kilo süt
7 adet yumurta
2 su bardağı toz şeker

HAZIRLANIŞI:

Derince bir kaba yumurtaların hepsini kırın. Toz şekeri üzerine ilâve edip köpük köpük olana kadar çırpın. Sonra da, sütü katıp çırpmaya devam edin. Fırına vermeden önce, cam bir kaba koyun,burada dikkat edilmesi gereken husus, cam kaba karışımı yavaş yavaş dökmektir.Zira, hızlı dökerseniz kabarcıklar oluşur.Sonra da orta hararetli fırında pişirin,çok hararetli olmamasına da dikkat edin. Eğer pişerken fokurduyorsa mutlaka fırın hararetini azaltın.. Tatlının üzerinde kahverengi gözenekler oluşana kadar –yani, bir saat kadar- pişirmeye devam edin. Ve, soğuyunca ikram edin.afiyet olsun.

vodolia
16. August 2007, 10:59
keşkek...Türkiye' de yeni evlenmiş bir tanıdığım, Sancak'tan kendisini ziyaret edecek olan annesinden orada yapmasını ve getirmesini istemiş...iyiki de istemiş :p keşkek ile tanışmamın hikayesidir :)...malzemesi ve yapımı çok basit, ama tadı enfes;)Türk Mutfağı menşeili bir yemek olduğunu öğrendim daha sonra..


Malzemeler:

1 kilogram taşta çekilmiş bulgur
1 küçük tavuk
250 gram tereyağı
Tuz

Yapılışı:

Temizlenip haşlanmış tavuk, küçük küçük doğranır ve akşamdan ıslatılmış buğdayla karıştırılır. Daha sonra bu karışım tavuk suyu ile tuzu ilâve edilerek pişene dek kaynatılır. Pişince üzerine kavrulmuş tereyağı gezdirilir.

šLjiVoVicA
20. August 2007, 23:32
Mantija...

http://img114.imageshack.us/img114/3500/njjghjmr9.jpg (http://imageshack.us)

Lokma şeklinde yapılan zahmetli ve fakat pek leziz bir hamurişidir. İçine bol miktarda kıyma ya da soğanla kavrulmuş kuşbaşı et konur. Kare kare kesilir hamur. Bohça gibi kapatılıp fırına verilir. tadı böreğe benzer. Bildiğimiz kayseri mantısının daha büyük halidir. Üzerine isteğe göre yoğurt da konabilir.
Biz de ramazanın ilk günü hatta sahurda muhakkak yapılır.
babaannemin kafiyeli meşhur sözlerinden biri de şudur:

" Manti pita mantiladım ramazani karşıladım
Kol pita kolladım ramazani yolladım.... ":)

http://img406.imageshack.us/img406/8876/diyalogyemeklericollagema8.jpg (http://imageshack.us)

pomak
25. August 2007, 08:47
Breznitsa Usulü Helva

Malzemeler:
Yarım litre sıvı yağ, yarım kg mısır unu, yarım kilo buğday unu.
Şurup için 1 litre su ve 1 kg şeker.

Yapılışı:
Bir tencerede sıvı yağı iyice kızdırın. Önceden karıştırdığınız unları azar azar ekleyin. Devamlı karıştırarak, açık kahverengine gelinceye kadar kavurun. Ayrı bir tencerede su ve şekeri bir kac dakika kaynatarak şurubu hazırlayın. Her iki karışım hazır olunca bir kenara çekerek ağaçtan bir kaşıkla iyice karıştırın. Servis sıcak yada soğuk yapılabilir.

Afiyet olsun!

pomak
25. August 2007, 08:51
Pancar yapraklı köfte

Malzemeler:
30 adet pancar yaprağı, 3 adet yumurta, 1 çorba kaşığı un, 1 baş soğan, 4 diş ezilmiş sarmısak, 250 gr beyaz peynir, karabiber, tuz ve nane.

Yapılışı:
Temizleyip, yıkadıktan sonra pancar yapraklarını doğrayın ve kaynayan suya salıp yumuşayınca çıkarın. Bir süzgeçten geçirin ve derin kaba koyun. Diğer malzemeleri ilave etikten sonra iyice karıştırın. Karışımdan köfte şekline getirdiklerinizi yumurta ve una bandırarak kızartın.

Afiyet olsun..

pomak
25. August 2007, 09:16
POPARA

Papara çok eski bir Balkan yemeğidir. Balkan savaşları sırasında, yokluk yıllarında, eldeki kısıtlı malzemeyle uydurulmuş bir yemek olduğu yönündedir. Eldeki kuru ekmek parçalarının değerlendirmesi bu yemekte temel amaçtır. Daha sonraki dönemlerde, Balkanlarda yöresel farklıklıklar sebebiyle değişikliklere uğramıştır. Bu farklılıklar da aşağıda yer alacaktır.

POPARA

Malzemeler:
2-3 baş kuru soğan. 4-5 olgun domates. 2 yumurta. 1 kahve kaşığı kımızı biber. Yarım kahve kaşığı kara biber. Yarım su bardağı ılık su. 2-3 dilim bayat ekmek. 2-3 yemek kaşığı tereyağı. Yeteri kadar tuz.

Yapılışı:
Soğan ve domates küçük küçük doğranıp kavrulur, içine yumurtalar ilave edilip karıştırılır. Tuz, karabiber, kırmızı biber eklendikten sonra, içine ılık su katılır ve bir süre daha kaynatılır. Bu karışım, önceden bir tepsi içine küçük küçük doğranmış bayat ekmekler üzerine dökülür. Bunların üzerine de kavrulmuş tereyağı gezdirilir.
Afiyet olsun...
Kaynak Kişi: Fatma İsmail Yaşı: 76 Doğum yeri: Kozluköy (Ariana) Yöre: Gümülcine (Komotini)


POPARA ( Geleneksel Tarif )

MALZEMELER :
Bir baş soğan ,1 buçuk bardak su, 750 gr bayat ekmek , Bir tatlı kaşığı tuz , Bir tatlı kaşığı kırmızı pul biber ,250 gr tereyağ veya margarin ,Bir yemek kaşığı salça

HAZIRLANIŞI ;
Margarini kısık ateşin üzerinde erimeye bırakın Daha sonra ince ince kıyılmış olan soğanımızı margarinin üzerine atın ve soğanlar pembeleşinceye kadar karıştırın. Tuz, biberi ve salçayı ekleyerek lezzetlendirin, suyu ilave edin ve 5 dakika yüksek ateşte kaynamasını bekleyin. Bayat ekmekleri bir sini içine doğradıktan sonra hazırlamış olduğumuz çorbamızı üzerinde gezdirin. Üzerine istenirse hafif ateşte yakılmış tereyağ gezdirilebilir.

POPARA - AKITMALI ( Batı Trakya'da yapılan tarif...)

MALZEMELER :
Yaş maya, 1 Bardak ılık süt , Bir yumurta sarısı , Tuz, Aldığı kadar un ,Margarin SOS' u için : 1 Baş orta büyüklükte soğan, Arzuya göre Tavuk eti veya Kuşbaşı doğranmış kırmızı et, Et suyu, Baharat, Salça,Tuz

HAZIRLANIŞI :
Yaş maya ılık sütle az ezilerek, havuz halindeki unun ortasına alınır. Bir yumurta sarısı ve azar azar su ve tuz ilave edilerek boza kıvamında bir hamur elde edilir. Bu hamur hacminin iki-üç katına kadar ulaşacak şekilde orta sıcak bir yerde mayalanmaya bırakılır. Arada köpük köpük kabaran bu cıvık hamur kaşıkla oturaklaştırılır. Yanmaz bir geniş tabanlı tavaya çok az yağ sürülüp, ardından bir kepçe ile mayalı hamurdan kızgın tavaya dökülür. İnce olması için dökülen hamur el marifetiyle çevrilerek tavanın tabanına yayılır. Bir kaç dakika sonra göz göz olan ve altı hafif kızaran hamur ters yüz edilir. Kenara alınan AKITMA katları arasına margarin-tereyağ sürülerek tatlandırılır ve soğumaya bırakılır. Başka bir tencerede, soğanlar pembeleşene kadar öldürülür. Kuşbaşı doğranmış tavuk eti veya kırmızı etler de eklendikten sonra bir süre beraber tavada çevrilir. Etler suyunu çekince salça katılır. Biraz daha çevrilip, et suyu etlerin 1 parmak üzerine geçecek kadar eklenir. Baharat ve tuzu katılıp lezzetlendirilir ve bir taşım kaynadıktan sonra, bir bardak kadar daha et suyu katılıp kısık ateşte bir yemek misali kaynamaya bırakılır. Soğuyan akıtmalar baklava dilimleri kadar kareler şeklinde kesilip, siniye yayılır. Üzerine sıcak yemeğimiz suyunu akıtmalara güzelce geçirecek şekilde yedirilir. Artakalan tereyağdan biraz gezdirilip, afiyetle yenir.

NOT : Bulgaristan kökenli Türk mübadiller ise bu yemeğe şöyle bir ayrıntı katarlar. Alta döşenen AKITMA hamuru yerine, yazdan hazırlanmış kuru yufkalarlar orta irilikte kırıklanarak siniye alınır. Arada fazla kabarık durmaması için elle hafifçe bastırılır. Ve yemek sosu, hamurlar yatışacak ve her tarafına yayılacak şekilde yedirilir. Üzerine yağ yakılır.

Afiyet olsun...

šLjiVoVicA
1. September 2007, 00:12
Tiganitsa

***

Yapılışı:
Malzemeler:
750 gr un
20 gr yaş maya
tuz
pişirmek için sıvı yağ

Malzemelerle oldukça yumuşak bir hamur tutulur. Sıcak bir ortamda üzeri örtülerek mayalanmaya bırakılır. Mayalandıktan sonra eller zeytinyağına batırılarak şekil verilir ve çok kızgın yağda kızartılır ve yenir.


***


Tiganitsa çayın yanında, kahvaltılarda pek leziz olan hamur işi tatlardan biridir. çok sıklıkla yapılmaz. bazı özel günlerde yapılır. bebek mevlütlerinde ya da "cuma sabahı" adındaki adette yapılır.
cuma sabahı; evlendikten sonra yakın akrabaların evli çiftin evine hayırlı olsuna gelmeleri şeklinde gerçekleşen bir adettir. genç kızlar erken bir vakitte gelir, şarkılar türküler söyleyip dayreler çalarak gelini uyandırıp misafirler için hazırlarlar. İşte bu misafirlere kahvaltı için Tiganitsa yapılır.

pomak
1. September 2007, 01:12
keşkek...Türkiye' de yeni evlenmiş bir tanıdığım, Sancak'tan kendisini ziyaret edecek olan annesinden orada yapmasını ve getirmesini istemiş...iyiki de istemiş :p keşkek ile tanışmamın hikayesidir :)...malzemesi ve yapımı çok basit, ama tadı enfes;)Türk Mutfağı menşeili bir yemek olduğunu öğrendim daha sonra..


Malzemeler:

1 kilogram taşta çekilmiş bulgur
1 küçük tavuk
250 gram tereyağı
Tuz

Yapılışı:

Temizlenip haşlanmış tavuk, küçük küçük doğranır ve akşamdan ıslatılmış buğdayla karıştırılır. Daha sonra bu karışım tavuk suyu ile tuzu ilâve edilerek pişene dek kaynatılır. Pişince üzerine kavrulmuş tereyağı gezdirilir.

Keshkek Türk menşeli bir yemek değildir düzeltmek istedim.Türk kesimide yapıyor fakat farklılıkla riçeriyor.Kesh kek i daha çok rodop Pomak larında görebiliriz.Pomak düğünlerinin vazgeçilmezi durumundadır(Tabiki maddi durumu yerindeyse kişinin tüm köy halkına dağıtılmak suretiyle bu adet yerine getirirlir).

šLjiVoVicA
6. September 2007, 17:07
Šopska

Domates, salatalık ve peynir gibi gayet basit besinlerin bir araya gelerek oluşturduğu mucize tadın adıdır Šopska ...
Makedonya'nın meşhur salatasıdır. Aslında tüm balkan ülkelerinde tadabileceğiniz bir salatadır... Kimi zaman adına greek salad dendiği olur.( enteresan tabii...) Doğranmış salatalık ve domatesin üzerine peynir rendelenir... ve üzerine bolca zeytinyağı dökülür. sır, domates ve salatalığın üzerine rendelenerek ince ince dökülmüş peynirdedir.
Salatanın yapımında Feta peyniri kullanılır. ( Avrupa adalet divanı Feta ismini kullanma hakkını 2005 yılında Yunanistan'a vermiştir...) bu peynir sert ve yağsız bir peynirdir... Šopska'nın ana materyalidir. Šopska Bulgaristan'da da yoğun olarak tüketilmektedir.

vodolia
7. September 2007, 22:57
Batı Trakya mutfağından bir örnek; Elmalı Mamalikası....tarife göre lezzetliymiş gibi duruyor:) ...ilk fırsatta denemek gerek;)

Malzemeler:
400 gr. mısır unu
2 litre su
1 tatlı kaşığı tuz
2 patates
1 çay fincanı sıvı yağ
300 gr. kavurma
150 gr. sert peynir
150 gr. tereyağı
1 tatlı kaşığı kırmızıbiber

Yapılışı:

Bir tencerede su kaynatılır. Mısır unu biraz su ile karıştırılarak sıvı hale getirilir, kaynayan suya ilave edilir. Hafif ateşte koyulaşıncaya kadar yaklaşık 40 dakika pişirilir.
Diğer tarafta patatesler soyulup rendelenir, kısık ateşte hafifçe kızartılır ve tepsiye yayılır. Patateslerin üzerine de kavurma yayılır. Daha sonra üzerine hazırlanan mısır unlu harç dökülür. Bunun üzerine de ufalanmış peynir eklenir. Son olarak eritilmiş tereyağına arzu edilirse kırmızıbiber ilave edilip mamalikanın üzerine dökülür ve sıcak servis yapılır.


Hazırlayan: Bilgi Sülko
Derleyen: İlknur Halil

Not:
Elmalı İskeçe Balkan kolunda bir köy ismidir.

vodolia
8. September 2007, 13:46
Girit Yemekleri

31 Ağustos 2007 Hürriyet
İki dünür oturdu Girit Yemekleri kitabı yazdı

Hakan GENCE

Yabani otları, zeytinyağlıları ve balıklarıyla ünlü Girit mutfağının en güzel yemek tarifleri, Kara Kutu Yayınları'ndan çıkan, "Girit Yemekleri Bir Ege Lezzeti"nde toplandı. Kitap, dünür olan Ayşe İpek Uraz ile Asuman Burgucuk'un imzasını taşıyor.

"Girit Yemekleri Bir Ege Lezzeti", Edebiyat eleştirmeni ve gazeteci Doğan Hızlan'ın önsözüyle başlıyor. 184 sayfalık kitap, içinde 140 tarif barındırıyor. Girit'in yabani otlarla zeytinyağının bolca kullanıldığı yemekleri ve salataları, iştah açıcı fotoğraflarla sunulmuş. Çalışmada radikadan deniz börülcesine, sarmaşıktan cibeze her türlü otla hazırlanan salatalarla, kuzu etli arapsaçından, kerevize onlarca farklı yemek tarifi var.

Kitap dünür olan Ayşe İpek Uraz ve Asuman Burgucuk imzasını taşıyor. Uraz'ın ailesi, mübadeleden önce Girit'ten İzmir'e geliyor. İzmir'de anneannesi ile annesinin yaptığı Girit yemekleriyle büyüyor. Konyalı olan babasının "Sebzenin içine et mi konur? Bıktım bu otlarınızdan" diyerek arada sitemlerde bulunduğunu hatırlıyor. Fakat memleketinin lezzetlerinden hiç sıkılmıyor. Mutfak geleneklerini halen evinde devam ettiriyor.

Aslen Aksekili olan Burgucuk da tamamen Anadolu mutfağıyla büyüyor. Evlenene kadar Girit yemeklerinde kullanılan otların çoğundan haberi bile olmuyor. 17 yaşında Giritli Burgucuk ailesine gelin gidince eşinin damak tadına uygun yemekler yapabilmek için kayınvalidesinden Girit mutfağının sırlarını öğreniyor. Çocuklarını da bu tatlarla büyütüyor. Kayınpederi Nuri Burgucuk'un 1925 yıllarında Kandiya'dan İzmir'e gelen son mübadillerden olduğunu söylüyor. Uraz'ın oğlu Oğuz ile Burgucuk'un kızı Banu'nun evlenmesiyle dünür olan ikili, çok sevdikleri ve ortak noktaları olan Girit mutfağında buluşuyor. Biraraya geldiklerinde sohbet dışında sık sık yeni yemekler yapmayı deniyorlar. Kara Kutu Yayınları, Girit yemekleri hakkında bir kitap hazırlamalarını isteyince, iki dünür yemek kültürlerini en iyi şekilde anlatabilmek için kolları sıvıyor.

Kitapta orijinal tariflere bağlı kalınarak anlatılan toplam 140 yemek tarifi var. Yazarlar, kitaba konacak yemekleri tek tek deneyip en lezzetli ve en otantik olanları seçmeye çalışmış. Özellikle hafif yemeklere ağırlık verilmiş. Örneğin; çok lezzetli olmasına rağmen bumbar dolmasını ağır olduğu için kitaptan son anda çıkarmışlar. Çalışmada domates ve mercimek çorbası gibi hepimizin alışkın olduğu fakat Girit mutfağına ait olduğunu bilmediğimiz lezzetler de bulunuyor. Yemekler, İlke Erten'in objektifine yansıyan birbirinden güzel fotoğraflarla oldukça iştah açıcı gözüküyor.

GİRİT MUTFAĞINI TANIYALIM

Girit yemekleri denilince akla kuzu etli, sebzeli yemekler ve balık geliyor. Mutfağın en temel özelliği, tatlısından tuzlusuna bütün yemeklerin zeytinyağıyla pişiyor olması. Çeşit çeşit otları da unutmamak lazım. Yemeklerde ot ve et birarada kullanılıyor. Bir zamanlar bolca tükettiğimiz margarinin, sağlıklı beslenme anlayışının yükselmesiyle yerini zeytinyağına bırakması, Girit yemeklerini daha da ilgi çekici kılıyor. Olmazsa olmaz otların, vitaminlerini kaybetmemesi için bıçak kullanılmadan kesilmelerine ve kaynamış suda haşlanmalarına dikkat ediliyor.

Örneğin; ot salatasındaki otlar, parmak uzunluğunda koparılarak önce suda kaynatılıyor, ardından ağzı açık tencereye atılıyor. Otların sapları pişer pişmez servis tabağına alınıyor. Otlara renklerinin kararmaması için salça konmuyor. Salata olarak kullanılan otların başında ebegümeci, semizotu, radika, hardal otu ve denizbörülcesi geliyor. Girit yemeklerinin yararları uzmanlar tarafından da kabul ediliyor. Yalnız yemek tariflerindeki otları bulmak sanıldığı kadar kolay değil. Çoğu Ege Bölgesi'nde yetişiyor ve yörenin pazarlarında satılıyor. Günümüzde çeşitli semt pazarlarında ve İstanbul Balıkpazarı'nda bazılarına rastlanıyor.

Ayşe İpek Uraz ve Asuman Burgucuk'un favori Girit yemekleri:

Enginar Dolması (4 kişilik)

Malzemeler:

4 tan orta boy enginar

1 demet dereotu

3 kahve fincanı pirinç

1 çay bardağı zeytinyağı

3 sap taze soğan

1 tutam tuz

1,5 limonun suyu



Enginarların dışındaki kart yaprakları atarak dipleri beyaz oluncaya kadar temizleyin. Koyu yeşil olan yerleri kesip içindeki tüycükleri kabak oyucusuyla alın. İçi boşaltılmış domates şekline geldiğinde bol suyla yıkayıp yarım limon sıkılmış suda bekletin. Bu arada saplarını kesip atmayı da unutmayın. Enginarları tencereye düzgünce yerleştirin. Yıkadığınız pirinci, doğranmış dereotu, taze soğan, tuz, bir limon suyu ve zeytinyağıyla karıştırıp enginarların içine kaşıkla paylaştırın. Daha sonra tencereye enginarları yarıya kadar kaplayacak şekilde su ilave edin. Enginarların üzerine düz çelik bir tabak yerleştirip orta hararetli ateşte bozulmadan pişmelerini sağlayın. Pişinceye kadar kaynarken eksilen suya sıcak su ilave ederek orta hararetle en az yarım saat pişirin. Enginarların en dışındaki yaprak tam olarak pişince ocağı söndürün ve yemeğinizi dinlenmeye bırakın. Ilık olarak servis yapın.

Şevketi Bostan (4 kişilik)

Malzemeler:

1 kilo şevketi bostan

500 gram kuzu eti

1 çay bardağı zeytinyağı

2 tane kuru soğan

1 çay kaşığı tuz

1 limonun suyu

2 su bardağı su

1 yemek kaşığı un

Şevketi bostanları ayıklayıp bol suda bekletin. İçine biraz da limon sıkarsanız kararmasını önlersiniz. Tencereye zeytinyağını ve eti koyup biraz kavurun. Daha sonra ince kıyılmış soğanı ilave edin. Birlikte biraz kavurduktan sonra şevketi bostanı, limonu, unu, tuzu ve suyunu ekleyip yaklaşık bir saat kadar pişirin. Sıcak olarak servis yapın. Aynı yemeği kuşbaşı dana eti, tavuk eti ya da hindi etiyle de yapabilirsiniz. İsterseniz hiç et koymadan zeytinyağlı da pişirebilirsiniz.

šLjiVoVicA
11. September 2007, 23:45
Pincur...


Tıpkı Ajvar gibi asla vazgeçemeyeceğim mezeliklerdendir pincur.
5 -6 adet patlıcan, domates ve 3 - 4 tane " acı ( burası önemli!)" yeşil biber dilimlenip, doğranıp ayçiçek yağı ile yağlandıktan sonra fırında közlenir. soğumanın ardından tepsidekiler kabuklarından ayrılır. sonrasında hepsi birden çok iyice dövülüp karıştırılır. tamamen karışan malzeme içine isteğe göre bir iki diş sarımsak eklenir ve belli bir ölçekteki yoğurt ile tekrar bir karışım hazırlanır. Ajvar'dan zahmetsiz ve gayet leziz bir meze ortaya çıkmış olur böylelikle. bizimkilerin pincuru her zaman çok fazla acı olur. bu salça kıvamındaki közlenmiş biber karışımı güveçte pişmiş harika bir kuru fasulyenin güzelliğine güzellik katar. rakıyı da daha leziz kılar.

šLjiVoVicA
24. September 2007, 00:47
Partal Pita

Yapılışını tam olarak bilmiyorum... Sanırım hamur Pita hamuru gibi tutuluyor. Daha sonra haşlanmış suyla karıştırılıyor. hamur çok sıcak oluyor. hatta kaşıklarla falan zar zor tutuluyor. daha sonra kat kat tepsiye açılıyor. her katın üzerine yağ serpiliyor. pişen hamur parçalanıp ardından tekrar yağ atılıyor. böylece parça parça, sıcacık ve yumuşacık bir börek oluşuyor. tam anlatamadım farkındayım ama kesinlikle yenilmesi gereken bir şey.:)
özellikle sahurda karpuz eşliğinde ya da çayın yanında harika oluyor. denenmiştir, insanın gözünü açıyor valla :)

šLjiVoVicA
2. October 2007, 16:09
Rumeli Paçası

http://img340.imageshack.us/img340/7914/tgfyjjt9.png


Malzemeler
1 kibrit kutusu kadar margarin
3 yemek kaşığı un
1 yumurta
1 çay kaşığı tuz
4 su bardağı et suyu
1 tatlı kaşığı sirke
2 diş sarımsak
Sosu için
100 gr kıyma
Çeyrek paket margarin
1 yemek kaşığı salça


Yemeğin Tarifi
Sarımsakları iyice dövün ve yumurtayı, unu, tuzu et suyuyla harmanlayıp orta dereceli bir ateşte muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.
Bir taraftan da sosu için kıymayı yağda salçayla birlikte kavurun.
Pişen paçayı tabaklara koyun ve üzerine sosu döküp servis yapın.
Özellikle ramazanda iftariyelik olarak sunulan paça mutlaka sıcakken yenmelidir, isteğe göre sosu, kıyma yerine sucukla ya da tavuk parçalarıyla da yapılabilir.

Alıntıdır! (http://www.nepisirsem.com/resimliyemektarifi.aspx?yemekid=990)


***

Ramazan'da bizde sofradan eksilmeyen bir lezzettir paça. Oruçlar açıldıktan sonra küçük tabaklardaki çorbaların ardından hemen yemeğe başlanmaz. gelen çaylarla birlikte sofradaki iftariyelikler( köfte, peynir, zeytin, salam... vs.) yenir. bu iftariyelikler arasında en önemli olanı paçadır.


yukarıdaki tariften daha çok sevdiğim bir lezzet vardır ki o da bayram yemeklerinde hazırlanır. onun da adı paça'dır.
Bayramlarda bizde kahvaltı yapılmaz. bayram namazı ve kabristan ziyaretlerinden sonra eve toplanan aile önce bayramlaşır sonra gayet leziz yemeklerin yenildiği bayram sofrasına oturur. bu sofrada daha sonra bahsedeceğim bir hamur işi olan valangi, pirinç tepsija, bir et yemeği ve sarajlija tatlısı eksiksiz hazırdır. ve de baklavanın arda kalan hamurların birleştirilip tek tek tepsiye açılmasıyla ve üzerlerine dökülen et suyu ile haşlanması ile oluşan çok özel büreğe benzer bir hamur işi vardır. işte bunun da adı Paça'dır. bu böreğe benzer hamurişinin üzerine sos olarak yukarıda bahsi gecen rumeli paçası konup afiyetle yenir...

šarenalaža
2. October 2007, 18:13
Rumeli Paçası

http://img340.imageshack.us/img340/7914/tgfyjjt9.png


Malzemeler
1 kibrit kutusu kadar margarin
3 yemek kaşığı un
1 yumurta
1 çay kaşığı tuz
4 su bardağı et suyu
1 tatlı kaşığı sirke
2 diş sarımsak
Sosu için
100 gr kıyma
Çeyrek paket margarin
1 yemek kaşığı salça


Yemeğin Tarifi
Sarımsakları iyice dövün ve yumurtayı, unu, tuzu et suyuyla harmanlayıp orta dereceli bir ateşte muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.
Bir taraftan da sosu için kıymayı yağda salçayla birlikte kavurun.
Pişen paçayı tabaklara koyun ve üzerine sosu döküp servis yapın.
Özellikle ramazanda iftariyelik olarak sunulan paça mutlaka sıcakken yenmelidir, isteğe göre sosu, kıyma yerine sucukla ya da tavuk parçalarıyla da yapılabilir.

Alıntıdır! (http://www.nepisirsem.com/resimliyemektarifi.aspx?yemekid=990)


***

Ramazan'da bizde sofradan eksilmeyen bir lezzettir paça. Oruçlar açıldıktan sonra küçük tabaklardaki çorbaların ardından hemen yemeğe başlanmaz. gelen çaylarla birlikte sofradaki iftariyelikler( köfte, peynir, zeytin, salam... vs.) yenir. bu iftariyelikler arasında en önemli olanı paçadır.


yukarıdaki tariften daha çok sevdiğim bir lezzet vardır ki o da bayram yemeklerinde hazırlanır. onun da adı paça'dır.
Bayramlarda bizde kahvaltı yapılmaz. bayram namazı ve kabristan ziyaretlerinden sonra eve toplanan aile önce bayramlaşır sonra gayet leziz yemeklerin yenildiği bayram sofrasına oturur. bu sofrada daha sonra bahsedeceğim bir hamur işi olan valangi, pirinç tepsija, bir et yemeği ve sarajlija tatlısı eksiksiz hazırdır. ve de baklavanın arda kalan hamurların birleştirilip tek tek tepsiye açılmasıyla ve üzerlerine dökülen et suyu ile haşlanması ile oluşan çok özel büreğe benzer bir hamur işi vardır. işte bunun da adı Paça'dır. bu böreğe benzer hamurişinin üzerine sos olarak yukarıda bahsi gecen rumeli paçası konup afiyetle yenir...

ben bu paçayı geleneksel ramazan Arnavut yemeği olarak bilirdim...Hatta Sn Brtastvo'yu da bu noktada kobay olarak kullanmışlığım vardır;)

šLjiVoVicA
2. October 2007, 20:22
ben bu paçayı geleneksel ramazan Arnavut yemeği olarak bilirdim...Hatta Sn Brtastvo'yu da bu noktada kobay olarak kullanmışlığım vardır;)

doğrudur... anne tarafından şiptarlık vardır biraz... sentez yapıyoruz biz de böyle. :)

vodolia
8. October 2007, 09:27
http://img237.imageshack.us/img237/5723/pekmezzd8.jpg

kış mevsiminin enerji yiyeceklerinden birisidir pekmez ama 'domaci pekmez';).... ana malzemesi erik (šljivovicanın yapıldığı erik)...çocukluğumun sonbahar manzaralarından birisidir, kırda yakılan odun ateşi üzerindeki kocaman kazanların etrafında kalabalık kadın grubu tarafından sürekli karıştırılarak pişirilen pekmez ...havadaki odun kokusu ve pekmez kokusunun karışmasıyla iştahımız kabarmış bir şekilde ateşin etrafında toplanmış, güzel bir muhabbet eşiliğinde sabırsızca bekliyoruz...pişse de yesek

vodolia
11. October 2007, 11:14
veee işte Bayram sabahının vazgeçilmezi..ama ben bu bayram maalesef yiyemeyeceğim çünkü evimde olamayacağım:(...pita sa sirom ve üstüne de ailece içilen bayram kahvesi :)

http://img117.imageshack.us/img117/8941/pitasasirommp2.jpg

daleka ljubav
11. October 2007, 11:22
offff valla canım çekti oruçlu halimle :( Ramazan'ın son gününde günaha girdiniz artık :D Neyse, bayram dönüşü yaparsınız artık ta yeriz afiyetle :p

šarenalaža
11. October 2007, 11:32
ben o zevki yanında bir de brijan ile tadıp öyle izmire gitmeyi düşünüyorum:)
ama öncesinde muhakkak mezarlık ziyareti yapılır ve amcamlarda aç karnına kahve içilir.

lazkizi
11. October 2007, 17:25
veee işte Bayram sabahının vazgeçilmezi..ama ben bu bayram maalesef yiyemeyeceğim çünkü evimde olamayacağım:(...pita sa sirom ve üstüne de ailece içilen bayram kahvesi :)

http://img117.imageshack.us/img117/8941/pitasasirommp2.jpg

Yani varya bu bölüme yazı yazdığım vaki değildir, ama nasıl canım çekti anlatamam. Sevgili macugalı Vodolia bilmem anlatabildim mi, bana gelirken eliniz boş gelmeyin lütfen :):rolleyes:

sirota moja
11. October 2007, 18:36
oburuşa daynamam ne kadar tok olsamda!boyle bir tat olmaz tadına doyum olmaz zaten

vodolia
15. October 2007, 11:23
Mubadil Mutfağı..............

http://www.lozanmubadilleri.org/yemekler.htm

vodolia
18. October 2007, 11:07
ciğeri yiyebildiğim tek şekil :)...Arnavut ciğeri ;)

http://img149.imageshack.us/img149/2082/cigersa2.jpg

Arnavut Ciğeri

MALZEMELER
2 baş soğan
1 koyun karaciğeri
1/2 su baradağı un
1/2 demet maydanoz
1.5 çorba kaşığı kırmızı biber
1 bardak zeytinyağ (ya da mısırözü yağ)
tuz

4 Kişilik !!!

HAZIRLANIŞI:
Karaciğerin ince zarını soyun, sinirli kısımlarını çıkarın. Daha sonra karaciğeri bir tahta üzerine koyup, fındık iriliğinde parçalar doğrayın. Bu parçaları büyük bir kabın içine koyun ve üzerine bir kaşık kırmızı biber serpip iyice karıştırın. 30 dakika kadar dinlendirip, ciğer parçalarını önce bol una bulayın ardından üzerindeki fazla unun dökülmesi için silkeleyin ve içinde bir bardak zeytinyağı kızdırdığınız tavanın içine birer avuç birer avuç atın. Karıştırarak yaklaşık bir dakika pişirdikten sonra delikli kepçe yardımıyla yağını süzüp, servis tabağına alın. Ciğerin pişiridikten sonra üzerine biraz tuz serpin. Tavadaki yağın dörtte birini alın, üzerine yarım çorba kaşığı kırmızıbiber koyun. Ateşte iyice karıştırdıktan sonra, biberli yağı ciğerin üzerine gezdirip, dökün. Bu arada, ince ince doğrayıp, tuzla ovduğunuz soğanın suyunu süzün. Sonra, temizleyip ince kıydığınız maydanoz ve soğanı karıştırarak piyaz yapın ve bu piyazı servis tabağının kenarına koyup, ciğerle birlikte servis yapın.

vodolia
5. November 2007, 17:54
%100 kömür ateşinde pişirilen, %100 dana etinden oluşan katkısız meşhur, filibe köftesi...şiddetle tavsiye edilir;)

http://img442.imageshack.us/img442/6388/filibe1ui1.jpg

http://img411.imageshack.us/img411/6465/filibe2lh1.jpg

http://img442.imageshack.us/img442/7948/filibe3yg7.jpg

dahilaga
16. November 2007, 21:40
eeee...grafce tavfce nerde..pazi pitesi nerde..isirgan otlu burek nerde..
olmuyor boyle..pleskavitsa nerde..sonra tatli konusu biraz zayif kalmis.
Florinali Arnavutlarin meshur Lakror u nerde..
rica ediciim..

šLjiVoVicA
16. November 2007, 22:19
eeee...grafce tavfce nerde..pazi pitesi nerde..isirgan otlu burek nerde..
olmuyor boyle..pleskavitsa nerde..sonra tatli konusu biraz zayif kalmis.
Florinali Arnavutlarin meshur Lakror u nerde..
rica ediciim..

onları da sizden bekliyoruz sn. dahilaga :)

vodolia
19. November 2007, 11:30
eeee...grafce tavfce nerde..pazi pitesi nerde..isirgan otlu burek nerde..
olmuyor boyle..pleskavitsa nerde..sonra tatli konusu biraz zayif kalmis.
Florinali Arnavutlarin meshur Lakror u nerde..
rica ediciim..

araştırmalarımız sonucu edindiğimiz bilgilere göre Florinalı Arnavutların meşhur Lakror aşağıdaki gibi bir şeymiş...yanlışsak düzletin lütfen..

http://img266.imageshack.us/img266/9228/lakrorpz5.jpg


açılan börek hamurlarının içlerine malzeme konmadan
pişirilmesinden sonra, bir tarafta yağlı kuzu eti haşlanır. daha sonra
haşlanmış etler soğanla ve domatesle pişirilir. sıcak börek kesilir,
üzerine et suyu dökülür. son olarak üstüne kuzu eti konur ve servis
yapılır.

dahilaga
19. November 2007, 12:05
Duzeltecek bir sey yok hocam.Bunu direk duzeltmeden yiyeceksin.Sogumasin.:D

Bir de tatli lakror var.Zeytinyagli bir hamur aciliyor.Cok ince olarak alta dort kat.Ondan sonra muhallebi pisiriliyor.Yufkanin ustune seriliyor.(muhallebi cok az ama cok az tuzlu olacakmis).Ustune 2 yumurta cirpilip suruluyor ve firina veriliyor.Yumurta ustu kizarsin diye..

Etlisinde soyle bir sorun var.Anadolu kuzusu kendine has bir kokuya sahip.O yuzden yaglisi bazen yenilmeyecek kadar et kokuyor.Kokmayan kuzu bulmak lazim.O da cok zor.Ya Trakya dan ya Bursa dan gelen hayvan olacak.oteki turlu yagli koyun eti riskli bir mesele..

kakavje
19. November 2007, 13:54
Duzeltecek bir sey yok hocam.Bunu direk duzeltmeden yiyeceksin.Sogumasin.:D

Bir de tatli lakror var.Zeytinyagli bir hamur aciliyor.Cok ince olarak alta dort kat.Ondan sonra muhallebi pisiriliyor.Yufkanin ustune seriliyor.(muhallebi cok az ama cok az tuzlu olacakmis).Ustune 2 yumurta cirpilip suruluyor ve firina veriliyor.Yumurta ustu kizarsin diye..

Etlisinde soyle bir sorun var.Anadolu kuzusu kendine has bir kokuya sahip.O yuzden yaglisi bazen yenilmeyecek kadar et kokuyor.Kokmayan kuzu bulmak lazim.O da cok zor.Ya Trakya dan ya Bursa dan gelen hayvan olacak.oteki turlu yagli koyun eti riskli bir mesele..

of mis gibi koktu ortalık sayın dahilaga, olsa da yesek mübarek:)

sitedeki en sevdiğim yerlerden bir girince doyuyorum vallahi:D

vodolia
19. November 2007, 14:37
Arnavutlar çok doyduklarını belirtmek için 'pırasa bile olsa yiyemem' derlermiş..doğru mudur?:)

Pırasa pidesi...(Arnavut Böreği)


http://img248.imageshack.us/img248/8891/prasapidesikn5.jpg

Malzemeler

6 su bardağı un
1 tatlı kaşığı tuz
3-4 su bardağı oda ısısında su
1 bağ pırasa
1 kaşık yoğurt
1 kaşık salça
Tuz
1 su bardağı sıvı yağ

Yapılışı:

Un ve tuzu hamur leğenine alıp, suyu azar azar ekleyip kulak memesi kıvamında bir hamur elde edin.üzerini örtüp 5-10 dk. dinlenmeye bırakın.
Pırasaları yemeklik soğan doğrar gibi kıyıp yarım çay bardağı sıvı yağ ile kavurun.Pırasalar yumuşamaya başladığında bir kaşık salça, tuz ve 1 çay bardağı su ilave edip üzerini kapatıp kısık ateşte 10 dk.kadar pişirin.ocağı söndürüp 1 kaşık yoğurdu ekleyip karıştırın ve soğumaya bırakın.
Hamuru 22 eşit bezeye bölün.Her bezeyi oklava ile tabak büyüklüğünde açın.Açtığınız hamurları 10-12 olmak üzere ikiye bölün.her hamurun arasına 1-2 kaşık sıvı yağ döküp her yerine yayın.
ilk 12 bezeyi bu şekilde hazırlayıp üst üste koyun.elinizle kenarlarına (birbirine yapışması ve açarken kaymaması için) sıkıca bastırın.Bu şekilde merdane vaya oklava ile yada eliniz ile hamuru mümkün olduğu kadar (yarım cm.) açarak inceltin.Kenarlarından biraz taşacak şekilde tepsiye döşeyin.
Pırasalı harcı tepsiye döşediğiniz hamurun üzerine boşaltıp yayın.
Aynı yağlama ve açma işlemini ikinci 10 hamurada uygulayıp pırasaların üzerine örtün.Yanlardan taşan kısmı içe kıvırıp üzerine çatalla bir kaç delik açın.
200 C derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

dahilaga
19. November 2007, 15:53
Sn.Vodolia

Pirasa konusunda soyle bir hikaye anlatilir.
Bir gun has bir Arnavut İstanbul da bir eve misafirlige gider.Misafir oldugu aile Rumelinde misafirin ne demek oldugunu iyi bildigi icin agirlamak adina elinden gelenin fazlasini yapar ,sofrada kus sutu eksiktir.Bir de malum bizimkilerde israr nezaket icabi oldugu icin (israr etmezsen bozulurlar) adamcagizin onune onu da ye bunu da ye diye ne varsa koymuslar.Garibim Arnavut "more plasa" (O bolgedeki Arnavutcada "yeter" manasina geliyor)" more plasa " dedikce aman misafir pirasa istiyor diye tabaga koydukca koymuslar.Pirasa da cok guzel olmus mubarek.Bizim Arnavut yedikce yemis artik olecek halde..Aman demis bundan sonra "artik pirasa olsa da plasa.."

Boyle bir rivayet vardir.

vodolia
20. November 2007, 12:14
gerçi başlığın ismi 'vazgeçemediğimiz tatlar' ama vazgeçtiğimiz bir tat olan 'cul şerbe' (gül şerbedi) anlatmak istediğim...bendeki anlamı 'bir anneanne tadı' olmasıdır..kokulu güllerin (şimdi güller neden kokmaz:rolleyes:) suda damıtılması ile hazırlanan bir içecek... limon da pek bir yakışır bir bardak soğuk gül şerbedine :)

http://img214.imageshack.us/img214/8619/culserbehf9.jpg

bir de şöyle bir detay vardır, güzel mutlu olayların tebrik ziyaretlerinin ikramıdır ayrıca...ve şöyle denir 'idem na şerbe'

svet
24. November 2007, 19:23
Gül şerbeti, bana da nanomu hatırlatır. Hala arasıra bahçemizdeki güllerden yapar içeriz. Gül şerbeti, özellikle (reçelini de yapabileceğiniz) peygamber gülünden yapılır, bu gül, yoğun kokusu ve katmerli yapraklarıyla çiçekçilerde gördüğümüz güllerden farklıdır biraz.



Tarifini şöyle vermeye çalışayım:

Topladığınız gül yaprakları, öncelikle sudan geçirilir, sonra bir cam kavanoza aktarılır, üzerine kavanozu dolduracak kadar su ve birkaç parça limon tuzu konur. Kavanozun ağzı kapatılır ve güneşli bir yerde birkaç gün bekletilir. Gül iyice rengini bıraktıktan sonra, kavanoz açılır ve karışım süzülür. (Bu arada şerbeti, soğuk içmek isterseniz, buzdolabında da saklayabilirsiniz.) Karışım, bardaklara dökülür, üzerine arzu edildiği miktarda su ve şeker katılır.


Bende de -çocukluğumda nanomla gittiğim “u mahalu”larda sık sık karşılaştığım ve sonradan aslında tipik bir Osmanlı geleneği olduğunu öğrendiğim- reçel ve su ikramı, vazgeçemediğim bir tat bırakmıştır. Ne yazık ki, artık pek karşılaşamadığımız bir inceliği yansıtıyor bu ikram... Misafirliğe gidildiğinde, ilk olarak, kahveden de önce, cam ya da porselen reçelliklerin içinde mutlaka taneli bir reçel, yanında birer bardak su ikram edilirdi.

šLjiVoVicA
14. December 2007, 16:07
Ćevapčići


http://upload.wikimedia.org/wikipedia/bs/thumb/d/d4/Cevapi.jpg/300px-Cevapi.jpg


Ćevapi (Sg. u kolokvijalnom govoru se često miješa č i ć: ćevap, čevap, rjeđe: čevab, Sg. u službenom pisanom bosanskom: ćevapčić, Pl. ćevapčići), bosanski nacionalni specijalitet sa roštilja i najpoznatiji bosanski brand u inostranstvu. Riječ je o malim valjušcima od mljevenog mesa, mahom teletine, sa dodatkom bijelog i crvenog luka, te različitih začina. Prosječna dužina ćevapa je oko 5 cm. Ćevapi se prže na roštilju, a tradicionalno se služe u lepinama natopljenim sosom od prženja, uz dodatak sitno sjeckanog crvenog luka. Ćevapi se mogu služiti i uz rižu, pržene krompiriće (pomfrit), salatu, ajvar (http://balkanskidom.com/showpost.php?p=3415&postcount=17), no to je uglavnom praksa u inostranstvu. Ćevapi se tradicionalno služe u ćevabdžinicama, specifičnim bosanskim lokalima posebnog kolorita, gdje se osim ćevapa na jelovniku nerijetko mogu naći i ostala, slična jela sa roštilja. Uz ćevape se mogu služiti i mliječni proizvodi kao: jogurt, kiselo mlijeko, kefir ili kajmak u lepini. Ćevapi se u Bosni i Hercegovini služe u različitim porcijama od po pet (mala u Livnu i Prijedoru ili školska u Travniku), deset (mala u Travniku, velika u Bihaću ili studenska u Bosanskom Šamcu), petnaest (srednja u Travniku) i više komada, a postoje i regionalne razlike u spravljanju i obliku ćevapa (posebno ili u snopovima od po četiri ili pet). Tako su najpoznatiji banjalučki, travnički i sarajevski ćevap, a najpoznatije nacionalne ćevabdžinice (danas i prije): "Ajla" (Travnik), "Karalić" (Travnik) "Mujo" (Banja Luka), "Lutvina" (Travnik), "Bajra" (Travnik), "Željo" (Sarajevo), "Hodžić" (Sarajevo), "Devetka" (Sarajevo), "Kurto" (Sarajevo), "Mrkva" (Sarajevo), "Hari" (Travnik), "Bosna" (Travnik) "Menzura" (Livno), "Huso" (Livno), "Tri Lipe" (Bosanski Šamac), "Limenka" (Tuzla), "Salčinović" (Zenica), i druge.


http://farm1.static.flickr.com/53/108370660_cb2a844b48.jpg?v=0



Recept za ćevape:

Sastojci za 4 osobe
Smjesa za ćevape
400 g junetine bez kosti
100 g goveđeg loja
2 g kuhinjske soli
Ostalo
4 kom lepina (somun)
200 g crvenog luka
1 kom kocka za goveđu supu
2 dcl kiselog kajmaka


Meso i loj se isjeku na sitne kockice i zatim samelju u stroju za mljevenje mesa. Dobivena smjesa se posoli i malo promiješa rukama, a zatim ponovno samelje u stroju. Dobivena smjesa se mijesi rukama 15-20 minuta, a zatim se ostavi u frižideru da odstoji 10-12 sahata na temperaturi 5-10 stepeni Celzijusa. Ćevapi se formiraju od smjese pomoću lijevka kroz koji se protjeruje smjesa. Svaki ćevap je dugačak 3-4 cm.

U lonac naspite 0,5 litra vode i kada prokuha ubacite goveđu kocku za supu. Nakon 5 minuta kuhanja supu skinite sa vatre. U supu se neposredno prije roštiljanja namoče rasječene lepine (somuni). Ćevapi se zajedno sa lepinama roštiljaju, a kada su pečeni stavljaju se unutar rasječene lepine (somuna).

Lepine (somuni) sa ćevapima se serviraju na tanjiru na koga se stavi malo isjeckanog crvenog luka i po želji malo kiselog kajmaka.



***


Malzeme

1 Çorba Kaşığı tereyağı
2 adet soğan
2 diş sarmısak
500 gr kuzu kıyması
500 gr dana kıyması
2 kalın dilim ekmek
1 yumurta akı
1 tatlı kaşığı tuz
1 çorba kaşığı kırmızıbiber
1 kaşık ucu pul kırmızıbiber



Tarif

Küçük bir tencerede yağı orta ateşte eritiniz. Yağ kızınca soğanların yarısını ve sarmısakları koyup 10-12 dakika, arasıra karıştırarak kavurunuz. Tencereyi ateşten alıp, soğan ve sarmısakları büyük bir kaseye boşaltınız. Kuzu kıyması, danakıyması, ekmek içi, yumurta akı, tuz, kırmızıbiber ve pul kırmızıbiberi ekleyiniz. Malzemeyi çatalla iyice karıştırınız. Ellerinizle harçtan ceviz büyüklüğünde köfteler yapınız. Köfteleri bir tabağa koyup üsütünü mumlu kağıtla örterek, buzdolabında en az 1 saat, köfteler sertleşene kadar bırakınız. Önce ızgaranızı iyice kızdırınız. Tabağı buzdolabından çıkarıp köfteleri şişlere geçiriniz. Köftelerin her iki yanlarını 4'er dakika, renkleri koyu kahverengi olana kadar ızgarada kızartınız. Şişleri ızgaradan çıkarıp üstlerine kalan soğanı serperek servis ediniz. Not: Yugoslav mutfağının başlıca yemeklerinden olan bu kebabı, şişte yada servis etmeden hemen önce şişten çıkararak, yanında arnavut biberi ve pilavla servis edebilirsiniz.


http://farm2.static.flickr.com/1045/734243658_d93cdce0b8.jpg?v=0



!! Çok Önemli Not !!:

** Sarajevo Basčaršija'ya gidip de Ćevabdžinice Zeljo'da ćevapčići yemeden dönerseniz eğer size çok gülüyorlarmış... Aman Kakavje duymasın, yanında bir de sarajevsko çok iyi oluyormuş! :whistle:




Kaynaklar:

Wikipedia (http://bs.wikipedia.org/wiki/%C4%86evapi)
Ćevapčići (http://www.ankararehberi.com/formgos1.wc?sab=40&agac1=26030&aktkodu=37396)

šLjiVoVicA
16. December 2007, 22:59
Valangi


http://img505.imageshack.us/img505/1946/adszgg1.jpg (http://imageshack.us)




Belki biraz erken ama bugün anneannemin evinde bir Valangi telaşesi vardı... Kokuları yavaştan burnuma gelmeye başladı... Valangi, yapılışı hayli meşakatli olan bir tür börektir. Böreğin atasıdır desem abartmış olmam herhalde :) Bayram sofralarından eksilmeyen bir lezzettir. Yapılmaya başlamadan önce alanditi denen özel yufkaya benzer bir hamur hazırlanır. Un ve su belirli ölçülerde karıştırılır. ( su yeride süt de kullanılabilinir.) Elde edilen sıvı fakat koyu karışım usule uygun olmak isteniyorsa odun ateşinin üzerinde pişen kızgın taşın üzerinde oklava ile incecik açılır. Elde edilen bu alanditilerin araları sıvı yağ ile yağlanıp kat kat üst üste konmasıyla oluşan katmerli börek fırına verilir. Ve Valangi oluşur. Kat sayısı değişebilir. Fakat hayli fazladır. Daha sonra Valangi kare kare dilimlenerek servise hazır hale getirilir. İçine keyfe göre konan peynir, salça... ile bayram sabahlarını şenlendirir.
Tam yemek tarifi gibi oldu o yüzden öyle bitireyim.
Afiyet olsun ;)


not: sanırım çok zahmetli yapımından dolayı bayramlar dışında bizim evde yapılmıyor. ( yani şimdilik şafak 4 tür :) )

sancho
27. January 2008, 00:59
http://img412.imageshack.us/img412/4517/takitmaum4.jpg

Malzemeler :

2 Su bardağı süt

1 Su bardağı su

1 Tatlı kaşığı tuz

1 paket kabartma tozu

1 Adet yumurta

Aldığı kadar un

Hazırlanılışı :

Sütü, su, yumurta ve tuzu bir kasede karıştırın. Kabartma tozunu ekleyin. Elenmiş unu yavaş yavaş ilave ederek cıvık bir hamur haline gelinceye kadar karıştırın. Sonra çok az yağlanmış teflon tavaya bir kepçe yardımı ile hamuru ince olarak dökün ve yayın. Hamuru alt üst ederek pişirin.

İÇİNE BAL,REÇEL, PEYNRİR, DAMAK ZEVKİNİZE GÖRE SERVİS YAPABİLİRSİNİZ


AFİYET OLSUN


http://farm1.static.flickr.com/200/440156209_c0559f5075.jpg

http://www.dkimages.com/discover/previews/1215/10478684.JPG

http://www.ukalichapv.cz/1/jpg/X%20palacinka%20s%20broskvi.jpg

http://i.lidovky.cz/06/013/lncl/BAT107df7_lisky.jpg

vodolia
8. February 2008, 09:32
Ajvar ... offff offff !! :)


http://img512.imageshack.us/img512/7366/peperyi3.jpg (http://imageshack.us)

Yazdan balkonlara asılıp kurutulan kırmızı biberlerin közlenip öğütülmesi ile oluşan içine közlenmiş patlıcan ve sarımsak da konulabilen tıpkı soka gibi soğuk kış gecelerinin kurtarıcısı nefis tattır ajvar... bir çeşit biber salçasıdır.

http://img105.imageshack.us/img105/3589/275097480716a9fb246tv8.jpg (http://imageshack.us)http://img105.imageshack.us/img105/9025/jkghjpl4.jpg (http://imageshack.us)

ev yapımı olması mühim meseledir... yapılışı zahmetli fakat eğlenceli yemesiyse bir o kadar keyif vericidir.:cool:
pljeskavica içerisine, köfte yanına, kızarmış ekmekler üzerine... her şekilde harika bir tattır!...

http://img167.imageshack.us/img167/2300/adszmf5.png (http://imageshack.us)

aşağıdaki haber oldukça ilginç:) Makedonya ulusal yiyeceği olarak tesçil ettirmek istiyor ama tüm Balkanlar'da yapılıyor ve tüketiliyor:confused:


Makedonya, popüler Balkan yemeğini ulusal yemek olarak tescil etmek istiyor

Güneydoğu Avrupa'da yaygın olarak yenen ve kırmızı biber ve patlıcandan yapılan ayvar, bölgeden bölgeye hafif farklılıklar gösteriyor ve sonbaharda evlerde geleneksel olarak yapılıyor. Pek çok ülkede bulunmasına karşın, Makedon hükümeti bu ürünü Makedon Ayvarı marka adı altında tescil ettirmeye çalışıyor.

Sanayi Malları Enstitüsü tarafından ticari marka verilirse, marka belli bir coğrafi kökene sahip bir ürün olarak koruma altına alınabilir. Tarım bakanlığına göre, o zaman da Makedonya ithalatçı ülkelerle yapacağı ikili anlaşmalar yoluyla uluslararası koruma arayabilir.

Ancak Enstitü, bir Sloven şirketinin Almanya'da daha önceden bu ürünün patentini almaya çalıştığını söylüyor. Ayvar bir ezmenin genel adı olduğu ve bu yüzden de bir ülkenin malı olarak ticari marka korumasına tabi olmadığı için bu girişim başarısızlıkla sonuçlandı.

Üsküp yine de vazgeçmiyor. Hükümet sözcüsü İvica Bocevski, "Makedon hükümeti ayvarı dünyaca ünlü bir ürün haline getirmeye çalışıyor." diyerek şöyle devam etti: "Markalaştırma, ürünün içindekilerle birlikte standartlaşmasına ve preparatının etiketlerde listelenmesine olanak sağlayacaktır. Bu da yurt içinde ve dünya pazarlarında kalite ve rekabet gücünü güvence altına alacaktır."

Hükümet ezmenin içindekiler, tarifi ve üretimi konusunda standartlaştırılmış protokoller hazırlaması için bir çalışma grubu kurdu. Üreticiler katı kurallara uymak ve kalite kontrol için yılda bir defa Teknoloji ve Metalurji Fakültesine numune göndermek zorunda kalacaklar.

Makedon makamları ayvarın farklı adlar altında bir çok ülkede üretildiğini kabul ediyorlar. Ancak "Makedon Ayvarı" söz konusu olduğunda, kalitesi devlet kurumları tarafından onaylanmış, geleneksel ve yerel bir çeşni için koruma istediklerini iddia ediyorlar.

Southeast European Times için Üsküp'ten Zoran Nikolovski'nin haberi - 07/02/08

šLjiVoVicA
8. February 2008, 12:41
Eminim ki Makedonya'ya böyle bir tescil verilmeyecektir. Ve ben türküde, şarkıda, yemeklerde, tarihte, kıyafetlerde, halk oyunlarında hatta ve hatta milletlerde; balkanlarda - özellikle eski yugoslavya ülkeleri arasında - bir ayrışma yapmaya çalışanın zararda olduğunu düşünüyorum her dem!...

neybendirzikir
8. February 2008, 19:30
Diplomasi dersinde hocamız, haberin birinde "zengin Türk mutfağı" ifadesi geçince sinirlenmişti."Türk mutfağı zaten zengindir,Balkanlardan Musula kadar Osmanlı tadı dünyanın en lezizidir,aman arkadaşlar sözcüklerimize dikkat edelim " diye uyarmıştı bizleri.

Hakikaten syfalarca tarif....
Ben de bir Beyat olarak güzel bir tarif vereyim:)

TÜRKMEN PİLAVI


hazırlama: 20 dakika
pişirme: 25 dakika

1 kg. iri kuşbaşı kuzu eti
1 kg. pirinç
1 kg. domates
1 kg. havuç
250 gr. kuru üzüm
250 gr. kuru kayısı
4 baş soğan
5 diş sarımsak
2,5 litre su (pirincinize göre değişebilir)
sıvıyağ
tuz

Soğanları soyun, ince ince kıyın. Havuçları soyun, parmak kalınlığında ve 3-4 cm. uzunluğunda kesip bir kenara bırakın. Domatesleri yıkayın, ufak ufak doğrayın.

Bir çevirdikten sonra domatesleri ilave edin. Sebzeleri ezmemeye çalışarak tekrar domatesler eriyinceye kadar karıştırarak kavurun. Kaynamış suyu ve tuzu tencereye ilave edin. Kapağını kapatıp 25 dakika pişmeye bırakın.

Pirinçleri yıkayın ve kaynayan sebzelere ilave edin. Yıkanmış kuru kayısı ve kuru üzümleri bütün olarak atın. Bir kere karıştırıp, kapağını kapatın ve 25 dakika pişirin. Piştikten sonra dinlenmeye bırakın. Daha sonra kevgirle altüst edip sıcak sıcak servis yapın.

Sarımsakları soyup ikiye bölün. Tencereye sıvıyağı koyun, kızdırın. Etleri içine atın ve kevgirle karıştırarak pembeleşinceye kadar 5 dakika kavurun. Soğanları ilave edin birlikte tekrar 5 dakika kadar çevirin ve havuçları ekleyin. Tekrar karıştırıp, havuçlar biraz sararınca, sarımsakları atın.

neybendirzikir
8. February 2008, 19:33
Sarmısak ve soğanı isteğe bağlı kullanıyoruz.

Mesela ben 1 tanecik kullanıyorum onu da iyiiiice pişiriyorum:)

Ćevapčići gibi yapmıyorum yani....

šLjiVoVicA
13. February 2008, 00:44
Tavce Gravce


http://www2.serbiancafe.com/kuvar/img/1079_gravce_tavce_2.jpg


Yapılışına yakından şahitlik etmişliğim yoktur ancak fazlasıyla maharet gerektiren bir yemektir şüphesiz Tavce Gravce... Aslında herkes yapabilir... Ama herkes tam tadında yapamaz asla!... Fasulyeleri suyla ıslatırken, güveçte pişirirken, sonra suyundan ayrırıken hep bir dikkat gerektirir bu " asla vazgeçemeyeceğim tat "... Neyse ki bu tat, evimde sık sık lezzetli bir şekilde tekerrür etmektedir. Bu lezzetin hikmeti crvena piperler midir, annemin elleri midir, yoksa skopje hatırası; oranın toprağından yapılmış güveç midir bilemedim ?...


İngilizce Detaylı tarifi;

http://www.cybermacedonia.com/food.html

http://www.pula-online.com/images/articles/GravceNaTavce-1.jpg

šLjiVoVicA
14. February 2008, 15:41
Komat


http://bp2.blogger.com/_VQuRmQTGG9w/ReIW1LL-vPI/AAAAAAAAAFc/wKUVeKKFb5M/s320/IMG_0085+Kopie.jpg



Pırasa, un, süt, sıvı yağ, maya, salça, tuz, ve vegeta gibi materyaller ile yapılan pırasalı pizza görünümünde, makedonya'ya ait bir hamurişidir komat...
Türkçe tarifi internette mevcut imiş. Aşağıdaki linkten ulaşılabilinir:

Tıklayın (http://tatlilar-tuzlular.blogspot.com/2007/02/komat.html)

http://bp3.blogger.com/_VQuRmQTGG9w/ReIW1bL-vRI/AAAAAAAAAFs/aBv2QcUlGso/s320/IMG_0087+Kopie.jpg

vodolia
21. March 2008, 15:11
biz ''halva'' deriz un helvasına...Türk mutfağından Balkan coğrafyasına geçerken sadece bir harf değişikliği yaşamış bu lezzet....kandil akşamlarının vazgeçilmezi ve cenazelerin (evlerden ırak olsun) olmazsa olmazı..

http://img329.imageshack.us/img329/9472/halva1jb6.jpg

šLjiVoVicA
24. March 2008, 01:54
KİFLE


http://img146.imageshack.us/img146/2913/cimg1278jb9hp1.jpg (http://imageshack.us)




Kifle; bence kesinlikle dünyanın en güzel hamurişilerinden biridir. Yapımı gayet zahmetli olsa dahi çayların yanında eksik olmaz bizim evde. Sırf bu yüzden eve misafir gelmesini çok isterim bazen, annem misafire yapılan kifleden bana da ayırır muhakkak çünkü... :D
Daha güzel bir şekilde anlatabileyim diye biraz internette araştırdım lakin hiçbir şey bulamadım nedense... Hatta bazılarında "kifle" bir polonya hamurişisi olarak gösterilmiş, bazı sitelerde de macar!... :confused:
İnternette "kifle" hakkında bir şey bulamayışımın şöyle güzel bir yanı var ki aşağıda vereceğim tarif bizzat annemin kalın tarif defterindendir. :D

Olduğu gibi yazıyorum:

Malzeme:

- 1 su bardağı süt
- 1 su bardağı su ( ikisi de ılık olacak... ikisi de süt olabilir!)
- 1 su bardağı zeytin yağı
- 3 yumurta ( birinin sarısını üzeri için ayır)
- 1 paket maya
- tuz şeker
- 1 paket margarin
- un aldığı kadar ( 6.5 su bardağı)

hamuru burek hamuru gibi tut. kabarsın. ikiye ayır. 1 tanesini 8 e böl. margarini 8 e böl. küçük kravayları (?) aç. üzerine margarini sür. üst üste hamuru büyüt. 16'ya böl. öteki hamuru da aynı şekil yap. yağı yumuşak olsun.
not: toplam 32 tane çıkar.


- bu arada istediğiniz bir iç malzeme de koyabiliyorsunuz. -

:D:D:D:D

ben çözmek ve yazmak için baya bi efor sarfettim. (her şey balkanskidom için) annemin dilinde okuyabildiklerimi çözebildiğim kadar yazdım. umarım doğrudur :D
yapabilirseniz afiyet olsun :)


http://www.coolinarika.com/repository/images/_variations/2/2/22150f33fde0d5b22ab74b88fca00102_content_large.jpg


resimler internettendir. tarife göre yapılan çok daha güzel görünüyor.

vodolia
27. March 2008, 15:37
yaz geliyor:) ve ben boşnak usulü biberi şiddetle tavsiye ediyorum herkese, özellikle de kahvaltıda:PDT_Armataz_01_34:

http://img155.imageshack.us/img155/2107/paprike600x594ve2.jpg

Malzemesi:
1 kg çarliston biber
100 g beyaz peynir
5 yemek kaşığı zeytinyağı
1 fincan süt

Hazırlanışı:
Biberleri közleyip kabuklarını soyun. Tavaya dizin, üzerine zeytinyağı, peynir parçalarını ve bir fincan sütü ekleyin. Kısık ateşte kapağı kapatarak peynirler eriyinceye kadar bekletin. Sıcak olarak servis edin.

Not: Aynı yöntem ile kırmızı biberi de kızartabilirsiniz...

šarenalaža
27. March 2008, 15:45
yaz geliyor:) ve ben boşnak usulü biberi şiddetle tavsiye ediyorum herkese, özellikle de kahvaltıda:PDT_Armataz_01_34:

http://img155.imageshack.us/img155/2107/paprike600x594ve2.jpg

Malzemesi:
1 kg çarliston biber
100 g beyaz peynir
5 yemek kaşığı zeytinyağı
1 fincan süt

Hazırlanışı:
Biberleri közleyip kabuklarını soyun. Tavaya dizin, üzerine zeytinyağı, peynir parçalarını ve bir fincan sütü ekleyin. Kısık ateşte kapağı kapatarak peynirler eriyinceye kadar bekletin. Sıcak olarak servis edin.

Not: Aynı yöntem ile kırmızı biberi de kızartabilirsiniz...

Zeytinyağı yerine kajmak ile yapıldığında daha bir leziz olduğunu düşünüyorum. Yaz kahvaltısının vazgeçilmezlerinden bence:)
Kajmak her zaman bulunamıyor o ayrı ...

šarenalaža
12. April 2008, 10:43
Mübadele Böreği

• iç malzemeleri:
• 1 adet tavuk göğsü
• 1 orta boy kuru soğan
• 2 sivribiber
• tuz
• karabiber
• pulbiber
• milföyle yapılacaksa:
• 10 adet milföy hamuru
• susam
• yufkayla yapılacaksa:
• 2 adet yufka
• eritilmiş margarin
• yumurta sarısı


http://www.portakalagaci.com/photos/uncategorized/mubadele_boregi.jpg

Hazırlanması:
1. tavuk göğsünü kendi suyunda haşlayıp didikleyin.
2. soğanı ve sivribiberi soteleyin. tuz, karabiber ve pulbiber ekleyip didiklenmiş etle karıştırın.
3. milföyle yapacaksanız hafif erimiş milföy hamurlarını ortasına içten koyup talaş böreği gibi kapatın. üzerine susam serpin.
4. yufkayla yapacaksanız bir yufkayı serip üzerine erimiş margarin sürün. diğer yufkayı da onun üzerine koyun. onun da üzerine margarin sürün. yufkaların karşılıklı kenarlarını ortada birleştirin. diğer uçları da tepsinin büyüklüğüne göre katlayın. oluşan dikdörtgenin bir kenarına hazırladığınız içi koyun. yufkayı rulo yapın. yufkanın üzerine önce erimiş margarin sonra yumurta sarısı sürüp susam serpin.
5. 200C'de kızarana kadar pişirin.

šLjiVoVicA
28. June 2008, 22:07
İzlivaça (Klukuşa)


http://bp1.blogger.com/__JrLsrGKMaA/SA2oBhm8nqI/AAAAAAAAA1U/xd4eBHTlJg4/s200/izlivaca.jpg


Malzemesi:

2 su bardağı su
2.5 su bardağı un
1 kahve fincanı zeytinyağı
tuz

Üzeri için:

3 diş sarımsak (dövülmüş)
3 çorba kaşığı tereyağı
250 g yoğurt
Kırmızıbiber



Un, tuz ve suyu karıştırın. Çapı 35 santimetrelik yağlanmış tepsiye dökün. Kalan yağı da üzerine dökün. Fırına atıp üstü kızarınca çıkarın. Ilıklaşınca elinizle gelişi güzel parçalayın. Üzerine sarımsaklı yoğurdu dökün. Tavada yağı kızdırın, kırmızıbiber katıp izlivaçanın üzerine dökün.

šLjiVoVicA
22. July 2008, 00:18
Ljutenica ( Lutenitsa)


http://www.nova-djakovcanka.hr/de/img/proizvodi/ljutenica_m.jpg



Ljutenica özellikle Bulgaristan, sonrasında Makedonya ve Sırbistan'da oldukça popüler olan bir çeşit mezedir. Cips sosu olarak kullanıldığı, ekmeğe sürüldüğü, hatta kaşık kaşık yenildiği bile görülmüştür. Domates, bu mezenin ana maddesidir. Havuç, soğan, sarımsak, biber ve zevke göre çeşitli baharatlar özel bir şekilde doğranıp kıyılarak domatesle karıştırılır ve büyük bakır kazanlarda kaynatılır. Bulgaristanlı bir arkadaşım vasıtası ile yapılışının baya bir vakit aldığını bilmekteyim. Bizimkiler pek (hatta hiç) yapmaz. Zira Ljutenica'ya benzer ve ondan çok çok daha güzel olduğunu düşündüğüm bir meze vardır ki; o daha revaçtadır: Ajvar ;)
Ljutenica; kelime anlamı bakımından "Acının, Baharatın kızı" manasına gelse de tat olarak Ajvar'a oranla daha az acıdır.

šLjiVoVicA
27. July 2008, 13:16
Kumpir


http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/05/Kumpir2.jpg/320px-Kumpir2.jpg


Kumpir, Anadolu'nun bazı kesimlerinde "patates" kelimesinin karşılığı olarak kullanılmakla beraber, aslında fırınlanmış patatesin ezilmesi ile yapılan bir Arnavut yemeğidir.

Temel olarak patates özel fırınlarda pişirildikten sonra kabuğu yarılır. Çoğu zaman iç miktarını artırmak için bir başka patates daha kesilerek içinin yarısı veya tamamı buna eklenir. İçine tuz ve tereyağı veya margarin eklenip karıştırarak ezilir. Klasik olarak kabuğunun içerisinde servis edilir. Genellikle sade halinin üzerine çeşitli mezeler ve soslar konur.

En yaygın servis biçiminde patatese rendelenmiş kaşar peyniri de karıştırılır, haşlanmış sosis patatesin içine doğranır ve üzerine rus salatası koyulur. Bunların dışında mısır, zeytin, bezelye, mantar veya çeşitli mezelerle veya ağız tadına göre çeşitli malzemelerle de yapılabilir. Çoğunlukla ketçap ve mayonez gibi soslarla lezzetlendirilerek sunulur.

Alıntı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kumpir)


Ayrıca Slav dillerinde de Patatese verilen isim " Krompir " dir...

ferre
16. August 2008, 17:24
PAÇA

4 kişilik(2 yemek tabağı)

1 yumurta
1 yemek kaşığı sirke
4 yemek kaşığı un
2 baş sarımsak
2 tutam tuz
2 bardak su

Sarımsağı tuzla dövdükten sonra küçük bir tencereye yumurtayı , sirkeyi , unu , ve dövdüğümüz sarımsağı koyduktan son 2

bardak suyu ekleyiniz.Muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırıp kaynatınız ve tabaklara doldurunuz.

Sosu için;

Sucuk,Tavuk,Et Olabilir . Eğer bunlar elinizde yoksa 1 küçük tavaya 2 kaşık salça ile yağı karıştırınız ve üzerine aynı

Mantıya sos döker gibi gezdiriniz



BAYRAM PAÇASI


bayram sabahlarımızın vazgecılmez lezzetı olan paca


-YAPILI$I-
oncelıkle baklava hamuru hazrlanır bu hamur krava halınde parcalar kesılır bu kravalar yuvarlanır daha snra nısastaya batrılarak merdane yardımıyla braz buyutulr bu acılmıs kravları 5 tane ust uste gelmek kosuluyla arsına nısasta koyularak getrılır ve merdane yardımyla byutulur bu buyultulen hamur yaglanmıs tepsıye konur kenarları keslır fırına grmeden once uzerı yaglanır (daha kucuk bı paca yapılıcaksa baklavanın kenarlarıdan kalan parcalarlada yaplır)ve pısırılır


pacanın ıcı ıccın ıse ;kucuk bı tencerde 3-4 corba kasıgı yogurt 5-6 corba kasıgı un braz vegeta ve su bu karsım kaynayana kadar topaclanmasın dıe karstırılır ve ustune 2 dıs sarımsak 2yumurta sarısı atılır ve braz daha psırlır bu karısım tepsye dızdgımız parcaların ustune dokulur daha sonra bunun uzerıne kırmızı bıberlı yag gezdırılır ve dıdıklenmıs tavuk papcalrı konur ve servız yaplır





Mishoriz


Malzemeler

900 gram pilavlık pirinç
1 bütün tavuk
2 baş soğan
1 çorba kaşığı salça
yarım paket margarin


ÖnceTavuk 6-7 parçaya bölünerek tencerede haşlanır,soğanlar elle kesilerek, pirinç, yağ ve salça ile 40-50 cm çapında bir tepside kavrulur, aynı tepsiye dolana kadar tavuk suyu kaynar şekilde dökülür, tepsinin üzerine tavuklar yarısı pirince gömülür şekilde yayılır, 15 dakika önce yanmaya başlamış fırna 200 derecede atılır, tavuklar kızarmış, pirinç suyunu çekmiş olduğu zaman (yaklaşık 20 dakika) fırından alınır.







Kaymaçina


Malzeme (6 kişilik):

1 kilo süt
7 adet yumurta
2 su bardağı toz şeker

Hazırlanışı:

Derince bir kaba yumurtaların hepsini kırın. Toz şekeri üzerine ilâve edip köpük köpük olana kadar çırpın. Sonra da, sütü katıp çırpmaya devam edin. Fırına vermeden önce, cam bir kaba koyun. Ve, orta hararetli fırında pişirin. Tatlının üzerinde kahverengi gözenekler oluşana kadar yani, bir saat kadar- pişirmeye devam edin. Ve, soğuyunca ikram edin.








Arnavut Böreği


Malzemeler:


- Yarım kilo un,
- 1 yemek kaşığı tuz,
- Su,
- 1 paket margarin.

İçi İçin:


- İnce kıyılmış bol soğan,
- Domates,
- Bir tatlı kaşığı nane



Yapılışı:


Hamur kulak memesi yumuşaklığında yoğrulur. Dinlenmeye bırakılır. Bu arada içi hazırlanır. Bir tavaya bir kaşık margarin konarak eritilir. İçine ince ince doğradığımız soğanlar konup kavrulur. Üzerine küp küp doğradığımız domatesler ilave edilir. Birlikte kavrulur. İndirmeye yakın üzerine nane döküp karıştırılır. Hamur iki eşit parçaya bölünüp bir parçası yumurta büyüklüğünde parçalara ayırılır. Bu küçük parçalar fincan tabağı büyüklüğünde açılıp erittiğimiz bir paket margarinle yağlanarak üstüste dizilir. En üstteki yağlanmaz. Kenarları katlanarak dinlenmeye bırakılır. Bu sırada diğer hamur da aynı şekilde yapılır. Yapılan ilk hamur (çok ince veya kalın olmamak kaydıyla) tepsiye göre açılır. Üstüne hazırlanan iç koyulur. Diğer hamur da açılıp üstüne döşenir. Yağlanıp ısıtılmış fırına veilir. Sıcakken servis yapıp, içine de sirke serpilir.

Afiyet olsun.







Elbasan Tava


MALZEMELER (6 Kişilik )


500 gr Kuzu Eti (kemikli)
1 Su Bardağı Un
1 Su Bardağı Yogurt
2 Adet Yumurta
2 Yemek Kaşığı Margarin
1 Baş Soğan
Yeteri kadar tuz, karabiber, kırmızı pul biber
1 Çay Bardağı Su

HAZIRLANIŞI:

Bir kap içerisinde yağ ile doğranmış soğanı hafifçe öldürün. İçerisine etleri atın.

Bir çay bardağı su ile etleri orta ısılı ateşte pişirin.

Pişen etleri kemiklerinden ayırarak tuzlayıp bir tepsiye yerleştirin.

Üzerine karabiber ve kırmızı pul biber gezdirin.
Bir kapta yoğurt, yumurta ve unu top top olmaması için iyice çırpın.

İçerisine et suyunu ilave edip tekrar karıştırın.

Yapmış olduğunuz bu karışımı etlerin üzerine düzgünce dökün.
Üzeri kızarıncaya kadar orta ısılı fırında pişirin. Servis tabağına alın, sıcak olarak servise sunun... :)

ferre
16. August 2008, 17:40
Petla

1 yumurta
1 bardak süt
1 bardak un
biraz tuz

güzelce karistiriliyor. teflon tavaya çok az yag konuyor,
tava iyice Kızınca bir kepçe hamuru tavaya yayiyoruz.
Arnavutlarda biri evlendiğinde ertesi sabah gelin kaldırma diye bir adetimiz vardır gelen konuklara ikram edilir...


long (arnavutların sabah yemegi)


long eskiden beri süre gelmiş yemeklerden biridir
malzemeler:
5 kilo süt
2 kilo biber (biberler ama büyük ve etli olacak)
biraz tuz


tarifi:
ilk önce sütü ocaga koyarız biraz kaynatırız ama fazla degil sonra biberleri ve tuzu atarız içine hepsini beraber tekrara kaynatırız ( ama dikkat edin biberler yumuşasın yoksa biberler cig kalırsa güzel olmuyo ) daha sonra 1 veye 2 gün bekletiriz hem sogusun hemde biraz ekşisin diye sonra bir kaba koyup 4 veya 5 ay sonra yemege hazır hale gelir ve afiyetle yeriz



MAMALİGA


Tavsiyeler

Mutlaka oklava veya tahta kaşık kullanılması gerekir.

Malzemeler

1.5 litre su
250 gr
mısır unu
Tuz (damak zevkine göre )
200 gr tereyağı
1 çorba kaşıgı
kırmızı toz biber

Arzuya göre:

150 gr pekmez

Yapılış Tarifi

Derin bir tencerede su ve tuz kaynatılır.İçine 250 gr mısır unu yavaş yavaş,oklava veya tahta kalın kaşıkla koyu bir kıvama gelene dek karıştırılır.Hazır pişmiş olduguna kanaat verildiğinde tepsiye dökülür.Öte yandan tereyağı tavada kızdırılır ve tam olarak kararmamış durumdayken kırmızı toz biber içine eklenir ve oluşan karışım mamaligaya (tepsinin içindeki karışımın)üzerine dökülür.
Arzuya göre pekmez karıştırılır.Tereyağlı karışım yerine pekmez karışımı da kullanılabilir.

Afiyet olsun...

PİNCUR

1 büyük boy patlıcan
1, kilo acı biber
1 veya 2 diş sarımsak
yarım kilo domates
tuz
yağ (ayçiçek yağı)

ilk başta patlıcan biber ve domatesleri közlüyorsunuz.
sonra sarımsağı bir büyük çanakta dövecekle dövüp gerekli kadar tuz atıyorsunuz.
sonra közlediğiniz patlıcanları biberleri domatesleri ufak ufak kesip çanağa atıyorsunuz sonra dövüp ezme haline getiriyorsunuz üzerine yağını döküp yemek size düşüyor.. sonrada kuru fasulyayı da yanına yapıp (fırında) yiyiyorsunuz.(biber ağlatmazsa bir faydası olmaz görüşündeyim.)

afiyet olsun.


Kërlona


YAPILISI


1 kg. süt,iki yumurta,iki kaşık karbonat,bi paket vanilya,yarım
bardak sıvı yağ,bu karışıma göre su (fazla sıvı olmayacak
tepsiye kolayca yayılacak şekilde olsa yeterli)bu karışıma göre
un çok cıvık olmamalıdır yani kek hamuru kıvamı. bu karışım
tepsiye dökülür. fırına verilir. pişirdikten sonra bıçak yada
kaşık yardımıyla parçalanır(tiftik tiftik edilir) . sonra üstüne
kızgın yağ dökülür. tekrar ufalanır. üstüne isteğe bağlı olarak
ufalanmış peynir veya pekmez dökülür. afiyetle yenir.
yeni doğum yapmış ineğin sütünden yapılır ise esas lezzeti elde edilir.


PATLICANLI ARNAVUT SALATASI

Malzemeler
TUZ, KIRMIZI BİBER
3 DİŞ SARIMSAK
500 GR YOĞURT
1 KG PATLICAN


Yapılışı
PATLICANLARI FIRINDA VEYA MANGAL ATEŞİNDE
ÇEVİREREK KÖZLEYİN.KABUKLARINI SOYUP KÜÇÜK
DOĞRAYIN, TAHTA KAŞIKLA VEYA HAVANDA EZİN.
SARIMSAKLI YOĞURTLA KARIŞTIRIN.ÜZERİNE
ZEYTİNYAĞI VE KIRMIZI BİBER GEZDİREREK SERVİS YAPIN. KÖZLENMİŞ YEŞİL BİBER VE DOMATESTE İLAVE
EDEBİLİRSİNİZ.ETLERİN VE PİLAVIN YANINDA
VERİLEBİLDİĞİ GİBİ YALNIZ OLARAKTA SERVİS YAPILABİLİR.


Pulë Petka(Pulipetka)



MALZEMELER

1-Bir Adet Tavuk
2-Beş Adet Yufka
3-Bir Paket Tereyağı
4-Tuz


öncelikle tavuğu haşlıyoruz sonra bir tepsi yada saç üstünde
yufkaları pişiriyoruz yani çıtır çıtır oluyor sonra orta
büyüklükte onları bir tepsinin içine elimizle kırarak
yerleştiriyoruz sora haşlanmış tavuğuda üstüne
parçalıyoruz etlerini didikliyoruz sonra ve tavuk suyunu
yufkaları ıslatacak şekilde fazla hamur yapmadan bir
miktar döküyoruz üstüne bol ceviz döküyoruz ve en son
tabikii bol şekilde eritilmiş kızdırlımış tereyağını
gezdiriyoruz aman ceviz ve tereyağdan kısmayın

PETULA
Bizim adetlere gore yenı gelınler evlere mısafırliğe gıttıgınde yapılır.

malzemeler
1/2 un
1 paket yaş veya toz maya
1 tutam tuz
yeteri kadar su
toz şeker
sıvı yağ

yapılışı
un ile tuzu karıştırıp içine mayayı ekleyelim ve yeteri kadar su ile oldukca yumusak bır kıvamda mayalanmaya bırakılır.Hamur iyice kabarıp mayalandıktan sonra kasık yardımı ile kızgın yagın içine azar azar atılarak pişirilir.Piştikten sonra üzerine toz seker serpilerek afıyetle yenır.Arzu edenler recel ilede yıyebilirler ben sahsen oyle yapıyorum cok guzel oluyor.

aydemori
16. August 2008, 17:40
PAÇA
paca corbasinin arnavut yemegi oldugunu ilk kez burada duyuyorum. kadikoy'de bi lokantada gozume bir yazi carpmi$ti bir gun, kelle paca bulunur diye. o da mi arnavut yemegi acaba?

Mishoriz
mishoriz? tamam mish arnavutca'da et demek, oriz de pirinc. ama fonetik acidan boyle komik yansiyan bir sozcugu yine ilk kez burada duydum itiraf etmeliyim ki.

kaymacina'yi duymu$lugum gormu$lugum de var, hatta tatmaya yeltenmi$ligim de var.

arnavut boregini bilmem ama arnavutlar hamur i$lerini severler. elbasan tavanin da ne cok namini duydum ama bi turlu tatmak nasip olmadi.

ferre
16. August 2008, 17:42
Papara (Soğan Aşı)

Malzemeler:
100-150 gr parça et veya kıyma, 5-6 irice soğan, 1 kepçe sıvı yağ, 1 yemek kaşığı biber domates karışığı salça, tuz, yeteri kadar su, acıbiber, tandır ekmeği

Yapılışı:
Öncelikle etinizi tencerinize alın ve suyunu çekene kadar kısık ateşte kavurun. Piyazlık doğradığınız soğanlarıda ilave edip karıştırın ve yine kısık ateşte suyunu çekene kadar kavurun. Kavrulan soğanlara salçayı ilave edin. Ardından suyunu, acıbiberini ve tuzunu dökün.(biraz suluca olursa ekmekleri iyi ıslatır) 10-15 dakika kaynattıktan sonra ocaktan indirin. Tandır ekmeğinizin kenarlarını küp küp doğrayın ve genişçe bir tepsinize veya tabağınıza koyun ardından paparanızı üzerine döküp ekmekler yumuşadıktan sonra sıcak sıcak afiyetle yiyin.

Afiyet Olsun...

ferre
16. August 2008, 17:46
Üsküp Böreği



Malzemeler:
- 5 Adet Yufka
- 250 Gr Tereyağı Yada Margarin
- 2 Adet Yumurta
- 3 Çorba Kaşığı Yoğurt
- 3 Diş Sarmısak
- 3 Çorba Kaşığı Un
- 1 Tatlı Kaşığı Limon Suyu
- 1/2 Kg Haşlamalık Kuşbaşı Et (Süt Danası Veya Koyun Eti)


Yapılışı:
Eti haşlayıp,ısıtılmış basınçlı tencereye aktaralım.Üzerini 3 parmak geçecek kadar kaynar su ilave edelim.Etin daha lezzetli olması için tencereye doğranmış şekilde 1 havuç,1 soğan ve bir defne yaprağı ekleyelim. Tuzunu ekleyip,et yumuşayana dek haşlayalım.
Yufkaları yağlanmış fırın tepsisine buruşturarak serelim.Her yufkanın arasına eritilmiş yağ sürelim.Son katına da yağı sürüp,yufkaları kare dilimler halinde kesip,230 derecede ısıtılmış fırında pişirmeye bırakalım.
Bu arada sosu hazırlamaya başlayalım.3 çorba kaşığı yoğurda,3 çorba kaşığı un ve 2 adet yumurta ekleyelim.3 diş sarmısak ve limon suyunu da ilave edip,mikserle karıştıralım.Sonra 1,5-2 su bardağı su ekleyip,kısık ateşte sürekli karıştırarak,üzeri göz göz olana dek pişirelim.Koyu muhallebi kıvamına gelen sosu ateşten alalım.
Altı,üstü kızarana dek pişen yufkaları fırından alalım.Etlerin haşlandığı suyu soğutarak yufkaların üzerine 2-3 kepçe gezdirelim.Haşlanan etleri böreğin üzerine yayalım.Sosu da böreğin üstüne yayıp,üzerini düzeltelim.1 kaşık tereyağını eritip,toz kırmızı biber ekleyelim.Ve kırmızı biberli yağı sos üzerine gezdirip,tepsiyi tekrar fırına sürelim.5-10 dk daha pişirip,fırından alalım.Ilık olarak servis yapalım.

Afiyet olsun.


MALZEMELER
3 kasık un
4 kasık sıvıyag
2 domates
3 sıvrıbıber
1 patlıcan
braz tuz
1 kasık salca
2 ıds sarımsak
HAZIRLANISI
un sıvıyag ıle koyurenk oluncaya kadar kavrulur kavrudukdan sonra ııce karıstırılıp ıcıne ılk 2su bardagı su atılır ve boza kıvamına gelınceye kadr kaynatlır ıve bı kasık salca koyulur
ayrıyetten bıyerde domates bıber kavrlur
pantılancalar kızartılıp ıcıne 2 dis sarımsak konur ve uzerıne kavrulmus domates bıber eklenır daha sonra ıse unlu karsımın uzerıne konur ve ııyıce karıstırılır ve servız tabagına konur ıstege gore ıse yanına kofde kızartılır...
AFIYET OLSUN...

ferre
16. August 2008, 17:49
paca corbasinin arnavut yemegi oldugunu ilk kez burada duyuyorum. kadikoy'de bi lokantada gozume bir yazi carpmi$ti bir gun, kelle paca bulunur diye. o da mi arnavut yemegi acaba?


mishoriz? tamam mish arnavutca'da et demek, oriz de pirinc. ama fonetik acidan boyle komik yansiyan bir sozcugu yine ilk kez burada duydum itiraf etmeliyim ki.

kaymacina'yi duymu$lugum gormu$lugum de var, hatta tatmaya yeltenmi$ligim de var.

arnavut boregini bilmem ama arnavutlar hamur i$lerini severler. elbasan tavanin da ne cok namini duydum ama bi turlu tatmak nasip olmadi.



Arnavut böreğini mutlaka yemen gerekli..yapması zor olur fakat tadı harikadır.

šarenalaža
26. October 2008, 18:16
Begova - Bey Çorbası (Balkan Yemeği)


http://www.naturaturk.com/img/urun/naturamaks_begova_corbasi.jpg

--------------------------------------------------------------------------------
MALZEMELER
3 adet tavuk göğsü veya
3 büyük tavuk budu
1 adet büyük boy havuç
2 adet orta boy patates
1 su bardağı dolusu kurutulmuş ufak boy bamya
1 adet defne yaprağı
1 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı tereyağı

Üzeri İçin;
Doğranmış maydanoz

HAZIRLANIŞI
Öncelikle tavuk yıkanır ve varsa 1 demet maydanoz kökü ve defne yaprağıyla birlikte kaynatılır (kaynadıktan sonra defne yaprağı ve maydanoz kökünü çıkarıp, atın). Süzüldükten sonra kemiklerinden ayıklanır ve ince ince doğranır. Havuç ve patateste küp küp doğranır. Bir başka tencere içerisine tereyağı eritilir, un ilave edilir ve 3-4 dakika kadar kavrulur. Bunun üzerine süzülmüş 5-6 bardak tavuk suyu ilave edilir ve kaynamaya bırakılır.
Didiklenmiş et ve küp doğranmış sebzeler, daha önceden limonlu suda 15-20 dakika kadar haşlanmış bamya kaynayan çorbanın içine aktarılır ve sebzeler iyice yumuşayıncaya kadar pişirilir. En son olarak kremanın içine çırpılmış yumurta, un, limon suyu, tuz ve karabiber koyularak karıştırılır. Bu terbiye sürekli karıştırılarak çorbaya yavaş yavaş eklenir. Tekrar karıştırmaya devam ederek 7-8 dakika daha pişirip, ocaktan alınır. Üzeri maydanozla süslenerek servise sunulur.

šLjiVoVicA
4. December 2008, 23:42
Şampita




http://www.yemex.com/upload/450x450/sampita-kalori-1.jpg



Keki İçin :

8 adet yumurta sarısı
8 kaşık şeker
8 kaşık yağ
6 kaşık un
1 paket kabartma tozu
Köpüklü şerbeti için :
21 kaşık şeker
2.5 fincan su
8 adet yumurta beyazı


hazırlanışı


Kekinin malzemesini mikserde karıştırıp düz bir borcama dökün ve 175C'de 30 dk pişirin. Nar gibi olsun.
Kekin ilk 15 dakikasında şerbetin su ve şeker karısımını ocakta kaynatın ve cok ağır olmayan bir şerbet kıvamına getirin.
Son 15 dakikasinda da yumurta beyazlarını mikserde çırpmaya başlayın.
Yaklaşık bir 5 dk çırptıktan sonra çırpmaya devam ederken şerbet soğumadan yavaş bir şekilde eklemeye başlayın.
Bu arada keki fırından çıkarın, o müthiş sıcaklığı geçtikten sonra iyice çırpılmış olan köpüğü kekin üzerine dökün ve 1 gün buzdolabında beklettikten sonra servis yapabilirsiniz.

vodolia
5. December 2008, 09:01
Şampita




http://www.yemex.com/upload/450x450/sampita-kalori-1.jpg



Keki İçin :

8 adet yumurta sarısı
8 kaşık şeker
8 kaşık yağ
6 kaşık un
1 paket kabartma tozu
Köpüklü şerbeti için :
21 kaşık şeker
2.5 fincan su
8 adet yumurta beyazı


hazırlanışı


Kekinin malzemesini mikserde karıştırıp düz bir borcama dökün ve 175C'de 30 dk pişirin. Nar gibi olsun.
Kekin ilk 15 dakikasında şerbetin su ve şeker karısımını ocakta kaynatın ve cok ağır olmayan bir şerbet kıvamına getirin.
Son 15 dakikasinda da yumurta beyazlarını mikserde çırpmaya başlayın.
Yaklaşık bir 5 dk çırptıktan sonra çırpmaya devam ederken şerbet soğumadan yavaş bir şekilde eklemeye başlayın.
Bu arada keki fırından çıkarın, o müthiş sıcaklığı geçtikten sonra iyice çırpılmış olan köpüğü kekin üzerine dökün ve 1 gün buzdolabında beklettikten sonra servis yapabilirsiniz.

sn.šLjiVoVicA tam da bayram öncesi çok güzel bir tatlının tarifi vermişsiniz...şiddetle tavsiye edilir !!!..üzerinde krema gibi görünen beyazlık gözünüzü korkutmasın, köpüktür o;)...bir tek risk var! o da; köpüğün o kıvama gelebilmesi içi yumurtaların mutlaka taze olmasına dikkat etmek gerekir...

bittersweet
6. December 2008, 20:44
Şampita




http://www.yemex.com/upload/450x450/sampita-kalori-1.jpg



Keki İçin :

8 adet yumurta sarısı
8 kaşık şeker
8 kaşık yağ
6 kaşık un
1 paket kabartma tozu
Köpüklü şerbeti için :
21 kaşık şeker
2.5 fincan su
8 adet yumurta beyazı


hazırlanışı


Kekinin malzemesini mikserde karıştırıp düz bir borcama dökün ve 175C'de 30 dk pişirin. Nar gibi olsun.
Kekin ilk 15 dakikasında şerbetin su ve şeker karısımını ocakta kaynatın ve cok ağır olmayan bir şerbet kıvamına getirin.
Son 15 dakikasinda da yumurta beyazlarını mikserde çırpmaya başlayın.
Yaklaşık bir 5 dk çırptıktan sonra çırpmaya devam ederken şerbet soğumadan yavaş bir şekilde eklemeye başlayın.
Bu arada keki fırından çıkarın, o müthiş sıcaklığı geçtikten sonra iyice çırpılmış olan köpüğü kekin üzerine dökün ve 1 gün buzdolabında beklettikten sonra servis yapabilirsiniz.

eveeet bizimkiler şampitayı gördüler ve işte bu diye sevindiler:)..paylaşım için sağol sn.šLjiVoVicA.
fakat babam der ki şampitayı memlekette çuven diye bir bitki varmış onun kaynatılmış kökünün suyuyla karıştırıp yaparlarmış.çuvenin türkçesini bilmiyorum ama burda yetişmiyormuş.ve asıl önemlisi beyaz yumurtanın kabarması için o gerekliymiş belki de o zamanlar mikser olmadığındandır.kimbilir...
bu çuven olayını söylemek istedim sadece bilen varsa paylaşsın;)
şampitayı da hemen deneyeceğim:p

šLjiVoVicA
7. December 2008, 17:00
eveeet bizimkiler şampitayı gördüler ve işte bu diye sevindiler:)..paylaşım için sağol sn.šLjiVoVicA.
fakat babam der ki şampitayı memlekette çuven diye bir bitki varmış onun kaynatılmış kökünün suyuyla karıştırıp yaparlarmış.çuvenin türkçesini bilmiyorum ama burda yetişmiyormuş.ve asıl önemlisi beyaz yumurtanın kabarması için o gerekliymiş belki de o zamanlar mikser olmadığındandır.kimbilir...
bu çuven olayını söylemek istedim sadece bilen varsa paylaşsın;)
şampitayı da hemen deneyeceğim:p

Sn. bittersweet... Evet, anneme sordum, çuven meselesini o da tastikledi. :) Çuven bildiğimiz "meyan"... Onun kökü de meyan köküdür ki kolanın da ana maddesi olmasından çıkartabileceğimiz gibi dediğiniz şekilde Şampita'nın kabarmasına yardımcı olur.

rakisisesindekibalik
7. December 2008, 17:48
fakat babam der ki şampitayı memlekette çuven diye bir bitki varmış onun kaynatılmış kökünün suyuyla karıştırıp yaparlarmış.çuvenin türkçesini bilmiyorum ama burda yetişmiyormuş.ve asıl önemlisi beyaz yumurtanın kabarması için o gerekliymiş belki de o zamanlar mikser olmadığındandır.kimbilir...
bu çuven olayını söylemek istedim sadece bilen varsa paylaşsın;)
şampitayı da hemen deneyeceğim:p
Sanırım sizin bahsettiğiniz bitki orta anadolu da çöven olarak adlandırılan bitki. Ağda gibi tatlıların yapımında köpüksi bir yapı oluşması ve beyazlatması için kullanılır. Baharatçılarda bulabileceğinizi sanıyorum.

Aynı zamanda sabun otu olarak da bilinir bu bitki bu isimle de sorabilirsiniz.

bittersweet
8. December 2008, 01:13
sn šLjiVoVicA ve sn qreative bu bilgiler ışığında beni aydınlattığınız için çok teşekkürler:)hemen bir aktardan bu bitkiyi alıp şampitayı yapacağım.ayrıca bizimkilere çuvenin hali hazırda ülkemizde de olduğu haberini vericem:D

kakavje
23. January 2009, 09:52
Zaten ben o 'elveda' tabirini hiç sevmemiştim;)

Rumeli yemeklerine elveda demedik!

Rumeli'de mutfağın hayatın en önemli parçası olduğuna dair o kadar çok izlenimimiz var ki! Son aylarda Osmanlı'nın Balkanlar'dan çekilişi, 'imparatorluğun en uzun 100 yılı' çeşitli ortamlarda tartışılıyor. TV dizisi de cabası...


Osmanlı'nın Rumeli beylikleri üzerindeki hakimiyeti 1393'te başlamış ve Romanya devletinin ortaya çıkmasına kadar (1878) devam etmiş. Balkan Savaşı'nın kaybedilmesi
de işin sonunu getirmiş. Makedonya, Kosova, Arnavutluk, Bosna Hersek, Sırbistan, Karadağ halk oyunları ve mutfaklarında 500 yılı aşkın bir süre devam eden Osmanlı hakimiyetinin izlerine rastlamak her zaman olası. Balkanlar'daki tüm ülkelerde bugün birbirine benzeyen iki temel öğe var, geleneksel giysiler ve hoş lezzetler...
Balkan kızları, beyaz fistanların ya da poturların üzerine rengarenk nakışlarla bezeli yelek, cepken, zıbın (ya da curdija: kolsuz elbise) giyer, beyaz başörtülerin kenarları yine rengarenk iğne oyalıdır. Başlıklarda ponponlar, meyveler, çiçekler hemen göze çarpar. Aynı şekilde Boşnak börekleri, Elbasan tavaları, Piriştina kebapları, Üsküp köfteleri bugün Anadolu'da yaşadığı gibi Rumeli'de de kendini göstermektedir. Bu iddiamızı kanıtlamak kolay: İmkanı olan önce Sultanahmet'teki köfteciye gitsin (Kredi kartı geçmeyenine) daha sonra da Üsküp'teki Yahya Kemal Mahallesi'ndeki köftecilere... Arada hiç fark olmadığını hemen anlayabilirsiniz.
Ege Üniversitesi Türk Halk Oyunları Bölümü'nün 'Balkan Ülkeleri Halk Oyunları, Halk Müziği, Geleneksel Giyim-Kuşam Araştırması ve Müze Oluşturulması' projesi kapsamında bu kültürün oralarda kalan izleri ile Anadolu'ya yansıyan yönleri araştırılıyor yıllardır. Sonuçları takip ediyoruz. Biz de Balkan ülkelerine yaptığımız seyahatlerde Rumeli'de kalan tatlarla, Anadolu'da yaşayan örneklerini araştırıyoruz. Bölgenin sosyal, ekonomik, kültürel ve etnik yapısı elbette mutfağa önemli ölçüde yansıyor...

YEMEK DİLİ ORTAK

'Yalancı' yaprak sarması için Yunanlı dostlarımızla tartışıp duruyoruz, 'buyurdi' adlı en ünlü meyhane mezesinin kökenini tartıştığımız gibi. Yunanistan'da en sevilen mezenin adının da 'bekrimeze' olduğunu anımsatalım. Peki, günümüzün çağdaş Romencesi'nde zeytinyağlı yaprak dolmasına ne deniyor biliyor musunuz: Sarmala... Sırpça'da işkembe çorbasına 'şikembe' denir, Selanik'teki Arnavut kökenli çorbacıların en lezzetli çorbası, içine birazcık da tahin konulan 'tuzlama'dır. Yine kuzu etinin patates ve domatesle fırına verilmiş şekline 'kapama', şiş kebabına 'cekapçiçe' denir. Ama Arnavutluk'ta bizim Adana kebabı şeklindeki şişe geçirilmiş bol baharatlı koyun etinden köfteye de aynı isim 'çekaçiçe' verilmektedir...
1956 yılında Rumen mutfağı ve yemekleri konusunda bir kitap yazan Sanda Marin'in 'Carte de Bucate' (Yemek Kitabı) isimli eserinde çok sayıda Türkçe yemek ismine de rastlanır. Bunların tarifleri de Türk yemeklerinin tariflerine yakındır. Bazıları şöyle: Ciorba (çorbalar), sermale (yani sarmalar), ciulama (çullama), imamabaildi (imam bayıldı), iahnie (yahni), iofça (yufka), musaka (musakka), pilaf (pilav), baclava (baklava), helva turceasca (Türk helvası)... Ama bu helva Antep fıstığı ile yapılıyor.

LOKUM HİKAYESİ

Bizde artık ne yazık ki sadece turistik öğe haline gelmekte olan lokumlar da Rumeli'de yaşıyor. İpsala ya da Kapıkule sınır kapısını geçer geçmez Yunanistan ve Bulgaristan'daki ilk tatlıcıya girin ve tezgahtaki lokumların adını sorun size 'rahat lokum' adını verecektir. İskeçe'deki ünlü lokumcunun adı da 'Rahat Saraylı'dır. Bu sözcüğün aslı 'rahatü'l hulkum', yani 'boğaz rahatı'dır; eski İstanbul'da biraz bozulmuşu olan 'latilokum' denirmiş.
Biz Türkiye'deki göçmen dostlarımızın evlerinde yapılmış Boşnak böreklerini hemen her sebzeyle yapılmış olarak yemeye bayılıyoruz. Boşnak böreği bugün bütün Batı Trakya, Makedonya ve Kosova'ya hakim ama bütün bu ülkeleri dolaşmama karşın lokantalarda, börekçilerde Bursa'da, Antalya'da yediğim böreklerin tadını bulamadım inanın. Belki de evlerde yaşıyor lahanalı, pırasalı börekler...
Sütlaç, tulumba, 'gülnar' adı verilen özel bir lokma ve Balkan göçmenlerinin çocuklarını severken bile takıldıkları 'Kaymaçina' da Rumeli'nden gelen ve yaşayan tatlılar.
Bugün Üsküp'ten bir espriyi de aktaralım: Kaynana çaydanlık; devamlı kaynar, kayınbaba demlik hep susar, demlenir! Görümce çay kaşığı her tarafı karıştırır. Damat çay tabağı nereye çekersen oraya gider... Gelin çaydır elleme yanarsın!

Elbasan tavası
Malzeme: Yarım kg kuzu eti, 3 adet soğan, 3 diş sarımsak, zeytinyağı, tuz, karabiber, kekik, kırmızıbiber.

Sosu için: Yarım kg yoğurt, 1 yumurta, 1 su bardağı un, 1 su bardağı et suyu, tuz

Hazırlanışı: Öncelikle kuzu etini iyice haşlayın. Haşlama suyundan 1 bardak ayrın. Etleri elinizle, çok ufak olmayacak şekilde parçalayın. Bir tavada küp küp doğranmış soğan ve sarımsakları sıvı yağda soteleyin. Etleri de katıp 1-2 dakika soteleyin. Ardından tuz, karabiberi kekik ve kırmızıbiber koyup ateşten alın. Derin bir kapta yoğurt, yumurta ve unu karıştırın. Bu karışımın koyu kıvamlı ayran gibi olması gerektiğinden 1 su bardağı et suyundan ekleyip tuzunu atın. Çırpma teliyle iyice karıştırın. Isıya dayanıklı cam fırın kabının dibini sıvı yağ ile yağlayın. En alta etleri iyice bastırarak yerleştirin. Üzerine de her yerini kaplayacak şekilde yoğurtlu karışımı dökün. Isıtılmış 160 derecelik fırında üzeri nar gibi kızarana kadar pişirin. Fırından çıkınca 10 dakika bekleyip dilimleyerek servis yapın.

Nedim Atilla - AKŞAM

arslan38
26. January 2009, 19:14
boşnak mantısı Ribitsaya bayılırım yalnız ailemde birkaç kişi yapabiliyor. Adını andım canım çekti

šLjiVoVicA
15. February 2009, 01:13
PLESKAVİTSA


http://www.mariannenstuben.at/pleskavica2obenklein.jpg




Çok özel, çok güzel, çok şahane, bir çeşit balkan köftesidir. Sığır ya da koyun etinden, ızgara edilmiş soğanlarla yapılan ve pita eşliğinde servis edilen hamburger köftesinden büyük ebatlara sahip enfes tadın adıdır. Makedonya başta olmak üzere, Sırbistan, Bosna Hersek, Hırvatistan ve Karadağ'da popüler bir fast food ürünüdür. Aynı zamanda Romanya, Bulgaristan, Macaristan'da da yenir. Ve dahi lezzetinin güzelliği Balkan coğrafyasını aşmıştır. Almanya ve Avusturya fastfood restoranlarında da karşınıza çıkabilir.

Kajmakla servis edilir. Ama en güzeli acı bir Ajvar eşliğinde yenmesidir. Bir de yanında bir pivo olursa, hatta bir de o pivo skopsko olursa off ki ne off :) :smile pivce za zivc



Ajvarı, Kajmağı, Pitası, soganı ile her şeyi tastamam bir pleskavitsa aşağıdaki şekilde olmalıdır.



http://i392.photobucket.com/albums/pp6/SerbianCulture/Serbian%20Architecture/Serbian%20food/food_009-1.jpg

šLjiVoVicA
8. March 2009, 00:57
Nohutin Leb (Nohutlu Ekmek)


Bayram arifesinden bir gün önce hazırlıklarına başlanan Nohuk ekmeği O güne özel olarak bu konuda ehil bir kadın tarafından yapılan Nohutlu mayadan almak için her haneden bir kişi sabah ezanından önce maya’yı yapan haneye giderler .
Sıraya girerek paylarına düşen maya’yı aldıktan sonra , arife günü her evde mayası nohut’tan olan somun şeklinde Nohut Ekmek( Nohutın leb) yapılır .
Bu ekmekler tepsiye dizilerek her somun ekmeğin üzerine bir parça toz şeker ya da lokum konularak tepsinin üzeri peşkir ile örtülerek aynı sokakta bulunan tüm komşulara anne veya kızlar tarafından dağıtılır.Buna Pudava denilir.
Sırf Bayramlarda yapilan bu gelenek sırasında çocuklar komşulardan gelen ekmeğin üzerindeki tatlı çeşitlerini kapmak için saldırır.

Kaynak: ŞALGAMLI kASABASI/HAYRABOLU

(alıntıdır)


Ayrıca Ramazan ayında, evimin civarındaki rumeli tulumbası ile meşhur bir pastanecinin torbeş işletmecisi de bu ekmeği 30 gün boyunca satmaktadır.

mtalih
12. March 2009, 19:42
ben çok seviyorum nohutlu ekmeği bizimkilerde yapıyorlar bizde manastırlıyız ayrıca hayraboluda oturuyorum

vodolia
20. March 2009, 09:45
stambol baklava:) bildiğimiz baklavadan farkı, şerbetinin 'gül şerbeti olması'

http://img19.imageshack.us/img19/7271/stambolbaklava.jpg

šLjiVoVicA
20. March 2009, 22:58
Kaymaçina


Malzeme (6 kişilik):

1 kilo süt
7 adet yumurta
2 su bardağı toz şeker

Hazırlanışı:

Derince bir kaba yumurtaların hepsini kırın. Toz şekeri üzerine ilâve edip köpük köpük olana kadar çırpın. Sonra da, sütü katıp çırpmaya devam edin. Fırına vermeden önce, cam bir kaba koyun. Ve, orta hararetli fırında pişirin. Tatlının üzerinde kahverengi gözenekler oluşana kadar yani, bir saat kadar- pişirmeye devam edin. Ve, soğuyunca ikram edin.






http://photos-e.ll.facebook.com/photos-ll-snc1/v341/181/47/647503704/n647503704_913932_9774.jpg


Bol yumurta ve sütün birleşiminden yapılan pek leziz bir tatlıdır kajmacina... Malzemesinin azlığı kolay yapıldığı anlamına gelmez. Kıvamını tutturmak önemlidir. Yeni dogum yapan ineklerden sağılan sütü seker karisimi ile tepsiye konulup firina verilir.Fırında piştikten sonra dilim dilim kesilip servis yapılır.İneğimiz buzagıladı müjde kabilinden komşularada dagıtılan bir tatlı türüdür.




http://arnavut.com/image/kaym.jpg

šLjiVoVicA
27. May 2009, 12:15
SULU PİTA

Boşnak mutfağının olmazsa olmazı... Forumda bu kadar çok karşıma çıkınca nette küçük bir araştırmayla aşağıdaki tarifi buldum. Ben bugün denicem:)

http://img152.imageshack.us/img152/173/yemek20065dw1.jpg

Bu yemeğin orjinali (anneannem ve annemin yaptığı şekli) elde açılan yufka ile yapılıyor ama üçüncü nesil olan bizler (ben ve kuzenlerim) bunun pratik tarifini , yani hazır yufka ile olanını yapıyoruz.

Hazır yufka ile yapıldığı için yapılışı gayet kolay ve de son derece leziz bir börek, herkese kesinlikle tavsiye ediyorum.

Haa, bu arada pişerken o kadar muhteşem kokuyor ki, evdekiler böreği bir tabağa koyup şık bir resmini çekmeme izin vermediler. Fırından çıktığı gibi resmini çektim, dumanı daha üstünde tütüyordu.

Malzemeler:4 yufka
1 büyük kuru soğan
3 büyük patates
250 gr.kıyma
10 kepçe kaynar et suyu
3 çorba kaşığı margarin (et suyunun içine konulacak)
8 çorba kaşığı zeytinyağ
tuz, karabiber

Yapılışı:

Öncelikle fırınınızı 200 dereceye ayarlıyorsunuz.
Patatesleri yemeklik soğan doğrar gibi keseceksiniz.
Soğanları biraz daha ince doğrayacaksınız.
Patates, soğan, kıyma, tuz ve karabiberi bir kapta kariştıracaksınız. Tüm malzeme çiğ olarak böreğin içine konulacak. Bu içi 4 yufkaya koyacağımız için 4'e ayırırsanız hepsinin içine eşit malzeme koymuş olursunuz.
Yufkaların birini yayıp karşı iki kenarını 10 cm. (geniş kısmı) kadar üste katlayacasınız. Üzerine 2 çorba kaşığı zeytinyağını süreceksiniz. Sonra da iç malzemeyi ceviz büyüklüğünde parçalar halinde yufkanın üstüne dağıtacaksınız.


Daha önce kıvırdığınız kenarları 2 parmak tekrar kıvırıp iki ucu biraraya getirecek şekilde hafifçe büzeceksiniz. Yufkanın büzdükten sonraki eni yaklaşık 10-12 cm olacak.

(Annemin notu; yufkanın ortasındaki büzülmenin eşit olmasını sağlamanız gerekiyor!!...)

Yağladığınız tepsi boyu kadar kesip, tepsiye yerleştiriyorsunuz. İki parçanın üst üste gelmemesi gerekiyor, çok da sıkışık olmamalı.
Kızgın fırına atıp, altını üstünü bir güzel kızartıyorsunuz. (Rahmetli anneannem, "sulu pitayı öyle pişireceksiniz ki böreğin bir ucundan tuttuğunuzda böreği bütün olarak kaldırabilmelisiniz" derdi...)
Fırından çıkardıktan sonra üzerine kaynar et suyunu eşit olarak döküyorsunuz.
Sonra tekrar fırına verip tüm et suyunun börek tarafından çekilmesini sağlıyorsunuz.

Hepinize afiyet olsun

Not: Et sulu olduğu için yumuşak olmalıymış. Yugoslavyada kaşıkla yenirmiş. Benim bildiğim pitadan biraz farklı bu. Ama şimdiden ağzım sulandı;)

Alıntı
http://damlaningunlugu.blogspot.com/2005/12/sulu-pita.html

sulu pita nefis bir tattır balkan mutfağından... tarifini yazacaktım bir yerlerden bulup lakin zaten yazılmış günün birinde buraya... sn. Edito'ya selamlar... :)

saira
28. May 2009, 11:59
šLjiVoVicA,Kaymaçinayı yapmak,denemek istiyorum.Ama bir sorun var:Yani şimdi illa yeni doğum yapmış ineğin sütünü mü bulmam gerekiyor?Normal marketten alınan süt ile denesem tutmaz mı?

VARDAR974
30. May 2009, 17:39
Olur Olur Onemli Olan Yumurtayla Bilesimin Kivami

šLjiVoVicA
30. May 2009, 21:18
šLjiVoVicA,Kaymaçinayı yapmak,denemek istiyorum.Ama bir sorun var:Yani şimdi illa yeni doğum yapmış ineğin sütünü mü bulmam gerekiyor?Normal marketten alınan süt ile denesem tutmaz mı?

tabii ki olur sn. saira... ;) Yalnız sn. Vardar'ın dediği gibi kıvam mühim. çok sulu da olmayacak, çok katı da... Şekeri de iyi ayarlanmalı! kolay gelsin. Bir parça isterim!.. :D

kumpir
5. June 2009, 22:28
Kumpir


http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/05/Kumpir2.jpg/320px-Kumpir2.jpg


Kumpir, Anadolu'nun bazı kesimlerinde "patates" kelimesinin karşılığı olarak kullanılmakla beraber, aslında fırınlanmış patatesin ezilmesi ile yapılan bir Arnavut yemeğidir.

Temel olarak patates özel fırınlarda pişirildikten sonra kabuğu yarılır. Çoğu zaman iç miktarını artırmak için bir başka patates daha kesilerek içinin yarısı veya tamamı buna eklenir. İçine tuz ve tereyağı veya margarin eklenip karıştırarak ezilir. Klasik olarak kabuğunun içerisinde servis edilir. Genellikle sade halinin üzerine çeşitli mezeler ve soslar konur.

En yaygın servis biçiminde patatese rendelenmiş kaşar peyniri de karıştırılır, haşlanmış sosis patatesin içine doğranır ve üzerine rus salatası koyulur. Bunların dışında mısır, zeytin, bezelye, mantar veya çeşitli mezelerle veya ağız tadına göre çeşitli malzemelerle de yapılabilir. Çoğunlukla ketçap ve mayonez gibi soslarla lezzetlendirilerek sunulur.

Alıntı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kumpir)


Ayrıca Slav dillerinde de Patatese verilen isim " Krompir " dir...
size katılmıyorum sn. šLjiVoVicA
kumpir boşnak yemeğidir
ayrıca wikipeida'ya zerre kadar da güvenmiyorum
sizin gibi bilimsel yazan biri nasıl bunu yazdı hayret :thumbsdown:
albanca da kumpir diye bir kelime mi var?

dahilaga
6. June 2009, 00:10
šLjiVoVicA,Kaymaçinayı yapmak,denemek istiyorum.Ama bir sorun var:Yani şimdi illa yeni doğum yapmış ineğin sütünü mü bulmam gerekiyor?Normal marketten alınan süt ile denesem tutmaz mı?

Sakin mikserle cirpmayin,"oturur"...
Mutlaka catalla cirpacaksiniz..Hatta mumkunse iki catali tek elle araya bir parmak girecek sekilde tutup oyle yapin..
Mikser degmesin..

šarenalaža
8. June 2009, 15:53
Lezzet Dergisinde bir yazı...


Balkanlar'ın sınırında - Kırklar İli

Balkanlardan göç edenlerin yerleştiği Kırklareli'nde zengin bir mutfak kültürü var. Hamur işlerinin ağırlıklı olduğu yöre mutfağı, balık ve av etleri ile hazırlanan yemeklerle çeşitleniyor.


İstanbul-Edirne E-6 otobanından 2.5 saatte ulaştık Kırklareli'ne. İl Kültür Müdürlüğü'nde Halk Kültürü Araştırmacısı olarak görev yapan Zekeriya Kurtulmuş -Kırklareli'nin yöresel yemekleri konusunda geniş bir araştırması da var- rehberimiz olacak. Kırklareli?nde önceleri Traklar, sonra Yunanistan'dan gelen Akhalar ve İskitler yaşamış. Bir dönem Makedon hakimiyeti altında kalmış; Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlıların hakimiyetine girmiş. Kırkkilise, Paşa İli, Kırkkimene, Kırklılar İli ve 1924 yılında il olunca da Kırklareli adını almış. Kışla Caddesi'ndeki Kırklar Şehitliği'ne çıkıyoruz. İlin Bizanslılardan alınışı sırasında şehit düşen kırk akıncı anısına girişteki taş levhada şöyle yazıyor: "Kırk kimse ki şehit oldu bu yerde, bu nam ile anıldı bu belde." Kırklareli'nde göçmenler çoğunlukta. Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya (Bosna-Hersek) ve Romanya'dan gelen göçmenler kültürlerini de getirmişler. Romenler ve Gacallar da var. Meşhur Balkan köftesi'ni yemek için Küçük Mustafa Et Lokantası'na (Hızırbey Camii'ne giderken solda) gidiyoruz. Küçük Mustafa'nın oğlu Aydın Akkul işletiyor lokantayı. Babası Selanik'ten göç etmiş buraya. Balkan köftesi denmesinin nedeni, etin Balkanlardan gelen ailelerin oturduğu köylerden -ki bunlara dağ köyleri de deniyor- alınması. Kuzu ve dana eti karışık kullanılıyor. Ekmek, soğan ve tuz ana maddesi. Akkul, "Köfteye baharat eklerseniz köfte olmaz, sucuk olur" diyor.

Peynir ve yoğurt

Kırklareli'nde hayvancılıkla uğraşıldığından süt, peynir ve tereyağı bolluğu var. Yaklaşık 10-12 mandıra üretim yapıyor. Süzülmüş Kardeşler'in mandırasına uğrayıp Şaban Süzülmüş'le tanışıyoruz. Burada beyazpeynir, kaşarpeyniri ve yoğurt imal ediliyor. Sütler, Balkan köyleri dedikleri Kofçaz ilçesi ve çevresinden geliyor. Mandıra sıcak süt kokuyor. Filtre edilmiş sütler soğutma panelinde, yapılacak peynirin türüne göre 27-35 derece arasında soğutulup mayalanma kazanlarına geçiyor. Burada maya eklenip bekletiliyor. Kasnak denilen teknelere cendele bezi seriliyor. Peynirler buraya alınıp 2-3 saat dinlendiriliyor ve suyu süzülüyor. Kesilip tuzlu suya alınıyor ve 24 saat bekletiliyor. Tenekelere konan peynirler buzhanenin yolunu tutuyor. Şaban Bey, taze peynirin en az 3 ay buzhanede beklemesi gerektiğini; keçi ve koyun sütünden imal edilen kaşarpeynirinin 2 sene beklediğini, inek sütünden imal edilenlerin kesinlikle bekletilmemesi gerektiğini söylüyor.

Cumartesi pazarı

Semt pazarı erken kurulmuş. Köylüler ürettiklerini (kuskus, erişte, hardaliye, şarap, tereyağı ve peynir) satıyorlar. Tarım İl Müdürlüğü bazı köylere teşvik için ceviz fidanı vermiş. Kofçaz ilçesinin Şükrüpaşa, Karadere; Demirköy'ün Armutveren Köyü'nün cevizleri torbalarda. Kırklareli merkeze bağlı Dokuzhöyük Köyü sebzecilikle uğraşıyor; biber, patlıcan, domates ve tütün yetiştiriyorlar. Babaeski'nin birkaç köyünde yalnızca pırasa ekiliyor. Armutveren'in (eski adıyla Paspala) kuru fasulyesi meşhur. Kızılcıkdere sucukları, Babaeski'nin Erikleryurdu kabağı ve tabii ki ağustos ve eylül ayında da ay çekirdeği bulunuyormuş pazarda. Çevremizi saranlardan bilgi alıyoruz. Kemal Bey'in ailesi Yugoslavya'nın Hamdibey Köyü?nden gelmiş. "Annem soğanlı sucuklu mantı yapar" diyor. Hamur açılıp, kulak kulak (kare kare) kesiliyor, ortalarına soğanlı sucuk konup kapatılıyormuş. Lüleburgaz'ın Muratlı tarafının Kabaklı kıvrım'ı meşhurmuş. Ali Özgül'le tanışıyoruz. Boşnakların yaygın olduğu Gökyaka Köyü'nden. Ailesi Yugoslavya Navipazar'dan gelmiş. "Boşnak mantısı lokma şeklinde yapılır. İçine bol miktarda kıyma ya da soğanla kavrulmuş kuşbaşı et konur. Kare kare kesilir hamur. Bazı kadınlar kolay olsun diye hamuru açıp içine malzemeyi koyarlar ve rulo yapıp küçük küçük keserler. Hamurun 2 tarafını bastırıp mantıyı fırında gevretirler. Tepsi fırından çıkar, üzerine biraz yoğurt dökerler. Sönmüş fırında biraz daha bekletilip yenir. Yoğurda sarımsak da katılırsa yeme de yanında yat."

Göçmen yemekleri

Ali Özgül nefis bir kahvaltılıktan söz ediyor. Adı Ofçavina. Ofça 'koyun' demekmiş. "Kırık peynir, kaynatılmış koyun sütüyle karıştırılıp tuzlanır. Biraz da kaymak konur. 1 hafta buzdolabında bekletilir. Kışın kahvaltılık olarak yenen Tropa vardır. Bütün yaz boyunca çıkan kaymak alttan musluklu ahşap fıçılara basılır, üzerlerine de tuz serpilir. Kasım ayında Boşnak kadınları ocaklarda kaymağı eritirler. Üstte margarin yağı, altta çökelek. O çökeleğin adı Tropa. Peynir tenekesine alınıp lehimlenir." Hamdibey (Trulya), Balaban (Velika) ve Gökyaka (Maglavita) Köyü'nde Boşnaklar çoğunluktaymış. "Pırşuta (kurutulmuş et) yapar bizimkiler" diyor Ali Bey. "Tamamen rutubetsiz bir yerde ateş yakılır onun dumanında kurutulur et. İstanbul'da Boşnak kasaplar satarlar. Her Boşnak'ın evinde Pırşuta bulunur ve biranın da temel mezesidir." Mantılar için Babaeski'nin Karahalil beldesine gitmek gerek, ancak zamanımız kısıtlı. Kızılcıkdere'de çiftçi Hasan Hürel'in evine konuk olup hardaliye ve şarabının tadına bakıyoruz. Hardaliye, Trakya'ya özgü bir içecek, tadı biraz buruk. Meşhur Papazkarası üzümlerinin üretimi azalmış. Şarabı, Kardinal, Alfons, Hafızali ve kokulu Misket üzümlerinden yapıyorlarmış. Pancar, üzüm, dut ve karpuz pekmezleri de ünlüymüş Kırklareli'nin. Erken olan Kardinal üzümleri ezilip şırası alınıyor. Şıra kükürt dumanından geçiriliyor (Kükürt eritilip bir beze emdiriliyor ve bir kabın içinde bez yakılıyor. Çıkan dumanın üzerinden şıra kabın içine dökülüyor. Şıra her kükürt dumanından geçişte biraz daha beyazlaşıyor). Sonra, peynir taşı denilen taşla kestirme işlemi yapılıyor (Peynir taşı şıranın içine atılıp karıştırılıyor. Karışım kendiliğinden köpürüyor ve üzümün ekşi tadı gidiyor, tatlanıyor). Şıranın batağını çökertebilmek için kazanlarda bir miktar kaynatılıyor. Soğuyunca tortusu dibine çöküyor. Sıvı tekrar kazanlara alınıp pekmez haline gelinceye kadar iyice kaynatılıyor. Hasan Bey, Kabaklı pekmez hazırladıklarını söylüyor. "Balkabağı soyulup dilimlenir ve 15-20 dakika kireç suyunda bekletilir. Dilimler kaynayan pekmeze eklenerek pişer. Kabak ne kadar pişerse pişsin, sertleşen kabuk onun dağılmasını önler." Erik, kayısı ve ayva pestilleri de makbul. Zekeriya Kurtulmuş, pestili sulandırıp şeker ekleyerek soğukluk hazırlandığını söylüyor.

http://img195.imageshack.us/img195/8504/tepsi.jpg

Pırasa böreği nefisti

Akşamüstü Üsküp'teyiz. Yunanistan ve Bulgaristan göçmenleri çoğunlukta. Meryem ve Tuncay Batan'ın konuğuyuz. Meryem Hanım Poğaça, Pırasa katmeri, Kaçamak ve Köy eriştesi hazırlamış. Ahmetbey'e vardığımızda İstanbul plakalı arabalar görüyoruz meydanda. Ahmetbey Köftecisi'ne gelmişler. Nuriye Levent?in evinde toplananları çok beklettik. Pırasa böreği ve Nohutlu ekmek masada. Tarifleri alırken mutfakta sobanın üzerinde küçük bir tavada Cizleme hazırlıyorlar. Nuriye Hanım anlatıyor: "Mayayı 1 bardak ılık suda eritirsin. Tencereye sıcak su koyup mayalı suyu eklersin; un ve biraz tuz ekleyip boza kıvamında bir hamur hazırlarsın. Kabarıncaya kadar ağzı kapalı tencerede bekletip az yağlı kızgın tavada iki taraflı pişirirsin." Nohutlu ekmek, bayramdan bayrama yapılırmış. "Hıdırellez'de süt pidesi yaparız. Pırasa böreği'ndeki gibi hamur açılıyor. Yumurta sütle çırpılıp yağ ekleniyor. Hamurun ortasına bu karışım dökülüp kenardan sarkan hamurlar üste doğru kıvrılıyor. Hamurun üzeri sıvıyağla yağlanıp fırında pişiriliyor. Bu da aynı pırasa böreği gibi kenarlarındaki hamur kopartılıp ortasındaki sıvı kısma batırılarak yeniyor." Kırklareli seyahatimizde sağladığı rahat ve güvenli yolculuk için Renault'ya teşekkür eder, bundan sonraki lezzet yolculuklarımızda tekrar Renault ile birlikte olmayı diliyoruz.
KIRKLARELİ YEMEKLERİ

İl Kültür Müdürlüğü'nde Halk Kültürü Araştırmacısı olarak görev yapan Zekeriya Kurtulmuş'un çalışmasından alınmıştır.


Çorbalar

Terbiye yapılmamış işkembe çorbası (Değirmendere), Umaç (Dolhan Köyü), Höşmel (Babaeski ilçesi Karahalil Beldesi) Bakla çorbası, Süt çorbası, Tarhana çorbası; Bıldırcın, ördek, tavşan ve üveyik çorbası.

Sebze yemekleri

Borani (Yoğurtlu labada), Toyga (Unla pişirilmiş labada), Manca, Soğan aşı (Piyazlık soğanlar salça ve su eklenip pişiyor, indirmeye yakın yumurta kırılıp karıştırılıyor), Tarla yemeği (Küp doğranmış patlıcan, iri doğranmış biberle az yağda pişiyor. Domates doğranıp tuz ekleniyor ve kendi suyunda pişiyor.) ve her türlü sebze yemeği ile dolma ve sarmalar.

Et yemekleri

Yahni (Düğün yemeği), Papaz yahnisi (Düğün yemeği. Bulgaristan'ın Kırcaali bölgesinden gelenler yapıyor.), Tas kebabı, Kuzu kapama (Hıdırellez kuzusu), Ciğer tava, Ciğer yahni, Kale (Merkez ilçe Ürünlü Köyü?nde yapılıyor. Tavuk etine lahana turşusu ve pirinç ilave ediliyor.), Tavuk bulamacı (Kavrulmuş una haşlanmış tavuk etleri ekleniyor.), Tavuk kapama (Pirincin üzerine haşlanmış tavuk eti ve tavuk suyu eklenip fırında pişiyor.), Hindi kapama, Sucuk (Kızılcıkdere).

Av hayvanlarından yapılan yemekler

Av hayvanlarından yapılan yemekler: Bıldırcın kapama (Pilavlı dolma), Bıldırcın, ördek ve üveyik kâğıt kebabı, Tavşan dolması, Tavşanlı papaz yahnisi, Tavşan köftesi, Tavşanlı tarhana bulamacı, Tavşan tandır (Temizlenen tavşan derisi ters çevrilerek kor ateşe gömülüyor.), Tavşan ve ördek kandilli mantısı.

Balık yemekleri

Kırklareli'nin İğneada ve Kıyıköy beldelerinde halk geçimini balıkçılıkla sağlıyor. Deniz, göl ve derelerden avlanan balıkların tava, ızgara ve pilâkisi yapılıyor.

Otlarla yapılan yemekler

Kupriva (Pomak köylerinde ısırgan otuyla yapılan yemek.)

Pilav-makarnalar

Manca (Etli bulgur pilavı. Merkez ilçe Armağan Köyü'nde çocuk doğunca yapılıyor.), Kuskus pilavı, Pirinç pilavı, Çimdik (Erikler Köyü'nde üçgen hamurlar haşlanıp süzülüyor sarımsaklı yoğurtla yeniyor.), Erişte, Yoğurtlu kulak (Karahalil Köyü).

Ekmek ve hamur işleri

Nohutlu ekmek, Katmer, Akıtma, Cizleme, Somun, Tuzsuz ekmek, Pırasa ve ısırgan böreği, Muhacir böreği, Kıvrım, Kabaklı kıvrım, Tatar böreği, Ispanak böreği, Kabak böreği (Tikvenik), Kandilli mantı (Babaeski?nin Karahalil beldesinde yapılıyor.), Kalın kıyı (Karahalil), Kaçamak.

Tatlılar

Höşmerim (Lüleburgaz), Hurma tatlısı (Karahalil), Bulama; üzüm, pancar, dut ve karpuz pekmezi; erik, kayısı ve ayva pestili, Yazlık helva, Tahin helva, Yumurta tatlısı.

İçecekler

Vişne, çilek, kızılcık, güvem, kuru üzüm ve kayısı şerbeti; hardaliye, ev şarabı, ve boza.

http://img197.imageshack.us/img197/2000/hardaliye.jpg

Şarap ve hardaliye

Şarap için şaraplık üzüm ezilir. Soğuk havalarda batağı (tortusu) dibe oturur. Hava sıcaksa batak kesilinceye kadar kaynatılır. Soğuyunca tortu dibe iner. Üzerinden temiz kısmı alınıp ahşap fıçılara konur. Ağzı tülbentle kapatılır. Üzüm suyunun kaynaması bittiğinde bidonların ağzı hava almaması için iyice kapatılır. Soğuklar başlamadan, yani toprak donmadan şarap tekrar bir tortu yapar. Onun da dibe çökmesi beklenir. Durulan şarap içime hazırdır.

http://img197.imageshack.us/img197/3958/sarapa.jpg

Hardaliye için çürüksüz, sağlam üzümlerin (Bütün üzümlerden yapılır ama Alfons cinsi olursa rengi koyu olur) sadece kabuğu kırılacak kadar ezilir. Hardalın da kabuğu çatlayacak kadar ezilip küplere bir kat üzüm, bir kat vişne yaprağı sıralamasıyla yerleştirilir. Üzerine hardal eklenir. Hardal, şıranın şarap ya da sirkeye dönüşmesini engeller. Kaynama döneminden sonra 10-15 gün içinde içilecek kıvama gelir. Hardaliye, tortusundan arındırmak için süzülür. Şarap gibi kaptan çıktığı gibi içilmez. Hardalın acı tadını gidermek için bir miktar su eklemek gerekir.

šLjiVoVicA
16. June 2009, 19:28
Tufahija


http://farm3.static.flickr.com/2111/2108882115_a5300e0abc.jpg?v=0


Şahane bir tatlıdır. Kış aylarında daha çok yapılır elbette. Elma meyvesinin en güzel, en tatlı ve en süslü hâlidir fotoğrafından da anlaşılacağı üzere... :)

seyif
16. June 2009, 19:35
bu arada elma arapca "tuffahe" demektir. muhtemelen oradan geliyordur.

šLjiVoVicA
16. June 2009, 19:51
bu arada elma arapca "tuffahe" demektir. muhtemelen oradan geliyordur.

arapça mı, osmanlıca mı? :) Kesinlikle oradan geliyor. Ama araplardan değil. Yine osmanlı üzerinden... Zira balkanlarda elmaya jabolka dense de insan ismi olarak kullanılan bir "Alma" vardır ki halis muhlis türkçedir. Tufahija aslen bir osmanlı mutfağı tatlısı olup diriliğini balkan coğrafyasında ve özellikle de Bosna'da koruyabilmiştir.

seyif
16. June 2009, 20:07
aslinda benim de kafama takildi. elmayi belki bir donem sarayda tuffahe olarak kullandilar. belkide tatli ortadogu kokenlidir ama orada daha cok hamur isi tatlilar agirlikli pek oraya benzemiyor. ben zaten kelimenin kokune dair spekulasyon yaptim yoksa ortadogu'dan da gelse osmanli uzerinden gittigi neredeyse kesin.

seyif
5. July 2009, 02:22
Simitpogaca

Skopje sokaklarının özellikle Arnavut mahallelerinde satılan harika bir lezzettir simitpogaca. Yugoslav lezzetlerine uzak olanların " ekmek arasına börek koyup yemek..." şeklindeki önyargılarına maruz kalsa da yiyeni kendine esir eder bu tat...:) hamur işlerinin ilahıdır kanımca... Ekmeği mahlepli açma kıvamında yumuşacık, içine konan kıyılmış burek ise tuzsuz ve çok lezzetli olur. Demli bir çayın yanında kahvaltıları şenlendirir. Fırınlar genelde sabah saatlerinde sınırlı sayıda çıkartırlar bunu. Vardar'ın jaranlık ettiği skopje kokusu gelir burunlara simitpogacanın üstünde tüten sıcacık dumanı ile...
http://img184.imageshack.us/img184/3698/adszmp2.png (http://imageshack.us)

Ne yazıktır ki Türkiye'de bir elin parmaklarını geçmez simitpogaca yapan pastaneler... Evde yapımı hayli zahmetli olduğundan genelde hazır alınır.
vazgeçemediğim tatlardan biridir, nasıl vazgeçilebilinir ki?
olsa da yesek ! :)

bunun adi niye simitpogaca anlamiyorum
yani ortada simit yok onun icin
uskup'te turk carsisinda sabahlari ayranla veriyorlar bunu
onyargimi kirdim yedim simdi cok lezzetli falan yazilmis dusundum de yok yav yemem bi daha:)

seyif
5. July 2009, 02:34
Begova - Bey Çorbası (Balkan Yemeği)


http://www.naturaturk.com/img/urun/naturamaks_begova_corbasi.jpg

--------------------------------------------------------------------------------
MALZEMELER
3 adet tavuk göğsü veya
3 büyük tavuk budu
1 adet büyük boy havuç
2 adet orta boy patates
1 su bardağı dolusu kurutulmuş ufak boy bamya
1 adet defne yaprağı
1 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı tereyağı

Üzeri İçin;
Doğranmış maydanoz

HAZIRLANIŞI
Öncelikle tavuk yıkanır ve varsa 1 demet maydanoz kökü ve defne yaprağıyla birlikte kaynatılır (kaynadıktan sonra defne yaprağı ve maydanoz kökünü çıkarıp, atın). Süzüldükten sonra kemiklerinden ayıklanır ve ince ince doğranır. Havuç ve patateste küp küp doğranır. Bir başka tencere içerisine tereyağı eritilir, un ilave edilir ve 3-4 dakika kadar kavrulur. Bunun üzerine süzülmüş 5-6 bardak tavuk suyu ilave edilir ve kaynamaya bırakılır.
Didiklenmiş et ve küp doğranmış sebzeler, daha önceden limonlu suda 15-20 dakika kadar haşlanmış bamya kaynayan çorbanın içine aktarılır ve sebzeler iyice yumuşayıncaya kadar pişirilir. En son olarak kremanın içine çırpılmış yumurta, un, limon suyu, tuz ve karabiber koyularak karıştırılır. Bu terbiye sürekli karıştırılarak çorbaya yavaş yavaş eklenir. Tekrar karıştırmaya devam ederek 7-8 dakika daha pişirip, ocaktan alınır. Üzeri maydanozla süslenerek servise sunulur.

bascarsija'ja gidip morice han'da beg corbasi icmeyene de guluyorlarmis...

šLjiVoVicA
10. July 2009, 23:36
Çenka



http://www.teatime-blog.com/wp-content/bilder/misir.jpg



Bugün akşamüzeri kaşık kaşık afiyetle yediğim, torbeşlerin sıklıkla yaptığı bir nevi tatlı, atıştırmalık... Mısır taneleri haşlanır ve iyice şişmesi beklenir. Şiştikten sonra külle bir kez daha pişirilir. ve iyice yıkanır. Bolca toz şeker eşliğinde afiyetle yenir.

šLjiVoVicA
20. July 2009, 19:01
bunun adi niye simitpogaca anlamiyorum
yani ortada simit yok onun icin
uskup'te turk carsisinda sabahlari ayranla veriyorlar bunu
onyargimi kirdim yedim simdi cok lezzetli falan yazilmis dusundum de yok yav yemem bi daha:)


"Ortada simit yok" dediğiniz şeye Üsküp'de simitpogaca değil sadece "üsküp simiti" adını verirler. :) Evet, buradakilerin bizim hakkımızda en çok yadırgadığı şey simitpogacadır. "ekmek içine börek koyup yemek"! tir buralılar için... Ama bizimkiler gerçekten çok sever.... hatta bir yemekten öte özel, sembolik bir anlamı vardır. Çeyiz sermelerinde, mevludlerde, sunetlerde, "cuma sabahı"nda... vs. hep bu ısmarlanır. çok eskiden yalnızca bayrampaşada yapılırmış. şimdi bir de fındıkzade de var. sabah saat 9 simitpogaca için geç bir saattir. çünkü hemen biter. Bu arada yeni damat gelinin babaevine kahvaltıya geliyorsa ondan da simitpogaca ısmarlaması beklenir...

šLjiVoVicA
20. July 2009, 19:02
Ekşi Pita

Aslında bildiğimiz bureğe benzer... Ama ondan daha kolaydır yapımı sanırım. hamuru farklı tutulur. Hakkaten ekşimsi bir tadı vardır. Şahanedir. Yaz aylarında buz gibi bir ayranla mükemmel gider... :wink2:

sancho
20. July 2009, 20:45
Kozanak

http://i32.tinypic.com/5u4toy.jpg

Bulagaristan ortadokslarının sıklıkla yaptığı genellikle Paskalya (Velik Den) zamanı yapılır ve paskalya çöreği olarakta bilinir

saira
13. August 2009, 15:04
Büryan (8 kişilik)

Malzemeler:
1,5 kg. koyun eti
3 su bardağı pirinç
1 adet orta boy soğan
2 adet büyük boy domates
5,5 su bardağı et suyu
1/2 su bardağı sıvı yağ
Tuz

İri parçalara bölünmüş ete 6 su bardağı su ilave edip, yumuşayıncaya kadar haşlayın.
Soğanı küçük küp şeklinde doğrayın. Sıvıyağda pembeleşinceye kadar kavurun. Kabukları soyulup, küp şeklinde doğranmış domatesi ilave edin.
Soğana, yıkayıp süzdüğünüz pirinci ilave edin. Sürekli karıştırarak kavurun.
Pirinci, orta büyüklükte ısıya dayanıklı bir cam tepsiye yayın. Üzerine haşlanmış eti yerleştirin. Sıcak et suyunu ve tuzu ilave edin.
Etli pilavı önceden 200 derece ısıtılmış fırında suyunu çekene kadar pişirin. Sıcak olarak servis yapın.

Fotoğraf eklemedim.Ben kendi yaptığımın fotosunu koyacağım direk buraya.Ama o süreyi bekleyemem diyenler varsa kendisi koysun fotoğrafını:)

šLjiVoVicA
13. August 2009, 22:07
Samsa



Tarifi imkansız lezzetlerden biridir. Gelenekselleşmiş bir hamurişidir. Arnavutlar çok sever. Mantija'nın yoğurtlu halidir. Fırına yoğurtlanmış halde veriliyor yanılmıyorsam... Ramazanda bu zahmetli şey cefakar majkolarımız tarafından sahur vakti yapılır.


http://img31.imageshack.us/img31/6775/01wo6.jpg (http://img31.imageshack.us/i/01wo6.jpg/)


http://img25.imageshack.us/img25/812/02la0.jpg (http://img25.imageshack.us/i/02la0.jpg/)




http://img197.imageshack.us/img197/9665/03fg4.jpg (http://img197.imageshack.us/i/03fg4.jpg/)

zdravo
14. August 2009, 18:11
Büryan (8 kişilik)

Malzemeler:
1,5 kg. koyun eti
3 su bardağı pirinç
1 adet orta boy soğan
2 adet büyük boy domates
5,5 su bardağı et suyu
1/2 su bardağı sıvı yağ
Tuz

İri parçalara bölünmüş ete 6 su bardağı su ilave edip, yumuşayıncaya kadar haşlayın.
Soğanı küçük küp şeklinde doğrayın. Sıvıyağda pembeleşinceye kadar kavurun. Kabukları soyulup, küp şeklinde doğranmış domatesi ilave edin.
Soğana, yıkayıp süzdüğünüz pirinci ilave edin. Sürekli karıştırarak kavurun.
Pirinci, orta büyüklükte ısıya dayanıklı bir cam tepsiye yayın. Üzerine haşlanmış eti yerleştirin. Sıcak et suyunu ve tuzu ilave edin.
Etli pilavı önceden 200 derece ısıtılmış fırında suyunu çekene kadar pişirin. Sıcak olarak servis yapın.

Fotoğraf eklemedim.Ben kendi yaptığımın fotosunu koyacağım direk buraya.Ama o süreyi bekleyemem diyenler varsa kendisi koysun fotoğrafını:)

Sayın saira, çok güzel tarif etmişsiniz emeğinize sağlık. bizim evde çok yapılırdı büryan. Genellikle de kemikli parça et tercih edilir. Pilavın üstüne bu parça etler serpiştirilir. Hani etli pilav dedikleri şeyden oldukça farklıdır lezzeti.

zdravo
14. August 2009, 19:14
Samsa



Tarifi imkansız lezzetlerden biridir. Gelenekselleşmiş bir hamurişidir. Arnavutlar çok sever. Mantija'nın yoğurtlu halidir. Fırına yoğurtlanmış halde veriliyor yanılmıyorsam... Ramazanda bu zahmetli şey cefakar majkolarımız tarafından sahur vakti yapılır.


http://img31.imageshack.us/img31/6775/01wo6.jpg (http://img31.imageshack.us/i/01wo6.jpg/)


http://img25.imageshack.us/img25/812/02la0.jpg (http://img25.imageshack.us/i/02la0.jpg/)




http://img197.imageshack.us/img197/9665/03fg4.jpg (http://img197.imageshack.us/i/03fg4.jpg/)

Sayın šLjiVoVicA, bizde bunun bir de çay bardağı ile kesilmiş örneği de var. Sanırım sizin mantija dediğiniz olacak... İçine domates, soğan ve bol kuru nane çeşnisi hazırlanır. Fırından çıkarılıp dinletikten sonra da üstüne sarımsaklı yoğurt dökülür. Sizin dediğiniz gibi yoğurtla pişeni hiç bilmiyorum. Ama teknik açıdan yoğurtla fırında pişen pitenin de sizin fotoğrafınnızdaki gibi görünmesi imkansız diyebilirim. Yukarıda gösterdiğiniz örneğin tatlısı da mevcutmuş bizde (ben unuttum ama babam hatırlattı az önce) Yoğurtlu değil bu yufkaların içine ceviz vs. aynı biçimde hazırlanıp üstüne serbeti dökülüyormuş.

šLjiVoVicA
23. August 2009, 23:08
Rumeli Paçası




Malzemeler
1 kibrit kutusu kadar margarin
3 yemek kaşığı un
1 yumurta
1 çay kaşığı tuz
4 su bardağı et suyu
1 tatlı kaşığı sirke
2 diş sarımsak
Sosu için
100 gr kıyma
Çeyrek paket margarin
1 yemek kaşığı salça


Yemeğin Tarifi
Sarımsakları iyice dövün ve yumurtayı, unu, tuzu et suyuyla harmanlayıp orta dereceli bir ateşte muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.
Bir taraftan da sosu için kıymayı yağda salçayla birlikte kavurun.
Pişen paçayı tabaklara koyun ve üzerine sosu döküp servis yapın.
Özellikle ramazanda iftariyelik olarak sunulan paça mutlaka sıcakken yenmelidir, isteğe göre sosu, kıyma yerine sucukla ya da tavuk parçalarıyla da yapılabilir.

Alıntıdır! (http://www.nepisirsem.com/resimliyemektarifi.aspx?yemekid=990)


***

Ramazan'da bizde sofradan eksilmeyen bir lezzettir paça. Oruçlar açıldıktan sonra küçük tabaklardaki çorbaların ardından hemen yemeğe başlanmaz. gelen çaylarla birlikte sofradaki iftariyelikler( köfte, peynir, zeytin, salam... vs.) yenir. bu iftariyelikler arasında en önemli olanı paçadır.





http://img10.imageshack.us/img10/967/grnt000bid.jpg (http://img10.imageshack.us/i/grnt000bid.jpg/)


Her türlü ortamda, misal tüm kötü ahval ve şeraiti bünyesinde barındıran bir öğrenci evinde bile oturduğum masa bir iftar sofrasıysa, o masa paçasız olamaz... Sıcacık pidenin yardımı ile üzeri nakış gibi süslenen paçanın ( yukarıdaki örnek bendenize ait olduğu için biraz kötü görünüyor olabilir :) ) kenarından alınan bir lokma ile karnım doyar ramazanları. Nasıl vazgeçilir?

bittersweet
24. August 2009, 00:02
http://img10.imageshack.us/img10/967/grnt000bid.jpg (http://img10.imageshack.us/i/grnt000bid.jpg/)


Her türlü ortamda, misal tüm kötü ahval ve şeraiti bünyesinde barındıran bir öğrenci evinde bile oturduğum masa bir iftar sofrasıysa, o masa paçasız olamaz... Sıcacık pidenin yardımı ile üzeri nakış gibi süslenen paçanın ( yukarıdaki örnek bendenize ait olduğu için biraz kötü görünüyor olabilir :) ) kenarından alınan bir lokma ile karnım doyar ramazanları. Nasıl vazgeçilir?

Elbet vazgeçilmez..sn.šLjiVoVicA ellerinize sağlık gayet başarılı görünüyor fakat benim tarifimde et suyu yok, ki 4 su bardağı çok değil mi?En iyisi bu tarifi de deniyim.:)

šLjiVoVicA
2. September 2009, 23:51
REKANSKA MAZNİCA

Malzemeler

1 kilo un
yarım litre su
sıvı yağ

Yapılışı

Un bir kaba koyulur ve üzerine yavaşça kaynamış su ilave edilir. Tahta kaşıkla karıştırılır. Hamur sogumaya başlayınca elle yogurulur ve 20 küçük parçaya bölünür. Sonra bu parçalar teker teker merdane yardımıyla kullanılan tepsiden daha küçük şekilde açılır ve tepsiye araları yağlanmak suretiyle tek tek dizilir. Bu işlem bittikten sonra elle bastırılarak, hamur bütün tepsiye yayılır. 1 saate yakın bir pişme süresi vardır, üzeri iyice kızardıktan sonra fırından çıkarılır, küçük parçalara bölünerek servis edilir. Hamurun kaynar suyla yoğurulması sebebiyle, tatlımsı bir tadı vardır, yanına peynir de reçel de harika gider. Börek yapımı bittiğinde Majkonuza neden üstüm başım un olmadı ki o kadar uğraştım demeyin, zira börekten arta kalan unu suratınıza yeme ihtimaliniz yüksek olabilir.

http://img24.imageshack.us/img24/466/rekanskamaznica.jpg



"ksmeti dajim govoret"... evlenecek çift bol kısmetli olsun, kısmetleri kaynasın, çok ve bereketli olsun diyerek bolca yapılır maznitsadan... sn. Benka'nın da dediği gibi hem tatlı hem de tuzlu olarak tüketilebilecek bir yiyecektir. Üzerine pekmez ya da reçel dökerseniz iyiden iyiye şahane bir lezzet çıkar ortaya... Ayrıca mısır unu ile yapılır bizde genelde. Ve mısır unuyla yapılmış olan tazeliğini çok daha uzun süre korur. Tadı da daha güzeldir.

laziale
5. September 2009, 01:02
Ajvarı bu konudan öğrenmiştim, hemen anneme yaptırdım.
Ne yalan söyleyeyim, bu kadar güzel olacağını düşünmüyordum.. İftar sofrasında tabağımın önünden ayırmadım, bak saat gecenin 2si oldu kücük bi tabağa koydum ekmekle sıyırıp yiyorum su an:)

tarifi koyana teşekkürü borç bilirim..

kırpık
18. September 2009, 13:24
Ben tatlı olarak bir samsa biliyorum oda aynı şekilde görünüyor acaba bir akrabalıkları varmı :)

Birde sizden ricam bayramda boşnak böreği yapacağım (deney desem daha doğru olur;)) ama bu böreğin gerçeği neli olur onu bulamadım. Patatesli bir kaç tarif buldum ama ben kıymalı diye duymuştum, beni aydınlatırsanız sevinirim.

šLjiVoVicA
23. September 2009, 16:14
Sanırım "bajram sofra"sından asla vazgeçemem!.. Bizlerde bayramın ilk sabahı kahvaltı edilmez. Cami, kabristan ziyaretleri sonrasında evde ailece, yahut bir aile büyüğünün evinde toplanılır ve bayram yemeği yenir. Zaten o yemeği yedikten sonra bana bayram bitmiş gibi gelir. Bayramın bütün esprisi oradadır benim için. Vazgeçemediğim tüm tatların bir sergisi gibidir: üzerine kırmızı toz biberle eritilmiş tereyağı dökülüp süslenen kaşa, bir doğum sancısı gibi 30 gün boyunca yalnızca sosundan nasiplenebildiğimiz, bayram sabahı ise tüm endamıyla kat kat salınan, baklava kenarı hamurundan yapılan paça, ince oklavayla açılıp beyaz çarşaflar üzerinde kurutulan sonra üst üste konulup adeta nakış işler gibi kesilen baklava, dilim dilim sarılan sarajlija, bin bir türlü garnitürle ikram olan yahni, pirinc tepsija ( burjan) [Arnavutların deyimiyle mişoriz] , nohutın leb, ve tabii ki bureklerin, pitaların atası peynir, közlenmiş biber, domates kardeşliğinde afiyetle yenilen katmerli bir börek türü Valangi, zeytinyağlı ya da kıymalı kalem gibi sarılmış sarmalar, özellikle ramazan bayramlarında yapılan, oruçtan sonra şeker komasına girilmesin diye ikram edilen, ( ve hatta ısrar edilen :) ) tuzlu sutlijaş...

šLjiVoVicA
24. September 2009, 14:11
...dilim dilim sarılan sarajlija

Adıyla, tadıyla bajram sofralarına en çok yakışan tatlımız Sarajlija...



http://img36.imageshack.us/img36/4690/sdc11070b.jpg (http://img36.imageshack.us/i/sdc11070b.jpg/)


http://img62.imageshack.us/img62/4043/sdc11071.jpg (http://img62.imageshack.us/i/sdc11071.jpg/)


http://img62.imageshack.us/img62/5629/sdc11072l.jpg (http://img62.imageshack.us/i/sdc11072l.jpg/)

http://img21.imageshack.us/img21/7210/sdc11073.jpg (http://img21.imageshack.us/i/sdc11073.jpg/)


Bir tür hamur tatlısıdır sarajlija... Makedon majkolar bayram sofraları için tuttukları bir hamurdan üç çeşit çıkarırlar. Bunlardan ikisi baklava ve yukarıda fotoğraflarını gördüğünüz sarajlija'ya aittir. baklava için açılan incecik hamurların şeritler halinde kesilip içine dövülmüş ceviz serpildikten sonra ince bir oklavayla sarılarak tepsiye dizilmesiyle yapılıyor. Tadı enfestir. Tadının esrarı hamuruna değen sıcacık majka elidir. İsmini vermek istemiyorum bazı kendini bilmez torbeşler tepsi tepsi götürülmesi gereken bu tatlıdan birkaç kukalina aldıktan sonra bırakırlarmışş... :nono: Tam tersine insanın yedikçe yiyesi gelir. Bulursanız kaçırmayın! :)

ilhanÖDEN
24. September 2009, 20:42
KÖPOĞLU (salatası)

Bizimkiler patlıcan,domates,biber,sirke,sarmısak,sıvıyağ ve maydonozla yapıyorlar.

Patlıcanları,biberleri közleyip (domatesler sanırım közlenmiyor)kabuklarını soyup iyice ezi
liyor,tuz,sirke,sıvıyağ ve sarmısaklarda ezilip iyice karıştırılıp (beklerse daha iyi oluyor)
maydanozları ince ince doğrayıp üzerine ekerek servis yapıyorlar. (bazen maydanozları üzerine dökmeden, içine karıştırırlar)

İnternette çok çeşitli tarifler var.
Bazılarında patlıcanlar küp küp keslip kızartılıyor,bazılarında sebzeler ince ince doğranıp ezilmiyor,bazılarına havuç ve yoğurt konuluyor.Demekki yörelere göre değişiyor.

Siz köpoğlunu nasıl yapıyorsunuz?

kırpık
24. September 2009, 21:45
Ben bu salatayı adını bilmeden yapıyormuşum.
Bostan patlıcanı, kırmızı ve yeşil biberleri közleyip küçük küçük doğruyorum, domates ve maydanozlar çiğden doğranıyor, sonra sarımsakları ezip sirke ve zeytinyağı ile karıştırıyorum.
Sirkeden önce bir süre dolapta bekletiyorum.

ilhanÖDEN
25. September 2009, 00:56
Ben bu salatayı adını bilmeden yapıyormuşum.
Bostan patlıcanı, kırmızı ve yeşil biberleri közleyip küçük küçük doğruyorum, domates ve maydanozlar çiğden doğranıyor, sonra sarımsakları ezip sirke ve zeytinyağı ile karıştırıyorum.
Sirkeden önce bir süre dolapta bekletiyorum.

Bizde doğramak yok,közlenip kabukları soyulan sebzeler eskiden tahta bir tokmakla ezilerek birbiriyle karıştırılıyordu.Şimdi rondo,mikser gibi aletlerden geçiriliyor.Dolayısıyla köpoğlu neredeyse sindirime hazır halde sofraya geliyor.

Evet,bekledikçe güzelleştiği doğru.

nemir
25. September 2009, 11:03
Ben tatlı olarak bir samsa biliyorum oda aynı şekilde görünüyor acaba bir akrabalıkları varmı :)

Birde sizden ricam bayramda boşnak böreği yapacağım (deney desem daha doğru olur;)) ama bu böreğin gerçeği neli olur onu bulamadım. Patatesli bir kaç tarif buldum ama ben kıymalı diye duymuştum, beni aydınlatırsanız sevinirim.

Bayramda börek yaptın mı yada yaptınsa neli yaptın :) bilemiyorum sevgili kırpık ama biraz geçde olsa belki lazım olur diye yazmak istedim. Benim annem (ki 35 yaşına kadar Sarajevo'da yaşamış :biggrin2:) boşnak böreğinin iç malzemesini şöyle yapar. Kullanılacak tepsinin büyüklüğüne göre değişen ölçülerde 1-2 çiğ soğan ve 4-5 çiğ patates rendelenir içerisine yine çiğ kıyma konur, baharat olarakta sadece karabiber ve tuz eklenir hepsi elle :) güzelce karıştırılır. Ayrıca annemin o mübarek elleriyle incecik açılan yufkanın içerisine malzeme serpiştirilir. Bizim evde asla hazır yufkadan börek yapılmaz...Genelde de öyle olduğunu sanıyorum, yanılıyor muyum? ;)

vodolia
9. December 2009, 11:13
http://img710.imageshack.us/img710/9315/barbuka.jpg

BARBUŞKA TATLISI(Bir Batı Trakya tatlısı)

Malzemeler (6 kişilik)

1 su bardağı dövülmüş ceviz içi
2 su bardağı şeker
3 su bardağı su
Aldığı kadar mısır unu ve buğday unu (yarı yarıya)
3 yemek kaşığı tereyağı

Yapılışı
Tereyağı ve ceviz içi kavrulur. Kavrulan karışıma su ilave edilir, kaynaması beklenir. Kaynadıktan sonra şeker dökülür ve güzelce karıştırılır. Daha sonra buğday unu ile mısır unu azar azar ilave edilir. Devamlı karıştırılır. Karışım muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir. Kaselere dökülür ve soğumaya bırakılır.


Hazırlayan: Refiye Üç
Derleyen: İlknur Halil

blue_soul
13. December 2009, 00:18
KÖPOĞLU (salatası)

Bizimkiler patlıcan,domates,biber,sirke,sarmısak,sıvıyağ ve maydonozla yapıyorlar.

Patlıcanları,biberleri közleyip (domatesler sanırım közlenmiyor)kabuklarını soyup iyice ezi
liyor,tuz,sirke,sıvıyağ ve sarmısaklarda ezilip iyice karıştırılıp (beklerse daha iyi oluyor)
maydanozları ince ince doğrayıp üzerine ekerek servis yapıyorlar. (bazen maydanozları üzerine dökmeden, içine karıştırırlar)

İnternette çok çeşitli tarifler var.
Bazılarında patlıcanlar küp küp keslip kızartılıyor,bazılarında sebzeler ince ince doğranıp ezilmiyor,bazılarına havuç ve yoğurt konuluyor.Demekki yörelere göre değişiyor.

Siz köpoğlunu nasıl yapıyorsunuz?

salatanın adı ilginçmiş (:

vodolia
7. April 2010, 09:37
Balkan Köftesi

http://pic1.resimupload.com/r10/thumb_598257882.jpg (www.resimupload.com/ds598257882_balkankoftesi1.html)

Aslında bu yemek Ara Cafe'nin spesiyali ama artık benim de sipesiyal yemeğim oldu.

Gerekli Malzemeler (2 kişilik):
Köfte için:

•250 gr kıyma
•1 adet soğan
•2 diş sarımsak
•1 yumurta
•karabiber
•tuz
•2 dilim bayat ekmek
Diğer Malzemeler:

400 gr közlenmiş patlıcan
200 ml domates püresi veya 2 kaşık salça
60 gr tereyağı
200 gr yoğurt
100 ml süt
1 yemek kaşığı un

http://pic1.resimupload.com/r6/thumb_114782007.jpg (www.resimupload.com/ds114782007_balkankoftesi.html)


Köfte yapımında farklı olan bir şey yok, klasik köfte yapımıyla köfteleri hazırlıyoruz.
2'ye bölündüğünde yarım ay şeklinde olacak şekiller veriyoruz ve ızgarada yada tavada kızartıyoruz.
Bu sırada beğendiyi anımsatan patlıcan sosumuzu hazırlıyoruz.
30 gr tereyağında 1 kaşık unu kavuruyoruz ve sütü ekleyip pişiriyoruz, ardından patlıcanları ekleyip biraz pişiriyoruz.
Hemen ardından ya da patlıcanla aynı anda domates püremizin içine 30 gr tereyağı koyarak pişiriyoruz.
Yoğurdumuzu çırparak hazırlıyoruz.
Şimdi sıra tabağımızı süsleme geldi.
Önce patlıcanı koyuyoruz ve daire şekli veriyoruz, üzerine köftelerimizi yerleştiriyoruz.
İsterseniz köftelerin arasına ızgara kırmızı biber de koyabilirsiniz, almayı unuttuğum için ben koyamadım.
Üstüne domates sosunu döküyor ve ortada kalan boşluğuda yoğurdumuzu koyuyoruz.
İşte balkan köfteniz hazır..
Afiyet olsun...


kaynak (http://birara.blogcu.com/bir-pazar-spesiyali-balkan-kofte/4587667)

ekşi sözlük (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=balkan%20k%C3%B6ftesi)

arnoturk
22. July 2010, 07:58
Malzemeler

· 500 gr un

· 1 paket instant maya

· Tuz

· 150 gr margarin

· ½ su bardağı sıvı yağ

İçi

· ½ kg ıspanak

· 1 adet kuru soğan

· 2-3 yemek kaşığı sıvı yağ

· tuz



Hazırlanışı:

1-Bir kabın içerisine Un elenir üzerine tuz ve maya ilave edilerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapılır.

2-Hazırlanan hamur 12-14 beze yapılır. Her beze tatlı tabağı büyüklüğünde açılır.

3-Açılan hamurun üzerine eritilmiş ve sıvı yağ konulmuş karışımdan 1-2 yemek kaşığı konularak katlanır.

4-Hamurların 6-7 tanesi birbirinin içine katlanarak bir hamur elde edilir.

5-Diğer kalan bezelerde aynı şekilde yağlanıp bir hamur daha ede edilir.

6-Elde edilen yağlı hamurlar dinlendirilir. Bu arada böreğin içi hazırlanır.

7-Börek içi için ıspanaklar iyice yıkanıp ince ince kıyılır. Üzerine 1-2 yemek kaşığı yağ ve ince kıyılmış kuru soğan konulup elle ovula ovula ıspanaklar ezilir soğanla karışması sağlanır.

8-Bu arada dinlenen hamurlardan bir tanesi fırın tepsisi büyüklüğünde açılıp yağlanan tepsiye yayılır. Üzerine hazırlanan iç konulur.

9-İkinci parçada aynı şekilde açılıp için üzerine konulur ve alttaki parça üstekinin üzerine gelip kenar yapacak şekilde kapatılır.

10-Üzeri iyice yağlanıp sıcak fırında (Hani şu her göçmen evinin vazgeçilmez aksesuarı uzay gemisine benzeyen:) nar gibi kızartılıp sıcak servis yapılır.

Afiyet Olsun

seyif
15. May 2011, 16:28
Nazlı Fatma

bugun notlarimi karistirirken bir seye rastladim. makedonya'da iken uskuplu bir arkadas benim turk oldugumu duyunca sen nazli fatma tatlisini biliyor musun mutlaka ye demis ve bu cumleyi gunlerce tekrar ettigi icin benim de inadim tuttugundan tabi tabi yiyecegim diye gulumseyip hep lafi degistirmeye calismistim. turkce bilmeyen bu aradas simdi rast geldigim notlarimin icine tatlinin adini dogru bir sekilde "nazlı fatma" diye yazmis. hikayesi de varmis sanirim. bu fatma kadi kiziymis cok guzelmis falanmis filanmis ayrintilarini hatirlamiyorum. ama simdi nasil bir tatli oldugunu merak ettim. bilen ya da bir gun karsilasan olursa hikayesiyle buraya yazarsa ne iyi olur.

Balkania
1. April 2012, 02:23
Bu böreğin pırasalısı makbuldür. :) Valla canım istedi gece gece anaanneme söyleyeyim de yapsın bir tepsi. :)

lemonada
3. April 2012, 09:47
Bu böreğin pırasalısı makbuldür. :) Valla canım istedi gece gece anaanneme söyleyeyim de yapsın bir tepsi. :)

Annem dün ıspanaklısını yaptı :)))

ben beceremiyorum diye dalga geçiyorlar benle :o

erke
3. July 2012, 22:22
Çok bilinmeyen ama harika bir lezzettir canım çekti bir de burada paylaşayım dedim. Yapımı çok basit modern "krepler"le yarışabilecek cinsten.
Asma Pidesi
Güzel bir tarifi aşağıdaki adreste mevcut:)Afiyet olsun.
http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=asma%20pidesi&source=web&cd=2&ved=0CFMQFjAB&url=http%3A%2F%2Felvanhobi.blogspot.com%2F2010%2F0 4%2Fasma-pidesi.html&ei=IlPzT_ukMYn0mAXShZyPBQ&usg=AFQjCNF5n82WR3q8uH_m4C1y_W-xc7VxFQ

erke
8. July 2012, 20:02
kaçamak, isminin Türkçe karşılığı kulağa oldukça sempatik gelen bu yemeği kaçırmayın derim;)...yapılışı özetle aşağıdaki gibi..


Bir tencereye 3,5 lt kadar su konur ve kaynatılır...1 kg.mısır un kaynayan tencerenin üzerine karıştırmadan dökülür...mısır ununun üç yerinden delik açılır, bu arada kaynamaya devam eder...deliklerin içinden tuz dökülür...
yavaş ateşin üzerinde karıştırmadan 45-50 dakika daha kaynaması sağlanır...tencere yere konur ve kaçamak için yapılmış özel bir sopa ile iyice karıştırılır (bilek gücü gereklidir, mümkünse bir erkeğe yaptırın bunu ;) )... bu şekilede hamur oluncaya kadar karıştırılır ve tepsiye dizilir...ama düz birşekilde yaymıyorsunuz, kaşıkla arada boşluklar oluşturuyorsunuz..200 gr tereyağı eritilir ve tereyağın içine kısık ateşte eriyecek şekilde 200 gr beyaz peynir eklenir..sözkonusu karışım tepsiye dizilen kaçamağın üzerine her yere eşit gelecek şekilde iyice yedirilerek dökülür ...bana göre en güzel
yemeklerden biridir ve ayrıca ikramı bir jesttir, özeldir:)

Annem çok sever iyiki hatırlattınız unutmuştum onu:)